<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Onuncu Kent &#124; Hüseyin ŞİMŞEK &#124; &#187; Yaşam ve Siyaset</title>
	<atom:link href="http://www.onuncukent.com/yazilar/siyaset/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onuncukent.com</link>
	<description>Sorgusuz bir hayat sürdürdüğümüz sürece karanlığa mahkum kalırız &#124; Hüseyin ŞİMŞEK</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 17:18:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Domuz Pişmemiş Tava- Akıl Değmemiş Kafa</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/10/07/domuz-pismemis-tava-akil-degmemis-kafa/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/10/07/domuz-pismemis-tava-akil-degmemis-kafa/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Oct 2010 18:24:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gül]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir Çoşkun]]></category>
		<category><![CDATA[Hayrünnisa gül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5360</guid>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Abdullah Gül New York’ta temaslarda bulunurken, eşi Hayrünnisa Gül de New York’ta hem geziyor hem de alışveriş yapıyor. Oda TV’ nin haberine göre, Hayrünnisa Gül ‘ün New York’taki restaurantlardan garsonlardan ilginç bir isteği oluyor. Gül New York’ta gittiği restoranlarda önce siparişini veriyor, sonrasında ise istediği yemeğin piştiği tavada daha önce domuz eti pişip pişmediğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı  Abdullah Gül New York’ta temaslarda  bulunurken, eşi Hayrünnisa Gül de  New York’ta hem geziyor hem de  alışveriş yapıyor.</strong></p>
<p><strong>Oda TV’ nin haberine göre, Hayrünnisa Gül ‘ün New York’taki restaurantlardan garsonlardan ilginç bir isteği oluyor.</strong></p>
<p><strong>Gül   New York’ta gittiği restoranlarda önce siparişini veriyor, sonrasında   ise istediği yemeğin piştiği tavada daha önce domuz eti pişip   pişmediğini soruyor.</strong></p>
<p><strong>“Evet” yanıtını aldığında ise garsonlardan tavayı değiştirmelerini rica ediyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>– İçki değmemiş bardak, sarhoş oturmamış sandalye, akıl değmemiş kafa –</strong></p>
<p><strong>İçki değmemiş bardaklar…</strong></p>
<p><strong>BEN   ‘İçki değmemiş bardak’ ilk kez duyuyorum. Suudi Arabistan’ın önemli   devlet adamı Şeyh, kızının İstanbul’daki düğünü için ‘içki değmemiş’   otuz bin altın işlemeli bardak siparişi verince duydum.</strong></p>
<p><strong>Gözüm   bizim evdeki ‘içki değmiş’ bardaklara takılıyor. Cehennemde cayır  cayır  yanasıcalar rafta sıra sıra duruyorlar. Sık sık devirdiğim için  içki  değmişliğinden şüphelendiğim sarhoş sürahinin önünde…</strong></p>
<p><strong>Hatırlıyorsunuzdur,   AKP iktidara geldiği günlerde bazı milletvekilleri Meclis’teki su   bardaklarını görünce ‘Bunlar rakı bardağına benziyor’ diyerek geri   göndermişlerdi, rakı bardağına benzemeyen bardaklar alınmıştı.</strong></p>
<p><strong>Aynı   kafa bir yerde kesişiyor. CHP’liler ise ‘Su içince niye sarhoş   olduklarını’ anlamışlardı. ‘İçki değmemiş bardak’ yanında, üç bin sarhoş   oturmamış sandalye de sipariş verebilirdi Şeyh.</strong></p>
<p><strong>Üzerine içki konulmamış bin masa…</strong></p>
<p><strong>İçinden sarhoş geçmemiş otuz otel kapısı…</strong></p>
<p><strong>Ne bileyim ben?..</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şeyh   dünyanın en büyük yatlarından birisi ile İstanbul’a geldi, konuklarını   17 özel jet taşıdı. Yüz limuzin hizmet veriyor. Düğün için Çırağan   Sarayı’nın bahçesine 40 palmiye ağacı ile 100 çam özel yerlere dikildi.   Ve Paşabahçe’ye otuz bin ‘içki değmemiş’ altın işlemeli bardak   yaptırıldı.</strong></p>
<p><strong>Nasıl olsa ABD askerlerinin   postalları değdiğinden bu yana, dünya petrol gelirinin büyük bölümü   Suudi Arabistan şeyhlerinin cebine daha emin akmaya devam ediyor. Kutsal   topraklar ecnebi ordularının işgalinde. Halkın yoksulluğu yetmiyormuş   gibi, başlarına kaç senedir bomba yağıyor.. Kolu ve bacakları kopmuş   çocuk sayısı binlerce. Babaları-anneleri öldürülmüş kara gözlü çocukları   artık yetimhaneler almıyor. ABD-İngiltere ve diğerleri Suudi Arabistan   ile işbirliği yaparak petrolü Batı’ya taşıyorlar. Tüm bu evrensel gasp   ve cinayetler Müslüman eli değmeden elbette olmuyor.</strong></p>
<p><strong>Ben   ‘içki değmemiş bardak’ ilk kez duyuyorum. Ve dünden bu yana, Müslüman   toplumların akıl değmemiş kafaları yüzünden neler çektiklerini   düşünüyorum.</strong></p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/10/Bekir-COŞKUN.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5359" title="Bekir COŞKUN" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/10/Bekir-COŞKUN.jpg" alt="Bekir COŞKUN" width="88" height="70" /></a></p>
<p><em><strong>Arşiv-28.09.209</strong></em></p>
<p><em><strong>(Bekir Coşkun)</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/10/07/domuz-pismemis-tava-akil-degmemis-kafa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayvan Hakları Nedir, Hayvan Hakları Savunuculuğu Nedir</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/10/07/hayvan-haklari-nedir-hayvan-haklari-savunuculugu-nedir/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/10/07/hayvan-haklari-nedir-hayvan-haklari-savunuculugu-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Oct 2010 16:32:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[dohayder]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara eziyet nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Şule Baylan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5356</guid>
		<description><![CDATA[Sokak Hayvanları İçin Ağızlarını Bantladılar İzmir’de hayvan hakları savunucuları, yaşam hakları elinden alınan sokak hayvanlarına yönelik insanlık dışı uygulamaların sürdüğünü ileri sürerek ağızlarını bantla kapatarak eylem yaptılar. Konak Meydanı’nda düzenlenen eylemi gerçekleştiren İzmir Hayvan Hakları Savunucuları Grubu’nun Sözcüsü Sibel Altun, deneylerde kullanılan, uygun olmayan ve sağlıksız şartlarda sadece ticari amaç uğruna satılan hayvanların haklarını gündeme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sokak Hayvanları İçin Ağızlarını Bantladılar</p>
<p>İzmir’de hayvan hakları savunucuları, yaşam hakları elinden alınan sokak hayvanlarına yönelik insanlık dışı uygulamaların sürdüğünü ileri sürerek ağızlarını bantla kapatarak eylem yaptılar.</p>
<p>Konak Meydanı’nda düzenlenen eylemi gerçekleştiren İzmir Hayvan Hakları Savunucuları Grubu’nun Sözcüsü Sibel Altun, deneylerde kullanılan, uygun olmayan ve sağlıksız şartlarda sadece ticari amaç uğruna satılan hayvanların haklarını gündeme getirmek için bu etkinliği düzenlediklerini belirtti. Altun, ’’Hayvan haklarını koruma için çıkartılan 5199 sayılı kanunun yetersiz kalması nedeniyle hayvanlarımıza yapılan kötü muamele ve işkenceler cezasız kalmaktadır’’ dedi.</p>
<p>Hayvan Hakları Eylem Söylem Grubu Başkanı ve Doğayı Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (DOHAYDER) İzmir Temsilcisi Nur Şule Baylan da hayvan hakları ihlal edilirken kutlamaların doğru olmadığını, bu yüzden ağızlarını siyah bantla kapattıklarını söyledi.</p>
<p>Baylan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından hayvanların yaşama hakkını garanti altına almasını, onlara karşı eziyete, cefaya yönelik her türlü tutum ve davranışı engellemesini beklediklerini dile getirdi.</p>
<p>Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu grup, ağızlarındaki siyah bantlar ve ellerindeki pankartlarda yarım saatlik oturma eyleminde bulundu.</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/10/hayvan-hakları.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-5357" title="hayvan hakları" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/10/hayvan-hakları-150x150.jpg" alt="hayvan hakları" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Yenigün gazetesinden alıntıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/10/07/hayvan-haklari-nedir-hayvan-haklari-savunuculugu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Referandum ve Sonuçları</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/09/23/referandum-ve-sonuclari/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/09/23/referandum-ve-sonuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Sep 2010 19:55:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Referandum]]></category>
		<category><![CDATA[veli karakurt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5172</guid>
		<description><![CDATA[AKP iktidarının tek başına hazırlayıp, kendi oyları ile kabul ederek halka dayattığı ve adına da milletin Anayasası dediği Anayasa Değişiklikleri 12 Eylül Pazar günü oylanarak %58 oyla kabul edilmiştir. Her ne kadar biz hayır demiş olsak da Türkiye halkının %70’nin katılıp, %58’nin evet demesi ile hukuken kabul edilmiş olduğundan herkesi bağlamaktadır. Yaklaşık iki aydır süren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span> </span></h2>
<p>AKP iktidarının tek başına hazırlayıp,  kendi oyları ile kabul ederek halka dayattığı ve adına da milletin  Anayasası dediği Anayasa Değişiklikleri 12 Eylül Pazar günü oylanarak</p>
<p>%58 oyla kabul edilmiştir. Her ne kadar biz hayır demiş olsak da  Türkiye halkının %70’nin katılıp, %58’nin evet demesi ile hukuken kabul  edilmiş olduğundan herkesi bağlamaktadır.</p>
<p>Yaklaşık iki aydır süren kampanyanın şampiyonu CHP’dir. CHP bu  kampanya süresinde Başta Genel Başkan Kılıçtaroğlu olmak üzere tüm  illerde önemli ölçüde enerji sarf etmiş, Genel başkan Kılıçtaroğlu  yüzlerce ilçe ve 70 ilde miting yaparak bu kampanyayı başarı ile  tamamladı. AKP’nin oluk oluk para harcadığı, bilbordlarda, gazetelerde  çok miktarda ilan ve reklam çalışmaları ile desteklediği kampanyaya CHP  yeteri kadar para ayıramadı.</p>
<p>Eşitlik ve demokrasi adına yapıldığı söylenen bu anayasa değişikliği  Referandum kampanyasında ne eşitlik ne de demokrasi vardı. Evet Cephesi  öncelikle Devletin bütün olanaklarını kullandı. Sayın Başbakan Devletin  Otobüsünü, Devletin Uçağını, Devletin binlerce aracını, Devletin  Bütçesini kullanarak bu kampanyayı yürüttü. Sadece parasal değil aynı  zamanda Devletin Güvenlik güçlerini de kullandı. Evet yazan bildiriler,  Evet yazan pankartlar serbestçe dağıtılıp asılmasına rağmen Hayır  bildirileri, Hayır afiş ve pankartları engellendi, dağıtanlar ve asanlar  göz altına alındı.</p>
<p>12 Eylül Anayasası da Hayır’ın yasak olduğu, Hayır propagandası  yapanların cezaevlerine konduğu, sadece Kenan Evren’in ülkeyi dolaşarak  alanlara zorla taşıdığı insanlara evet’i anlattığı koşullarda %92 oyla  kabul edilmişti. Bu anlamda bu referandumun %58’in önemli bir kısmının  adaletsiz bir kampanyanın ürünü olduğu inkar edilemez bir gerçektir.</p>
<p>Başbakan bu kampanyada sadece devlet olanakları ile değil, aynı  zamanda toplumun çeşitli kesimlerine uyguladığı baskı ve tehditlerle de  evet oyunu zorladı. 12 Eylül Rejiminden ne kendisinin ne de  arkadaşlarının Hiçbir zarar görmediği, insanların işkencelerden  geçirildiği bu dönemde futbol oynayan Başbakan 12 Eylül Darbesi ile  hesaplaşma propagandasını kampanyanın merkezine koyarak. Hem solcuların  hem de ülkücülerin duygularını istismar etti. Bunu solda çok fazla  başaramamış olsa da MHP içinde önemli bir yarılma yarattı. Terör  konusunda, milliyetçilik konusunda, dini değerler konusunda alt bilincin  duygularına hitap etti.</p>
<p>Bu Referandumun galibi her şeye rağmen EVET oylarını %58 olarak  sandıktan çıkaran başbakandır. Referandum Türkiye halkından onay  almıştır. Ancak siyasete yansıması önümüzdeki uzun süre tartışılacaktır.</p>
<p>Referandumda kaybetmesine rağmen bu referandumun siyaseten en  kazançlı partisi CHP’dir. Hayır cephesinde Aleviler var, Türkiye  Komünist Partisi var diyerek, hatta boykot yapan ve sandığa bıraksalar  Evet verecek olan BDP lilerin de Hayır cephesi ile işbirliği yaptığını  sık sık deklere ederek, milliyetçilerin ve ülkücülerin yeri Evet  Cephesidir propagandası MHP tabanını ürküterek büyük çoğunlukla Evet  vermelerine neden olduğu Referandum sonuçlarından görülmektedir.</p>
<p>Sadece Erzurum İlinde ki Referandum oylarını 2009 Seçimleri oyları  ile karşılaştırdığınızda MHP tabanının bu propaganda nın etkisinde  kalarak Evet verdiği net biçimde ortaya çıkmaktadır. Bu ilde 2009  Seçimlerinde AKP, SP, BBP, DP, HYP’den oluşan EVET cephesinin oyları  248.000’dir. Referandumda ki Evet oylarının toplamı 324.000’dir. Yani  arada 76.000 fazla oy farkı vardır.  Hayır Cephesinde bulunan CHP’nin  aldığı oy 13.000, DSP 7000, MHP’nin oyu ise 76.000’dir. Hayır Cephesinde  kemikleşen CHP ve DSP oylarında kayma olmanın zor olduğunu  düşündüğünüzde aradaki 76.000 oyun tamamı MHP ye ait olduğu  gözükmektedir.</p>
<p>Bu örnek açıkça göstermektedir ki MHP’nin %16 oyunun %10 undan  fazlası EVET’e kaymıştır. Evet oylarının dengesini MHP tabanı  değiştirmiştir. Hayır cephesinde yer alan tek sağ parti MHP olduğuna ve  bu alandan Hayır Cephesine %5–6 civarında oy geldiğine göre sol oylar  önemli ölçüde artmış ve CHP oyları %35 in üzerine çıkmıştır.</p>
<p>CHP’nin önümüzde ki süreçte eksikleri ve yanlışları üzerinde pozitif  bir çalışma yaparak düzeltirse iktidara talip olması asla hayal  değildir.  13 Eylülden itibaren yeni bir süreç başlamıştır. CHP’nin 2011  Seçimlerine hazırlanma sürecidir. CHP hızla Seçim Kampanyasının  startını vermelidir.</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/VELİ-KARAKURT.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-5173" title="VELİ KARAKURT" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/VELİ-KARAKURT-150x150.jpg" alt="VELİ KARAKURT" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Veli KARAKURT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/09/23/referandum-ve-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CHP Narlıdere İlçe Başkanlığı Basın Açıklaması</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/09/20/chp-narlidere-ilce-baskanligi-basin-aciklamasi/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/09/20/chp-narlidere-ilce-baskanligi-basin-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 18:23:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Abdul BATUR]]></category>
		<category><![CDATA[Asker GÜNEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[Narlıdere CHP İlçe Başkanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5165</guid>
		<description><![CDATA[Basına ve Kamuoyuna 18 Eylül 2010 Tarihinde “Narlıdere’ye Üç Müjde” başlığında AKP ilçe başkanının basın toplantısı yaparak duyurduğu açıklama üzerine toplanmış bulunuyoruz. Bizler bu açıklamayı vatandaşına sorumlu, emeğe ve çabalara saygılı seçilmişler olarak yapmayı uygun gördük. AKP ilçe başkanı, açıklamalarında da görüyoruz ki; Referandum sonrası aksi bir burhana kapılmış, üç ayrı müjdesinde de emekleri, çabaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Basına ve Kamuoyuna</p>
<p>18 Eylül 2010 Tarihinde “Narlıdere’ye Üç Müjde” başlığında AKP ilçe başkanının basın toplantısı yaparak duyurduğu açıklama üzerine toplanmış bulunuyoruz. Bizler bu açıklamayı vatandaşına sorumlu, emeğe ve çabalara saygılı seçilmişler olarak yapmayı uygun gördük.</p>
<p>AKP ilçe başkanı, açıklamalarında da görüyoruz ki; Referandum sonrası aksi bir burhana kapılmış, üç ayrı müjdesinde de emekleri, çabaları ve katkıları olmamasına rağmen bin sahiplenme ve içi boş kelimeler kullanmıştır.</p>
<p>İsterseniz bu açıklamalara tek tek bi bakalım.</p>
<p>AKP Burhanı 1</p>
<p>Sayın İlçe Başkanı; Toki’nin Narlıdere’ye bina yapacağını ve dar ve orta gelirli vatandaşlara 250 ve 350 tl’den başlayan fiyatlarla satacağını duyuruyor. Hatta açıklamasında 2 artı 1, üç artı bir gibi rakamlarda belirtiyor</p>
<p>Bu AKP hükümetinin her seçim ve referandum öncesi Narlıdere halkının kafasını karıştırmak için uyguladığı bir yalanın son versiyonudur  O zaman soruyoruz…</p>
<p>Bu Toki’ni arsası nerededir? Bu konuda şu ana kadar, ne Narlıdere Belediyesi’ne ne de Büyükşehir Belediyesi yetkililerine böyle bir duyuru, başvuru ve bilgilendirme neden yapılmamıştır?</p>
<p>Toki yoksa, anılan yerin, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ağaçlandırma bölgesi ilan ettiği yeşil alanamı binalar yapmayı düşünmektedir?</p>
<p>AKP Burhanı 2</p>
<p>Diş Hastanesi, Toplum Sağlığı, 112 Acil Servisi Merkezi; Narlıdere Belediyesi hizmet binasının hemen yanında yapılan bu binanın imar planlaması belediyemiz tarafından oy birliğiyle kabul edilmiş, hatta küçük bir bölümü olan kısım, bina yapılması için bağışlanmıştır.</p>
<p>Merkez İnşaatı CHP iktidarında olan İl Genel Meclisine bağlı Özel İdare kaynakları ile başladığını, CHP Grup Kararıyla protokol yapıldığını gerekli evraklara ve inşaat önündeki inşaat levhasına bakıldığında görülecektir.</p>
<p>Protokol gereği, ön kaynağı CHP iktidarında olan Özel İdare, ek kaynağı da Sağlık Bakanlığı yapılması için yaklaşık bir buçuk yıl önce protokol yapılmış, ilgili bakanlıktan protokol gereği yerine getirmeyerek kaynak gönderilmemesi üzerine, başta İzmir Valimiz H. Cahit Kıraç olmak üzere büyük  çaba harcamış, ayrıca CHP’li Narlıdere’li İl Genel Meclis Üyeleri, Mehmet Maltepe, Canan Özkan Karaca, Süleyman Gelve ve Binali Gül, konuyu bizzat takip ederek binanın tamamlanması için yetkili yerlere konuyu taşımışlardır. Narlıdere İl Genel Meclis Üyeleri öncülüğünde daha pancart süreci yaşanmadan, İzmir İl Genel Meclis Gündemine iki ayrı önerge sunulmuş, konunun daha sağlam olması için 4 meclis üyesi İl Sağlık Müdürlüğü’ne bizzat giderek, İzmir Valiliği ve Sağlık Bakanlığı’na bildirilmesini istemiş, protokol gereği yapılarak, binanın tamamlanması için para aktarılması sağlanmıştır.</p>
<p>Bu süreçte, yani bina durma aşamasına, “hatta bina önüne asılan pankart” olmasına rağmen, AKP ilçe Başkanlığı sesini neden çıkarmamıştır?</p>
<p>Öte yandan AKP İlçe Başkanı, açıklamasında “vatandaşlar 70 bin nüfuslu ilçede iğne vurmak için Balçova’ya gidiyor” açıklaması Narlıdere’de gündemi ve Narlıdere sokaklarına dolaşmadığı gerçeğini açığa çıkarmıştır. Hatırlatırız ki; Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur yönetiminde ki Belediyemiz geçtiğimiz dönem, 3.5 milyon değerinde ki eski hizmet binasını İl Sağlık Müdürlüğüne sağlık Polikliniği yapılması için bedelsiz vermiş, Sağlık Semt Polikliniğimiz Sayın Valimizin büyük katkılarıyla hizmete yaklaşık bir yıl önce girmiştir.</p>
<p>Şu an iğne vurmak bir tarafa, birçok poliklinik hizmeti verilmektedir. Narlıdere’ni göbeğinde ki bu hizmeti AKP ilçe Başkanı neden görmezden gelmektedir?</p>
<p>AKP Burhanı 3</p>
<p>Sayın İlçe Başkanı “Anadolu Lisesi bitti, açılacak demekte”, sanki bu hizmeti kendi hizmeti olarak sunmaktadır.</p>
<p>Soruyoruz. Anadolu Lisesi binasını AKP hükümeti tarafından mı? Yoksa, şu an vefat eden ve vasiyeti üzerine adları verilecek hayırsever vatandaşların paralarıyla, özel bir komisyon tarafından mı yapılmıştır?</p>
<p>Bizler biliyoruz ki bu okul hayırsever vatandaşlar tarafından yapılmakta ve bu açıklama ile vefat eden vatandaşlarımızın kemikleri sızlamaktadır. Yine belirtiyoruz ki Başta Sayın Valimiz, İl Milli Eğitim Müdürümüz ve İlçe Milli eğitim Müdürlüğünün gözetiminde bitirilen bu binanın temel atmasından, çevre ve okul bahçesi düzenlemesinde Narlıdere Belediye Başkanımız Batur ve çalışanlarının katkıları ve destekleri görmezden gelinemez. Hatta bu okulun imar düzenlemesinde Narlıdere Belediyesi meclis üyelerinin ve bürokratlarının gururlu imzaları yer almaktadır.</p>
<p>Tüm bu çaba, emek, katkıları görmezden gelen AKP İlçe Başkanı, Narlıdere’yi tanımadığı, hizmet süreçlerini bilmediği, hazıra konma, vatandaşı yanıltmaya gitmiş, zannediyoruz ki Referandum sonrası aldıkları kötü sonucu olarak görmekteyiz. Halkı yanıltan bir açıklamayı hoşgörü ile görüyor, vatandaşlarımızı bilgilendirmeyi sorumlu bir seçilmişler olarak açıklamayı uygun görmekteyiz.</p>
<p>Basına ve Kamuoyuna Duyurulur.</p>
<p>Asker GÜNEŞ<br />
İlçe Başkanı</p>
<p>CHP Narlıdere İl Genel Meclis Üyeleri</p>
<p>Mehmet MALTEPE</p>
<p>Canan Özkan KARACA</p>
<p>Binali GÜL</p>
<p>Süleyman GEVLE</p>
<p>18 Eylül 2010</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/Asker-GÜNES1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5167" title="Asker GÜNES" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/Asker-GÜNES1.jpg" alt="Asker GÜNES" width="245" height="164" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/09/20/chp-narlidere-ilce-baskanligi-basin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Referanduma Giderken</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/09/09/referanduma-giderken/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/09/09/referanduma-giderken/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2010 15:24:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[broadway]]></category>
		<category><![CDATA[Matbaa]]></category>
		<category><![CDATA[müteferrika]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit KOCASAKAL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5149</guid>
		<description><![CDATA[Millet olarak kağıt-kalem ile yıldızımız hemen hiç barışık olmamış maalesef. Cehaletimize kılıf olarak ise hep aynı teraneyi anlatırız. &#8220;Okumuyoruz abi, cahil milletiz&#8221; &#8220;E matbaa geç geldi ya bize, o yüzden&#8221; &#8220;Heeeee, bizden kaynaklanan bir şey değil yani&#8221; Allah Allah&#8230; Peki, geldikten sonra ne olmuş? Güzel milletim gözlerini bozacak kadar çok mu okumuş? Kütüphanelerin yolunu mu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Millet olarak kağıt-kalem ile yıldızımız hemen hiç barışık olmamış maalesef. Cehaletimize kılıf olarak ise hep aynı teraneyi anlatırız.</p>
<p>&#8220;Okumuyoruz abi, cahil milletiz&#8221;</p>
<p>&#8220;E matbaa geç geldi ya bize, o yüzden&#8221;</p>
<p>&#8220;Heeeee, bizden kaynaklanan bir şey değil yani&#8221;</p>
<p>Allah Allah&#8230; Peki, geldikten sonra ne olmuş? Güzel milletim gözlerini bozacak kadar çok mu okumuş? Kütüphanelerin yolunu mu aşındırmış? Ben bu 200 yıl arayı nasıl kapatırımın derdine mi düşmüş? İlgisi yok. Matbaanın gelişinden sonra olanları Murat Bardakçı anlattı bir programında. Adam (Müteferrika) bin bir zahmet matbaayı kurmuş, kitap basmış, ama tek bir kitap sa-ta-ma-mış. Satamayınca ne yapacak garip? Kapatmış gitmiş.</p>
<p>Öyle &#8220;cahilsek vardır kendimize göre haklı sebeplerimiz&#8221; türünden avuntular yersiz yani. Sebebi orada burada aramaya gerek yok. Cahilsek sebebi biziz. Gerçek şu ki; millet olarak &#8220;okur-yazar&#8221; olmayı bir yaşam tarzı olarak değil de bunları yapabilmeye muktedir olma seviyesinde içselleştirmişiz başından bu yana. Bizimkisi &#8220;okur-yazar olmak&#8221; değil, &#8220;okuyabilmek ve yazabilmek&#8221;. Bineceğin otobüsün numarasını, tabelasını ayırt edecek kadar okuyabiliyorsan kâfi. Kitaplardan sana ne. Bir dostunun telefonunu not edecek kadar yazabiliyorsan ne ala. Şahsi bir mesele hakkında dilekçe yazmaya gelince dahi iş, doğruca bir bilene, gerçek bir &#8220;okur-yazar&#8221; bulmaya.</p>
<p>&#8220;Gözünü seveyim, senin kalemin kuvvetlidir, yazıver iki satır&#8221;</p>
<p>Benim hatırladığım, okullarda &#8220;kendini ifade edebilme&#8221; yeteneğinin kazandırılmasından ziyade, dilekçenin formatına daha fazla önem verdikleri için, yazabilenlerin de vazgeçilmez sorusu;</p>
<p>&#8220;Tarih nereye atılıyordu?&#8221; olur genelde.</p>
<p>Mazruf bu milletin tarihinde hiç bir zaman zarfın önüne geçememiştir çünkü. İçerikten daha fazla önemli o tarihin yeri. Yaşadığım tecrübe ile sabit. 2002 senesinde bir sebeple dava açmak için dilekçe yazmıştım, ancak adliyedeki memura, dilekçemi okumadığı halde beğendirememiştim. Şöyle uzaktan bakmış, &#8220;olmamış bu, git arzuhalcilere yazdır&#8221; demişti. Elbette arzuhalcilerle gizli bir pazarlık, paslaşma söz konusu. Kendince tezgâhını kurmuş, yolunu bulmanın derdinde memur. Bunun farkındayım ama okuyup da beğenmemiş olsa anlayacağım, hiç okumadan şekilden yola çıkıp &#8220;olmamış&#8221; demesi ilginç. Çünkü şekil önemli. O yüzden yıllardır bu millet sorar birbirine.</p>
<p>&#8220;Tarih buraya di mi?&#8221;</p>
<p>&#8220;Olmaz abi, tarih sağ üstte olacaktı, kabul etmezler bunu&#8221;</p>
<p>&#8220;Emin misin oğlum? bak bana boşuna bir daha yazdırma&#8221;</p>
<p>&#8220;Abi eminim tabii ki, hoca notumu kırmıştı, oradan biliyorum&#8221;</p>
<p>Hadi tamam, dilekçeyi geçtim. &#8220;Bürokratik lisan&#8221; diye bir kavram var dünyada. Herkesin bu lisanı kullanarak kendisini ifade edemeyeceği kabul edilebilir. Üstelik bizim ülkemizde bu lisandan hiç taviz verilmediğini düşününce insanların dilekçe için bir bilene danışması belki anlaşılabilir. Peki ya araba pazarında, vatandaşın satılık arabası için cama yapıştırdığı ilana ne demeli?</p>
<p>&#8220;SATLIK PROTVEY&#8221;</p>
<p>Evet, aynen böyle yazıyordu, bir defterden kopartılmış beyaz bir sayfaya eğri-büğrü yazılmış harflerle &#8220;SATILIK BROADWAY&#8221; için. Buna benzer yığınla örneğin internette gezdiğini düşünürsek, ilk bakışta &#8220;gül-geç&#8221; tarzı bir hadise gibi görünse de bence bu iki kelime, Türk insanının eğitim seviyesini ortaya koymak gibi somut bir veri olmanın ötesinde, eğitime ve bilgiye olan bakış açısı, işine gösterdiği önem, profesyonelliği, ciddiyeti, kendine ve karşısındakine saygısı v.s. gibi pek çok şeyin özeti. Asıl cehalet de bence işin bu tarafında. Cehaletten kasıt, bilgi eksikliği olsa kolay. Biraz iyi niyet, biraz gayret, okur öğrenir, açığı kapatır insan. Peki, eğitime, öğrenmeye, yeniliğe, sosyalleşmeye, medeniyete, toplum içinde yaşamanın kurallarına karşı olan bu mesafeli tavrımıza ne demeli?</p>
<p>Adam &#8220;broadway&#8221; yazmasını bilmiyor, bu çok kabul edilebilir bir şey. Ama adam &#8220;doğrusu nedir?&#8221; diye sormuyor, bir zahmet arabasının arkasına dolaşıp bakmıyor nasıl yazılıyor diye. Öte taraftan, okumuş, muhtemelen mevki sahibi veya para sahibi, kravatlı, takım elbiseli adam, son model lüks bir arabaya binebilecek imkânlara sahip olabiliyor, ancak o arabasını şeridinde sürme dikkatini ve becerisini dahi gösteremeyebiliyor. Her iki uç örnek için de en kötüsü bu ve buna benzer şeylere dikkat etmenin bir gereklilik olduğunu dahi düşünmüyorlar.</p>
<p>Öyle ya, bilmiyorsan arabanın arkasına dolaş, nasıl yazıldığını gör, öğren. Öğrenmek zor diyorsan taklit et en azından. Kendine saygı göster, komik duruma düşme. Yok, ne gerek var, anlaşılıyor işte. Önemli olan arabayı satmak, paraya çevirmek. Haricindeki hiç bir şeyin zerrece önemi olamaz.</p>
<p>&#8220;La Memet, yanlış oldu galiba?&#8221;</p>
<p>&#8220;Neyi yanlış lan?&#8221;</p>
<p>&#8220;Arabanın modeli&#8221;</p>
<p>&#8220;Oğlum bu araba ne?&#8221;</p>
<p>&#8220;Protvey&#8221;</p>
<p>&#8220;Peki ben ne yazmışım?&#8221;</p>
<p>&#8220;Protvey&#8221;</p>
<p>&#8220;Eeee nesi yanlış?&#8221;</p>
<p>Acımasız ve abartılı bir eleştiri olarak değerlendirilmesin lütfen. Şöyle ifade edersem konunun vahameti çok daha iyi anlaşılır sanırım. Bu ve buna benzer örnekleri bizler kendi aramızda paylaştığımız zaman, bahsedilen bu örneklerin azınlık olduğunu düşünmek gibi bir hataya düşüyoruz nedense. Sanki Türkiye&#8217;nin en azından İstanbul, Ankara ve İzmir&#8217;den ve bu şehirlerin bizim gibi orta veya ortanın biraz üstü semtlerinde yaşayan, eğitim, görgü ve terbiye açısından en kötüsü bize yakın olan sakinlerinden ibaret olduğunu sanıyoruz. Oysa ki Türkiye ezici bir çoğunlukla ancak &#8220;satlık protvey&#8221; yazabilecek kadar eğitime ve ciddiyete sahip, maddi çıkarlarının söz konusu olduğu durumlar hariç, kendisine ancak bu kadar önem verebilen insanların ülkesi.</p>
<p>Türk olmanın ve Türkiye&#8217;de yaşamanın zorluğu da burada başlıyor işte. Bu ezici çoğunluğun bakış açısı, dünya görüşü, algı yeteneği, vizyonu, hayalleri, idealleri ve değerlerinin yansıması ile şekillenmiş bir Türkiye&#8217;de yaşamak zorundasınız çünkü. Cümlesine &#8220;la memet&#8221; diye başlayanlar ile son model Mercedes arabasını, her iki şeridi ortalamış şekilde süren diplomalı veya paralı ilkellerin arasında.</p>
<p>Siz, çocuklarınıza sağlığınızda daha iyi bir hayat verebilmek için kendi kalitenizi yükseltmek adına, eğitiminizden tutun, izlediğiniz programlara kadar özen gösterirken, gelecekte daha iyi bir ülke bırakabilmek için seçtiğiniz insanlara, verdiğiniz oya titizlenirken, x partiden gelecek bir çift ayakkabı veya bir koli yiyecek yardımı alarak günü kurtarıp, geleceğini ipotek ettirmekte hiç bir beis görmeyen veya alacağı yeni bir ihale ile arabasını bir model yükseltme hevesindeki ezici bir çoğunluğun arasında. Maalesef &#8220;nasıl bir Türkiye?&#8221; sorusuna cevap verecek nüfusun çoğunluğunu bu insanlar oluşturuyor.</p>
<p>&#8220;La Memet, oyunu kime verecen?&#8221;</p>
<p>&#8220;Valla şimdilik gararsızım, daha seçileceklerden bir şey görmedik&#8221;</p>
<p>İşte 12 Eylül&#8217;e saatler kaldı neredeyse. Anlatmaya çalıştığım bu insanlarla birlikte geleceğimizi hep birlikte oylayacağız. Her iki taraf da gidecek &#8220;evet&#8221; veya &#8220;hayır&#8221; diyecek.  Günü kurtarmak derdinde olanlar ile ihale kaparak zenginliğine zenginlik katmak peşinde olanlarla birlikte belirleyeceğiz sonucu. Mesele kesinlikle hangi tarafın evet veya hayır diyeceği değil. Tamamen tarafsız bir gözle yazmaya gayret ediyorum. Mesele, bu referandumda, önceki ve sonraki seçimlerde oyunu verirken kimin neyi, ne kadar referans aldığı. &#8220;Ben&#8221; mi, yoksa &#8220;ülke&#8221; mi, &#8220;bugün&#8221; mü yoksa &#8220;gelecek&#8221; mi?</p>
<p>Siz oturup, &#8220;dur bakalım neymiş bu anayasa paketinin içeriği?&#8221; diye ekran başında saatlerce açık oturum seyredip, gazete okuyup anlamaya, öğrenmeye çalışırken, arabasının modelinin nasıl yazıldığını öğrenmek için zahmet etmeyen bir zihniyet, referandum ile ilgili iki satır bilgi sahibi olmadan gidecek sandığa.</p>
<p>&#8220;La Memet, evet mi diyecen hayır mı?&#8221;</p>
<p>&#8220;&#8230;&#8230;&#8230;.. diyecem&#8221;</p>
<p>&#8220;Niye? Biliyon mu niye &#8230;&#8230;&#8230;.. diyeceğini&#8221;</p>
<p>&#8220;Ne bileyim oğlum, partim  &#8230;&#8230;&#8230;.. deyin diyo, biz de öyle diyecez&#8221;</p>
<p>TV&#8217;de bir ara manken bir bayanın açtığı &#8220;dağdaki çoban ile benim oyumun değeri aynı mı?&#8221; tarzında elitist bir anlayışla yazmıyorum bunu. O bakış açısına demokrasiye inanmış ve özleyen bir vatandaş olarak ben de karşıyım. Sadece, &#8220;bugün&#8221; ve &#8220;ben&#8221; diyen insanların acilen &#8220;ülke&#8221; ve &#8220;gelecek&#8221; diyen vatandaşlar haline dönüştürülmesi gerektiğine vurgu yapmak istiyorum.</p>
<p>Daha dün (07 Eylül 2010) TV&#8217;de bir istatistik verdiler.</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;de fert başına kitap okuma oranı ortalama 12 yılda 1 kitap&#8221;,</p>
<p>&#8220;Eğitim seviyesi ortalaması ilköğretim 4 ncü sınıf&#8221;.</p>
<p>Bu içler acısı manzaraya bakınca bazı şeyleri hayal etmek komik geliyor bana. Mesela, dün gece Doç.Dr.Ümit KOCASAKAL&#8217;ı dinlerken, &#8220;protvey&#8221; arabasını satmış vatandaşın da aynı programı seyrettiğini hayal ettim bir ara. KOCASAKAL anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Efendim, bu, her şeyden önce bir referandum değildir. Referandum, halka sadece tek bir sorunun sorulup, cevap arandığı ve alınacak cevap için otoritenin görüş beyan etmediği, halkı yönlendirmediği bir hadisedir. Bu olsa olsa ancak plebisit, yani devletin almış olduğu bir kararı halka onaylatması olabilir&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8221; diyor, bizim vatandaş muhtemelen;</p>
<p>&#8220;La Memet, ne sitinden bahsediyo bu keçi sakal?&#8221;</p>
<p>&#8220;Pili bili bişey dedi ama anlamadım&#8221;</p>
<p>&#8220;La gapat gorum pili bilisine, &#8230;&#8230;&#8230; deyin diyolar gidip diyecez işte, çevir şunu maçı aç&#8221; diyordu.</p>
<p>Yıl 2010. Cumhuriyet 87 yaşında ama biz hala anayasa yapmak için sandık başına gidiyoruz. Bu gerçek bile cehaletimiz ve geri kalmışlığımızın tüm dünyaya ilanı bence.</p>
<p>Evet o kadar cahiliz ki; geçen yüzyılın başında Gülhane Parkı&#8217;nda toplanmış kalabalığa &#8220;hürriyet gelecek&#8221; dendiği zaman, kalabalık kendi arasında:</p>
<p>&#8220;La Memet, hürriyet kadın mı erkek mi?&#8221; diye soruyordu.</p>
<p>Böyle bir gerçek varken, 1453&#8242;te Bizanslıların meleklerin erkek mi kadın mı olduğunu tartışmalarından dem vurup &#8220;amma da cahillermiş&#8221; diyebilme pişkinliğini gösterebiliyoruz. Onlar en azından bilinmeyen bir dünyaya ait olan bir varlığın cinsiyetini 500 sene önce tartışıyorlardı. Biz ise 500 yıl sonra dünyevi bir kavrama cinsiyet atfedip hangisi olduğunu soruyorduk birbirimize.</p>
<p>Eğitime, öğrenmeye, yeniliğe öyle tuhaf bir yaklaşımımız var ki, belki tek başına bir araştırma konusu. Yıllar önce Ankara&#8217;da dolmuş şoförlerine kravat takma zorunluluğu henüz getirilmişti ve ben dolmuşta &#8220;la memet, gravat da yakışmış&#8221; diye iltifat eden arkadaşına dolmuş şoförünün verdiği şu cevaba şahit olmuştum.</p>
<p>&#8220;La sorma oğlum yaaaa, ben bunu hiç sevmem, okulu bile bunun yüzünden bıraktım, şoför oldum, geldi burada da buldu beni&#8221;</p>
<p>Adamın şiveli ve samimi ifadesi beni tüm yolculuk boyunca güldürmüştü, ama düşününce okumaya-eğitime hangi eksenden bakıyor yurdum insanı, dehşete düşmemek elde değil.</p>
<p>Öğrenmeye, yeniliğe, değişime bakış açısı böyle olunca, bizim insanımız 50&#8242;sinden sonra elini-eteğini çeker hayattan genelde. Hiç dikkat ettiniz mi? Çevrenize bakın, pek çok örneğini göreceksiniz. Hayatta iyi-kötü bir şeyler yapılmış, belli bir mesafe kat edilmiştir ve insanımız elde tespih, durup beklemeye başlar ölümü.</p>
<p>&#8220;Bu saatten sonra ne olacak? Yaşayacağımı yaşamışım&#8221;</p>
<p>Yaşanılan şey ise çoğunlukla en kabasından bir BAĞ-KUR veya SSK emeklisi olmak için verilen mücadeledir.</p>
<p>&#8220;E hiç olmazsa böyle boş boş oturma kahve köşelerinde, yeni bir şeyler öğren, oku, gez, toz&#8221;</p>
<p>&#8220;Öğrenip de ne yapacam bu yaştan sonra, benim bildiğim bana yeter&#8221;</p>
<p>Hayır, yetmiyor işte. Yetmiyor ki; aldığın o kıytırık maaş ile o kahvede çay söylerken kendine elin titriyor. Bildiğin sana yetmiyor ama sen bu yetersizliğinin farkında bile değilken, bundan istifade edip köşeyi dönenler, Boğaz&#8217;a karşı yudumluyorlar çaylarını.</p>
<p>Yetmiyor ki sattığın oyun karşılığı verilen bir çift ayakkabıyı sen çoktan eskitmişken, yerine yenisini alamayıp, altına pençe yaptırırken, o sattığın oy ile vurgun yapanlar yurtdışından giyiniyor, senin üç maaşını veriyor bir ayakkabısına.</p>
<p>Yetmiyor ki, senin güvenliğin ve refahın için seçip memur ettiğin şahısları karşında hala padişah görüyorsun.  Gelmiş geçmiş parti gözetmeksizin cümlesi, maaşlarını dahi senin verdiğini unutup, karşında aslan kesilirken, sen sinip, boynunu uzatıyorsun.</p>
<p>Bildiğin yetmediği için köyünden, semtinden başka bir yer tanımıyorsun. Almanya&#8217;nın doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine aynı renk, aynı desen, aynı dizayn ile döşenmiş kaldırım taşlarını görmüyorsun, kaç senede bir yenilenme ihtiyacı duyduklarını bilmiyorsun. Fakat iki mühendisin başbakanlık ettiği memleketinde 100 metre dahi standart döşenemeyen fakat her sene yenilenen kaldırımları görüp, &#8220;kimin parasını peşkeş çekiyorsunuz?&#8221; diyerek hesap soramıyor, üstelik &#8220;iyi çalışıyor adam&#8221; diye alkış tutuyorsun.</p>
<p>Bildiğin yetmediği için, sadece ve sadece &#8220;kırmızıda dur, yeşilde geç&#8221; kuralı ile senin şehrindekinin 5 katı araba bulunan Avrupa şehirlerinde trafiğin nasıl aktığını görmüyor, &#8220;levyeyi kapıp, karşıdakinin kafasına indirerek&#8221; trafiği açmaya çalışıyorsun.</p>
<p>Kutsal kitabın bile &#8220;oku&#8221; emriyle başlarken sen hala direniyor, öğrenmiyorsun. Hiç yaşamadığın bir geçmişe öykünüyor, yaşama şansın olan bir geleceği kaçırıyorsun.</p>
<p>Bildiğin yetmiyor ki; içinden en fazla dünkü ve bugünkü insanları çıkarıp başına geçirebiliyorsun. Bildiğin ve samimiyetin yetmiyor ki; &#8220;daha kırmızı ışıkta durmasını öğrenemediysem, ben en fazla bunlara layığım&#8221; diyemiyorsun.</p>
<p>Bildiğin yetmediği için, başına gelenlerin sorumlusunu dışarıda arıyor, &#8220;dış mihraklar bizden birilerini satın almayınca hiç bir şey yapamazlar&#8221; diye düşünmeyi aklına bile getirmiyorsun. 70 küsur milyon yurttaşınla bir birinizin arkasında bir daire olduğunuzu fark etmiyor, sonra da mabadındaki acının sorumlusunu başka yerde arıyorsun.</p>
<p>La Memet&#8230;. Uyan artık, ayakta uyuyorsun.</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/Resim.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-5152" title="Resim" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/Resim-150x150.jpg" alt="Resim" width="97" height="97" /></a></p>
<p>Murat TÜLAY</p>
<p>08 Eylül 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/09/09/referanduma-giderken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa BALBAY&#8217;ın Kaleminden, KORKTUNUZ</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/09/08/mustafa-balbayin-kaleminden-korktunuz/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/09/08/mustafa-balbayin-kaleminden-korktunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 21:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvayi milliye]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa BALBAY]]></category>
		<category><![CDATA[üniter devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5143</guid>
		<description><![CDATA[KORKTUNUZ !! CUMHURİYETTEN korktunuz!.. . Kurtuluş Savaşından korktunuz&#8230; Kurtuluş Savaşını kazandıran Kuvayi Milliye ruhundan korktunuz&#8230; Türk Bayrağından korktunuz&#8230; İstiklal Marşından korktunuz&#8230; Bandırma vapurundan korktunuz&#8230; Samsun&#8217;dan korktunuz&#8230; 1919 dan korktunuz&#8230; 19 Mayıs&#8217;tan korktunuz&#8230; Erzurum Kongresi&#8217;nden korktunuz&#8230; Sivas Kongresi&#8217;nden korktunuz&#8230; Kadın ve Erkeğin eşit olmasından korktunuz&#8230; Devrim şehidi Kubilay’dan korktunuz&#8230; Türkçe Kuran-ı Kerimden korktunuz&#8230; GERÇEK İslamiyet’ten korktunuz&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KORKTUNUZ !!<br />
CUMHURİYETTEN korktunuz!.. .<br />
Kurtuluş Savaşından korktunuz&#8230;<br />
Kurtuluş Savaşını kazandıran Kuvayi Milliye ruhundan korktunuz&#8230;<br />
Türk Bayrağından korktunuz&#8230;<br />
İstiklal Marşından korktunuz&#8230;<br />
Bandırma vapurundan korktunuz&#8230;</p>
<p>Samsun&#8217;dan korktunuz&#8230;<br />
1919 dan korktunuz&#8230;<br />
19 Mayıs&#8217;tan korktunuz&#8230;<br />
Erzurum Kongresi&#8217;nden korktunuz&#8230;<br />
Sivas Kongresi&#8217;nden korktunuz&#8230;</p>
<p>Kadın ve Erkeğin eşit olmasından korktunuz&#8230;</p>
<p>Devrim şehidi Kubilay’dan korktunuz&#8230;<br />
Türkçe Kuran-ı Kerimden korktunuz&#8230;<br />
GERÇEK İslamiyet’ten korktunuz&#8230;<br />
İslam dinini öğrenmekten korktunuz&#8230; .<br />
Gerçek İslamı anlamaktan korktunuz&#8230;<br />
Türkçe ezandan korktunuz&#8230; .<br />
Nutuk&#8217;dan korktunuz&#8230;<br />
Laik, çağdaş ve özgür TÜRK KADININDAN korktunuz&#8230;<br />
Sormaktan korktunuz&#8230;<br />
Sorgulamaktan korktunuz&#8230;<br />
Hesap sormaktan korktunuz&#8230;<br />
Hakkınızı aramaktan korktunuz&#8230;<br />
GÖRMEKTEN korktunuz&#8230;<br />
DUYMAKTAN korktunuz&#8230;<br />
KONUŞMAKTAN korktunuz&#8230;</p>
<p>23 Nisan&#8217;dan korktunuz&#8230;<br />
30 Ağustos&#8217;tan korktunuz&#8230;<br />
29 Ekim&#8217;den korktunuz&#8230;</p>
<p>Bağımsız ve şerefli TÜRK YARGISINDAN korktunuz&#8230;<br />
ANAYASA MAHKEMESİNDEN korktunuz&#8230;<br />
Yargıtay’dan korktunuz&#8230;<br />
Danıştay’dan korktunuz&#8230;<br />
Cumhuriyetçilikten korktunuz&#8230;<br />
Milliyetçilikten korktunuz&#8230; .<br />
ULUS devlet olmaktan korktunuz&#8230;<br />
ÜNİTER devlet yapısından korktunuz&#8230;<br />
Halkçılıktan korktunuz&#8230;<br />
Devletçilikten korktunuz&#8230;<br />
LAİKLİKTEN korktunuz&#8230;<br />
İnkılapçılıktan korktunuz&#8230;<br />
CUMHURİYET gazetesinden korktunuz&#8230;<br />
MİLLİYETTEN,HÜRRİ YETTEN,SÖZCÜ DEN,</p>
<p>AKŞAMDAN, KANAL D den,STAR TV den, ULUSAL KANAL dan,<br />
Kanal B den,Avrasya Televizyonundan( art) korktunuz&#8230;<br />
Anıtkabirden korktunuz&#8230;<br />
Gazilerden korktunuz&#8230;<br />
Şehitlerden korktunuz&#8230;<br />
Hukuk devletinden korktunuz&#8230;<br />
İstiklal Madalyasından korktunuz&#8230;</p>
<p>NECİP HABLEMİTOĞLU&#8217;NDAN korktunuz&#8230;<br />
UĞUR MUMCU&#8217;DAN korktunuz&#8230;<br />
Ahmet Taner Kışlalı&#8217;dan korktunuz&#8230;</p>
<p>Milli Egemenlikten korktunuz&#8230;<br />
Tam bağımsızlıktan korktunuz&#8230;<br />
Atatürkçü Düşünceden korktunuz&#8230;</p>
<p>Atatürkçü Düşünce Derneği&#8217;nden korktunuz&#8230;<br />
Türk Silahlı Kuvvetlerinden korktunuz&#8230;<br />
10 KASIM&#8217;DAN korktunuz&#8230;</p>
<p>Şerefli savcılardan korktunuz&#8230;<br />
&#8220;Şu Çılgın Türkler&#8221;den korktunuz&#8230;</p>
<p>CHP den,DSP den, MHP den, Kamer Genç&#8217;ten korktunuz&#8230;</p>
<p>1 MAYIS&#8217;TAN korktunuz&#8230;</p>
<p>Hakkını arayan İŞÇİDEN korktunuz&#8230;<br />
Hesap soran ÇİFTÇİDEN korktunuz&#8230;<br />
Yılbaşı kutlamasından korktunuz&#8230;<br />
1881 den korktunuz&#8230;<br />
Zübeyde hanımdan korktunuz&#8230;<br />
Emin Çölaşan&#8217;dan korktunuz&#8230;<br />
Bekir Coşkun&#8217;dan korktunuz&#8230;<br />
Şehit çocuğunun gözyaşından,</p>
<p>Gazimin kopan kolundan korktunuz&#8230;<br />
Çağdaş ve dinamik TÜRK GENÇLERİNDEN korktunuz&#8230;<br />
Alevilerden korktunuz&#8230;</p>
<p>Oktay EKŞİ&#8217;den, Yılmaz ÖZDİL&#8217;den, Uğur Dündar&#8217;dan korktunuz&#8230;</p>
<p>Hayrettin Karaca ve Muazzez İlmiye Çığ&#8217;dan korktunuz&#8230;</p>
<p>YARSAV&#8217;dan, BAROlardan korktunuz&#8230; Doğrulardan, gerçeklerden korktunuz&#8230;<br />
Monşerlerden korktunuz&#8230; .<br />
ÖZGÜR İRADEDEN korktunuz&#8230;<br />
14 Nisandan korktunuz&#8230;<br />
İLHAN Selçuk’tan korktunuz&#8230;<br />
Engellilerden korktunuz&#8230;<br />
CUMHURİYET mitinglerinde güneş altında saatlerce dimdik duran 80 yaşındaki analardan korktunuz&#8230;</p>
<p>Necati Doğru&#8217;dan korktunuz&#8230;</p>
<p>Şapka ve Kıyafet Devriminden korktunuz&#8230;<br />
&#8220;Atatürk Öldü Biliyor musun?&#8221; diye ağlayan minik kız çocuğundan korktunuz&#8230;<br />
Atamın içtiği bir kadeh rakıdan korktunuz&#8230;<br />
10.YIL MARŞINDAN korktunuz&#8230;<br />
&#8220;Ne Mutlu Türküm Diyene&#8221; demekten korktunuz&#8230;</p>
<p>Köy Enstitülerinden korktunuz&#8230;<br />
Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;ndan, Murat Karayalçın&#8217;dan korktunuz&#8230;<br />
Harf Devriminden korktunuz&#8230; .<br />
ULUS gazetesinden korktunuz&#8230;<br />
ULUSALCI olmaktan korktunuz..<br />
Mustafa MUTLU&#8217;dan, Ceviz Kabuğu&#8217;ndan, Arena&#8217;dan, 32.Gün&#8217;den korktunuz&#8230;<br />
Ormanlardan, ağaçlardan, akarsulardan, meralardan korktunuz&#8230;<br />
Mimar ve Mühendis odalarından korktunuz&#8230;<br />
TÜSİAD dan korktunuz&#8230;</p>
<p>Atatürk Kültür Merkezi&#8217;nden korktunuz&#8230;</p>
<p>Şerefli gazetecilerden korktunuz&#8230;<br />
Vatanın bölünmez bütünlüğünü dile getiren Paşalardan, hakkını arayan subay ve astsubaylardan korktunuz&#8230;<br />
Hainleri karın tokluğuna kovalayan uzman çavuşlardan korktunuz&#8230;<br />
Başı açık ve namuslu Cumhuriyet kızlarından korktunuz&#8230;<br />
&#8220;Türkiye Laiktir Laik Kalacak&#8221; diye haykıran emeklilerden korktunuz&#8230;<br />
Namazını,orucunu ve yardımını GİZLİ yapan Gerçek Müslümanlardan korktunuz&#8230;<br />
Kul hakkına saygı gösterenlerden korktunuz&#8230;<br />
&#8220;ATATÜYK&#8221; diye gülümseyen 1,5 yaşındaki bebekten korktunuz&#8230;<br />
ÇANAKKALE Savaşından korktunuz&#8230;<br />
Bahriye Üçok&#8217;tan korktunuz&#8230;<br />
Mustafa Balbay&#8217;dan, Ümit Zileli&#8217;den, Sesli Gazete&#8217;den korktunuz&#8230;<br />
Atatürk resimlerinden, rozetlerinden korktunuz&#8230; .<br />
Karga kovalayan sarışın çocuktan korktunuz&#8230;<br />
Birlik olup,küsmeden, yılmadan ve boşvermeden 30 dakikasını geleceğine verip SANDIĞA GİDECEK milyonlardan korktunuz&#8230;<br />
Sabih KANADOĞLU&#8217;NDAN, VURAL Savaş&#8217;tan,YEKTA Güngör Özden&#8217;den korktunuz&#8230; .<br />
Tüm ihanetlerinizi yaşlı ve yorgun gözlerle izleyen dedelerimizden, ninelerimizden korktunuz&#8230;<br />
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER&#8217;den korktunuz&#8230;<br />
Tarafsız ve onurlu vatandaşlardan korktunuz&#8230;<br />
Oyunu yani namusunu SATMAYAN yurttaşlardan korktunuz&#8230;<br />
Rüşvet yemeden,adam kayırmadan evine EKMEK götüren namuslu memurlardan korktunuz&#8230;</p>
<p>Bölücü HOCAEFENDİLERİN ellerini, eteklerini öpmeden sadece YÜCE ALLAHA kulluk eden milyonlardan korktunuz&#8230;</p>
<p>Gaziden korktunuz&#8230;<br />
Gazi Mustafa’dan korktunuz&#8230;</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal&#8217;den korktunuz&#8230;</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ten korktunuz&#8230;</p>
<p>KORKULARINIZDAN KORKTUNUZ!.. .Ama ne acı ki daha fazla OY, daha fazla PARA, daha fazla İKTİDAR,  daha fazla GÜÇ için YÜCE ALLAHI sömürmekten,kullanmaktan ve onun adına konuşmaktan KORKMADINIZ! &#8230;..</p>
<p>Unutmayın ki KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK!<br />
Bu yazıyı okuyan, arkadaşım,anam, babam,teyzem, kardeşim,dostum, büyüğüm,küçüğüm;LÜTFEN yaklaşan seçimler ve bundan sonraki TÜM SEÇİMLERDE sandığa git ve OYUNU KULLAN&#8230;<br />
Yağmur, çamur deme&#8230;Al eline bir şemsiye, giy botunu ve ailen ile birlikte koş sandığa&#8230;Sen de biliyorsun en fazla 30 dakikanı alır..<br />
4-5 yılda bir yapılan seçimler için 30 dakika nedir ki?<br />
Bundan önceki seçim sonuçlarını incelediğinde senin de fark edeceğin gibi HER SEÇİMDE 7-8 MİLYON VATANDAŞ oy kullanmıyor.. .<br />
Tekrar ediyorum 7-8 MİLYON Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı..Yani nerede ise TEK BAŞINA bir İKTİDAR daha&#8230;Belki sen de dönem dönem bu milyonların içinde idin&#8230;UNUTMA ki sandığa atılmayan HER OY &#8220;KORKAKLARIN&#8221; hanesine gidiyor..</p>
<p>Tepki için sandığa gitmiyorum ya da boş atacağım diye bir olay yok..<br />
Çünkü tüm bunlar KORKAKLARIN ekmeğine yağ sürüyor&#8230;Bu mesajı yazdım çünkü sana İHTİYACIM VAR&#8230;İster SAĞ parti,ister SOL parti ya da MERKEZ&#8230;görüşün her ne ise..<br />
Ama lütfen TÜM SEÇİMLERDE  SANDIĞA GİT<br />
Rica ediyorum..KORKAKLAR bunu çok iyi biliyor&#8230;bir önceki seçimi hatırla&#8230;neden bazı kesimlerin TATİLE ya da MEMLEKETE gittiği Temmuz ayında oldu seçimler?..Çünkü o malum 7-8 milyonun rahatını bozmayacağını,  sandığa gitmeyeceğini biliyorlardı. ..ve haklı da çıktılar&#8230;<br />
işte aslında EN BÜYÜK DESTEKÇİLERİ biziz&#8230;ve tüm bunlar bizim SUÇUMUZ&#8230;<br />
Basit ve küçük bir örnekle senin de tahmin ettiğin gerçeği dile getirmek isterim&#8230;<br />
Diyelim ki 100 kişi oy kullanacak.. Ve bu 100 kişinin tamamının sandığa gittiğini varsayalım&#8230; sonuçlar açıklandı&#8230;A partisi: 30 oy (%30)&#8230;B partisi: 20 oy (%20)&#8230;olsun. .<br />
ancak bu 100 kişiden 20 kişinin sandığa gitmediğini varsayalım&#8230; .(Türkiye’de her seçim olduğu gibi)&#8230;<br />
Yani seçmen  sayısı 0 olsun&#8230;A ve B partisine yine aynı sayıda oy geldiğini varsayalım&#8230; bu sefer her şey aynı olduğu halde yeni seçim sonuçları  şöyle oluyor; A partisi: (%37,5)&#8230;.. . B partisi: (%25)&#8230;.yani fark giderek açılıyor&#8230;Milletvekil i seçimlerinde ise bu fark daha da acı bir boyuta geliyor&#8230;<br />
%10 barajının etkisi ve sandığa atılmayan ya da boş atılan oylar yüzünden 1 milletvekili çıkarabilen malum zihniyet AYNI OY SAYISI İLE 2-3 milletvekili çıkarıyor&#8230;<br />
sence bu adil mi?&#8230;.<br />
Ankara Belediyesinde yaşanan skandallar malum..Tüm ülke izliyor..Ama şunu da unutma; Gökçeğin seçildiği dönemlerde yaklaşık 300 bin (300.000) kişi oy kullanmadı..<br />
Tahmin ettiğin gibi bu 300 bin seçmen oy kullansa idi Gökçek ve dolayısıyla skandallar olmayacaktı.. .Bu durum diğer iller içinde geçerli&#8230;Ve bu bir seçim  başarısı olmadığı halde şenlik yapıp kutluyorlar. ..<br />
%10 Seçim barajı olduğu sürece de sandığa atılmayan her oy KORKAKLARA gidecek&#8230;.<br />
Hal böyle iken gerçekten SANA İHTİYACIM VAR&#8230;Bütün hayatımız boyunca Demokrasiye katkımız bütün seçimlerde bir kağıda bastığımız toplam yarım fincan mürekkep&#8230;hepsi bu işte&#8230;<br />
O tahta sandığa gitmek zorundayız&#8230;<br />
Eğer gitmezsek iş için, zamlar için,maaşlar için,özgürlük için,haklar için sesimizi çıkarmaya ya da meydanlara dökülmeye hakkımız bile yok&#8230;<br />
Çünkü oy kullanmayarak biz SİSTEMİN DIŞINDA  kalmış oluyoruz&#8230;<br />
Hal böyle olunca tüm yapılanlara ses çıkarmaya  da hakkımız olmaz&#8230;.<br />
Unutma! demokrasilerde OY SENİN NAMUSUNDUR..<br />
Biliyorum, biraz uzun bir yazı oldu ama dedim ya SANA İHTİYACIM VAR&#8230;.<br />
Senden bir ricam daha olacak&#8230;<br />
Bu mesajı e-posta ile dostlarına da göndermeni isterim&#8230;.<br />
Çünkü 1 OY bile ÇOK önemli&#8230;Belki senin fikrini değiştiremem ama son sözüm şudur;<br />
Artık ağırlığını KOY!<br />
Sevgi ve saygı ile arz ederim.<br />
Mustafa Balbay&#8217;ın kaleminden. . .</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/Mustafa-BALBAY.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-5144" title="Mustafa BALBAY" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/Mustafa-BALBAY.jpeg" alt="Mustafa BALBAY" width="104" height="78" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/09/08/mustafa-balbayin-kaleminden-korktunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Narlıdere Sivil Toplum Örgütleri Basın Açıklaması &#8220;HAYIR&#8221;</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/08/31/narlidere-sivil-toplum-orgutleri-basin-aciklamasi-hayir/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/08/31/narlidere-sivil-toplum-orgutleri-basin-aciklamasi-hayir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 19:04:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[ahim]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[Grev]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[Narlıdere Sivil Toplum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[yandaş sermaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5122</guid>
		<description><![CDATA[DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ DEĞERLİ NARLIDERELİLER AKP 8 Yıldan bu yana  12 Eylül cuntasının getirdiği %10 barajından yararlanarak azınlık oyları ile elde ettiği parlamento Çoğunluğu ile  Ülkemizi yönetmektedir. AKP iktidarı zamanında Açlık, yoksulluk, yolsuzluk ve işsizlik katlanarak çoğalmış, Devletin kar eden işletmeleri haraç mezat satılmıştır. 8 Yıllık iktidarı döneminde Devletin bütün kademelerine yandaşlarını yerleştirerek kadrolaşan AKP, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/08/Sivil-Toplum-Örgütleri.JPG"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5124" title="Sivil Toplum Örgütleri" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/08/Sivil-Toplum-Örgütleri-430x299.jpg" alt="Sivil Toplum Örgütleri" width="430" height="299" /></a></p>
<p>DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ</p>
<p>DEĞERLİ NARLIDERELİLER</p>
<p>AKP 8 Yıldan bu yana  12 Eylül cuntasının getirdiği %10 barajından yararlanarak azınlık oyları ile elde ettiği parlamento Çoğunluğu ile  Ülkemizi yönetmektedir.</p>
<p>AKP iktidarı zamanında Açlık, yoksulluk, yolsuzluk ve işsizlik katlanarak çoğalmış, Devletin kar eden işletmeleri haraç mezat satılmıştır.</p>
<p>8 Yıllık iktidarı döneminde Devletin bütün kademelerine yandaşlarını yerleştirerek kadrolaşan AKP, Halkın çocuklarının işsizliğine arkasını dönerek onları açlığa mahkûm etmiştir.</p>
<p>Bugüne kadar tam olarak kadrolaşamadığı yargı yı  kontrol altına almak için tek başına hazırladığı Anayasa değişikliğini Halka dayatarak Referanduma sunmuştur.</p>
<p>Toplumun hiçbir kesiminin sorunlarına yanıt vermeyen, sadece AKP nin iktidarını sürdürürken karşılaştığı yasal zorlukları ortadan kaldırmak ve yandaş sermayenin ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığı bu Anayasa değişikliği AKP tarafından özgürlük ve demokrasi girişimi olarak yansıtılarak toplum kandırılmak istenmektedir.</p>
<p>Oysa biz biliyoruz ki bu Anayasa değişikliği;</p>
<p>-         Tarafsız olması gereken ve halkın tek güvencesi Yargıyı yönlendiren Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu  AKP nin Kurulu haline getirmek içindir.</p>
<p>-         Özelleştirmeleri ve çıkardığı yasaları kamu yararı olduğu için iptal eden Anayasa Mahkemesini Kendi yandaşı haline getirip, ülke kaynaklarını talan etmek içindir.</p>
<p>-         Anayasa mahkemesinin ve Danıştayın yerindelik denetimini ortadan kaldırarak, Bergamada ki siyanürlü şirketlerin, Dikmen deki arazi rantçılarının, Ülkenin çeşitli bölgelerinde kurulmak istenen Doğa ve insan düşmanı Termik Santrallerin, Eğitimde, sağlıkta, sosyal Güvenlikte halka yüklenen giderlerin halka karşı uygulamalarını durduran Danıştayın önüne barikat kurmak içindir.</p>
<p>-         Hükümetin ve Yandaş Sermayenin Ekonomik kararlarını alan  Ekonomik ve Sosyal Konseyi Anayasal Kurum haline getirmek içindir.</p>
<p>-         Kamu emekçilerinin hem ILO Sözleşmelerinden hem de AHİM kararlarından kaynaklı toplu sözleşme hakkını kendi veriyormuş gibi yansıtarak esasen Grev hakkını  Anayasa yasağı haline getirmek içindir.</p>
<p>-         Zaten iş yükü içinde ezilen Anayasa mahkemesine kişisel başvuru hakkı verme adı altında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önünü kapatarak Ülkedeki hak ihlallerinin gizlenmesini sağlamak içindir.</p>
<p>Bu Anayasa değişikliği toplumun ekonomik ve sosyal alanda zor durumda olan bütün kesimlerini dışlamaktadır. İşçilerin, emekçilerin, yoksulların, İşsizlerin, Alevilerin, Kürtlerin ve Toplumun ötekileştirilmiş diğer kesimlerinin sorunlarına çözüm getirmeyen bu anayasaya Narlıdere de ki tüm sivil toplum örgütleri olarak HAYIR diyeceğiz.</p>
<p>Bu Anayasa Değişiklikleri AKP nin iddia ettiği gibi 12 Eylüle karşı değildir. Artık zaman aşımına uğrayarak uygulama alanı kalmamış olan 15.Maddenin kaldırılması tek başına 12 Eylül Anayasasını kaldırmak anlamı taşımaz.</p>
<p>Kenan Evren in Cumhurbaşkanlığı yetkileri aynen duruyor olmasına, Başta YÖK olmak üzere 12 Eylül Kurumları anayasada yerlerini korurken, AKP nin 12 Eylül anayasasını kaldırıyoruz demesi halkı kandırmaktır.</p>
<p>Bu Anayasa değişikliklerine EVET demek Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul kılan piyasa diktatörlüğüne, ayrıca sivil diktatörlüğe dönüşecek olan Başkanlık sistemine, Emperyalizmin ülke üzerinde ki sömürü düzenine ve onun sürdürücüsü AKP ye EVET demektir.</p>
<p>İşimize, ekmeğimize, onurumuza, hukukumuza, özgürlüğümüze ,Ulusal değerlerimize sahip çıkmak için,</p>
<p>Özelleştirmelere, İşçilerin sokağa atılmasına, Eğitim ve sağlığın daha paralı hale getirilmesine, derelerimizin, madenlerimizin, yandaş sermayeye peşkeş çekilmesine, çevrenin tahrip edilmesine izin vermemek için tüm halkımızı HAYIR demeye Çağırıyoruz.</p>
<p>Eğitim-Sen, Eğit-Der, Alevi Bektaşi Der.-ADD- TESUT- TEMAD- Narlıdere Zihinsel Engelliler Der.- Esnaf Odası- Çorumlular Der.Tokatlılar Der.- Malatyalılar Der. Tahtacılar Der. İslimliler Der.-Çağdaş Erzincanlılar Der.- İmranlılılar Der.-Diyarbakır 7 Köyler Der.- Tuncelililer Der.- Gürgentepeliler Der.-Çiftçi Mallarını koruma Der.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/08/31/narlidere-sivil-toplum-orgutleri-basin-aciklamasi-hayir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Balıkesir Mitinginde Yaptığı Konuşma</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/08/24/genel-baskan-kemal-kilicdaroglu%e2%80%99nun-balikesir-mitinginde-yaptigi-konusma/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/08/24/genel-baskan-kemal-kilicdaroglu%e2%80%99nun-balikesir-mitinginde-yaptigi-konusma/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 19:55:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Emekli]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal KILIÇDAROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[memur]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Bey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5114</guid>
		<description><![CDATA[Size AKP’yi şikayet etmek için geldim buraya. Yani adaletten kaçanların partisini şikayet etmeye geldim buraya. 8 yıldır ülkeyi yönetiyorlar. 8 yıldır bir karabasan gibi oldular. 8 yıldır. İşçisi memnun mu? Köylüsü memnun mu? Emeklisi memnun mu? Sanayicisi memnun mu? Memuru memnun mu? Allah aşkına bu düzenden kim memnun? Bu düzenden Recep Bey memnun. Bakın siz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/08/Balıkesir.jpeg"><img class="alignleft size-full wp-image-5115" title="Balıkesir" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/08/Balıkesir.jpeg" alt="Balıkesir" width="142" height="107" /></a>Size AKP’yi şikayet etmek için geldim buraya. Yani adaletten kaçanların partisini şikayet etmeye geldim buraya. 8 yıldır ülkeyi yönetiyorlar. 8 yıldır bir karabasan gibi oldular. 8 yıldır. İşçisi memnun mu? Köylüsü memnun mu? Emeklisi memnun mu? Sanayicisi memnun mu? Memuru memnun mu?</p>
<p>Allah aşkına bu düzenden kim memnun? Bu düzenden Recep Bey memnun. Bakın siz hayır dedikçe sesiniz Ankara’ya gitti. Hayır sesini Recep Bey duydu ve Recep Beyin ezberi bozuldu. Şimdi Balıkesir Meydanında bir söz daha vereceğiz. Recep Beyin ezberini, Recep Beylerin düzenini de bozacağız.</p>
<p>Bu düzen rantiye düzenidir. Bu düzen rant düzenidir. Rant düzenini yıkacağız yerine halkı iktidarını kuracağız. 8 yılda Balıkesir çok şey kaybetti. Balıkesir’in fabrikaları kapandı. İcra dairelerindeki dosyalar kabardı. Borcu borçla kapatmaya çalışan bir Balıkesirli çıktı. Bu tablo Balıkesir’in hak ettiği bir tablo mudur? O zaman hayır oylarınızı, hayır sesimizi daha güçlü, her seferinde daha güçlü dile getireceğiz. Söz mü?</p>
<p>Bakın şimdi, bunlar emekliyi perişan ettiler. Aramızda çok sayıda emekli var biliyorum. Her gittiğim yerde diyorlar ki, emekliler içinde bir şeyler söyleyin diyorlar. Emeklilere şu sözü veriyorum; Adalet ve Kalkınma Partisi yani adaletsiz ve kalkınmasız olan bu parti emekliyi ikinci sınıf yurttaş durumuna getirdi. Emekliye milli gelir artışından pay verilmez dedi.</p>
<p>Size söz ilk yapacağımız icraat emekliye milli gelir artışından pay vermek olacaktır. Mademki alın terine önem vereceğiz, mademki siyasette zenginleşmeyeceğiz, mademki ürettiğimizi hakça bölüşeceğiz o haktan, o bölünmeden emeklide payını alacak, emekliyi de bu ülkenin birinci sınıf yurttaşı yapacağız.</p>
<p>Şimdi bunlar önümüzdeki günlerde az kaldı, bir Anayasa değişikliğini getiriyorlar referandum için. Niye getiriyorlar biliyor musunuz? Aslında hakkı, demokrasiyi, özgürlükleri savundukları için değil, bunların hak ve özgürlük ve demokrasi kavramlarının içini nasıl boşalttıklarını siz bende daha iyi biliyorsunuz. Bundan 10 sene önce insanlar telefonlarıyla rahat konuşurlardı. Şimdi korkuyorlar acaba telefonda konuşurken birisi dinliyor mu diye?</p>
<p>İşte bunların demokrasi anlayışı bu. Bu demokrasi anlayışını sandığa gömeceğiz. Hazır mıyız? Neden bunu söylüyoruz? Bunlar diyorlar ki, efendim biz Anayasa değişikliği yapıyoruz, 12 Eylül Anayasasının ortadan kaldıracağız. Peki, şimdi buradan soruyoruz; siz 12 Eylül Anayasasını getirdiği dokunulmazlığı kaldırıyor musunuz? Dokunulmazlığı kaldırmıyorlar. Niye kaldırmıyorsunuz? Korkuyorlar. Korkunun ecele faydası yoktur. Halkın iktidarında dokunulmazlıklar kaldırılacaktır.</p>
<p>Bir milletvekili hayali ihracat yapan bir milletvekili, ihaleye fesat karıştıran bir milletvekili, kalpazanlık yapan bir milletvekili dokunulmazlık dosyalarının sığınır mı? Sığınmaz mı? Onun sizin vicdanınıza teslim ediyorum ve bunları düşünerek 12 Eylülde sandığa gitmeyi ve 12 Eylül zihniyetini ve AKP’yi sandığa gömmenizi istiyorum.</p>
<p>Bu Anayasa memurun sorununu çözüyor mu? Bu Anayasa değişikliği işçinin sorununu çözüyor mu? Bu Anayasa değişikliği emeklinin sorununu çözüyor mu? Bu Anayasa değişikliği yolsuzlukları engelliyor mu? Bu Anayasa değişikliği yoksulluk olmasın, geliri hakça bölüşelim, sosyal devleti güçlendirelim diyor mu?</p>
<p>O zaman hayırda hayır var diyoruz. O zaman diyoruz ki, oylarınız hayırlı olsun diyoruz. Şimdi sizden mademki hayır dediniz bir söz istiyorum. 12 Eylülde sandığa gidip AKP’yi ve onun Anayasa değişikliğini sandığa gömmeye söz veriyor musunuz?</p>
<p>Recep Beyin kimyası bir daha bozulacak. Ama vardın bozulsun. Çünkü haktan yanayız. Biz özgürlükten yanayız. Biz adaletten yanayız. Bir ülkemizi ve insanımızı seviyoruz.</p>
<p>Sizin yaşadığınız bir gerçeği daha anlatayım size. Burada Balıkesir Seka diye bir fabrikamız vardı. Binin üstünde çalışanımız vardı. Ne yaptılar bunu? Birileri peşkeş çektiler. Yandaşlarına peşkeş çektiler. Balıkesirli bunun altında kalacak mı?</p>
<p>Bakın 1 milyon 100 bin dolara sattılar. Sadece hurdası 4,5 milyon dolar. Bu düzen haktan yana bir düzen midir? Bu düzeni biz savunacak mıyız? Bu düzeni yıkmak ve halkın iktidarını kurmak sizin elinizdedir. Güç birliği yapacağız, beraber yola çıkacağız. Var mısınız? Söz mü?</p>
<p>Sizler söz verdikçe bizde size şu sözü veriyoruz; CHP iktidar olduğunda ilk yapacağı şey siyasi ahlak yasası çıkarmaktır. Önce siyasi ahlak yasası çıkaracağız. Artık siyaseti zenginleşme aracı olmaktan çıkaracağız.</p>
<p>Bir pankartımız var. Diyor ki, Türkiye’yi sen kurtaracaksın. Türkiye’yi beraber kurtaracağız. Beraber yürüyeceğiz, güç birliği yapacağız.</p>
<p>Bakın, Türkiye sizinle ve Balıkesir Sporla gurur duyacaktır. Onlar bir tarih yazdılar ve yükseldiler. Şimdi bir tarihide Balıkesir meydanında ve seçin sandığında sizler yazacaksınız. Söz mü? Halkın iktidarını beraber kuracağız. Neden beraber kuracağız? Artık bu millet çalınmaktan bıktı. Bu millet yolunmaktan bıktı. Bu millet perişan. İşçisi, memur, emeklisi herkes perişan. Beraber Türkiye’nin kaderini değiştireceğiz. Söz veriyor musunuz?</p>
<p>Neden söylüyorum bunu? Mustafa Kemal Amasya’da bir Tamim yayınladı. Dedi ki, Türkiye’nin makus talihini milletin azim ve iradesi kurtaracaktır. Şimdi biz 2.Ulusal Kurtuluş Savaşını başlattık. Birincisi meydanlarda verdik. 2.Ulusal Kurtuluş Savaşını sandıklarda vereceğiz ve demokrasi yoluyla kazanacağız bunu.</p>
<p>Şimdi size Sayın Başbakanın 27.10.2002 tarihinde burada yapılan bir mitinge telekonferans yoluyla katılıyor ve ardından şu lafları ediyor, şimdi onu okuyorum size; mazot fiyatlarımızı, endirekt vergileri, akaryakıt tüketim vergisi gibi bunları kaldırmak suretiyle ucuzlatacağız. Ucuzlattı mı? ÖTV’yi kaldırdı mı? Çiftçi ucuz mazot aldı mı?</p>
<p>Peki, şimdi sizin vicdanınıza sesleniyorum; Allah aşkına söz veren bir kişi, bir Başbakan verdiği sözü tutmazsa ne denir? Demokrasilerde verilmeyen sözün cezası sandıkta sorulur. Bu sözü tutmayan bir Başbakana da sandıkta Balıkesirliler hesap verecektir, hazır mıyız? Söz veriyor muyuz?</p>
<p>Bunların yapmadığını, söz verip yapamadığını biz yapacağız. Biz hesap kitap adamıyız. Neyin ne olduğunu biliriz. Yaptığımız şeyin sözün vermeyiz. Ama bir şey yapılacaksa onu mutlaka yaparız. Çünkü yapacağımız her şey halkın çıkarları için olacaktır.</p>
<p>Recep Beyin sözü bununla bitmiyor. Recep Bey bir şey daha söylüyor. Diyor ki, çiftçinin üzerinde faiz yükünü azaltacağız ve sadece anaparayı sizlerden tahsil edeceğiz. Yani faizi sileceğiz. Böyle bir şey oldu mu? Emin misiniz olmadı mı? Ah Recep ah. Nasıl söz verirsinde yerine getirmezsin. Şimdi bunu sormayacak mıyız?</p>
<p>Bakınız, çok güzel bir ülkemiz var. Güneşimiz var. Denizlerimiz var. Tarlalarımız var bereketli. İnsanımız var yetenekli. Mühendisimiz var, çiftçimiz var, işçimiz var, emeklimiz var, memurumuz var. Kendisine yeten dünyadaki 7 ülkeden birisiydik. Şimdi ne yaptık? Yunanistan’dan pamuk getiriyoruz. Dışarıdan et getiriyoruz. Allah aşkına 2009 yılında sadece 2009 yılında yurtdışından tarım ürünü için 10 milyar dolar para ödedik. Bizim işçimiz perişan, çiftçi perişan, üretmiyor, ürettiği salçayı satacak yer bulamıyor ama biz dışarıdan 10 milyar dolarlık tarım ürünü getiriyoruz.</p>
<p>Bu ayıp bu hükümete yeter mi? Bu ayıbı ortan kaldırmak sizin elinizdedir. Çiftçini altın teri alınacak ve hakkı ödenecek. O zaman ancak biz bu ülkede güneşinde, toprağında, çiftçinin de, memurunda hakkını verebiliriz ve hakkı vermek için yola çıktık zaten.</p>
<p>Yine Recep Beyin Balıkesir’le ilgili sabıkası fazla. Burada bir şey daha söyledi. Dedi ki, askerlik yan gelip yatma yeri değildir. Öyle değil mi? Şimdi Balıkesirlilere bir görev daha düşüyor. Recep Beyin bu sözünü sandıkta hatırlatmak ve ona dersini vermek. Ders vermeye hazır mıyız? Recep Beye bundan ötürüde bir ders vereceğiz ve şunu söylüyoruz, biz yani CHP biz insanlarımızı seviyoruz. İnsanlarımızın inançlarına saygılıyız. İnsanımızın etnik kimliğine saygılıyız. Bu güzel coğrafyada kardeşçe, barış içinde yaşamayı arzu ediyoruz ve bütün hedefimizde bu. Bu hedefi ancak yakalayacak olan CHP’dir. Terörü de biz bitireceğiz inşallah. Göreceksiniz.</p>
<p>Bunlar Türkiye’yi böldüler. Biz Türkiye’yi birleştireceğiz. Bunlar kendilerince zenginleştiler, halk yoksullaştı. Biz onları fakirleştirip halkı zengin edeceğiz. Bunlar yoksulluğu arttırdılar. Biz yoksulluğu arttırmayacağız. Refahı tabana yayacağız. Halk zenginleşecek diyoruz. Onun için söylüyoruz; her şeyden önce halk var, halkın çıkarlarını sonuna kadar savunmakta bizi görevimizdir, bunun için yola çıktık diyoruz.</p>
<p>Bir hedefimiz var. Bu güzel coğrafyada gelecek kaygısı olmayan çocuklarımızın da gelecek kaygısı yaşamadığı güzel bir Türkiye’yi yaşatmak. Bakın şurada bir afiş vardı. KPSS’den şikayet ediyor. Dershanelerden şikayet ediyor. Dershanelere ne kadar para ödüyoruz biliyor musunuz? Türkiye genelinde 16 milyar lira para ödüyoruz. Yazık günah değil mi? Çocuklarımız okulda eğitim almıyor mu? Bu sınav sistemi nedir? Çocuklarımız oyunu bile unuttu. Bu yapıyı, Milli Eğitimi tepen tırnağa halkın iktidarında değiştireceğiz.</p>
<p>Atanamayan öğretmenler var. İşsizlik var. Balıkesir’de de işsizlik var mı? Emin misiniz? Ama Recep Beyin bir kabahati daha var. Recep Bey dedi ki, her üniversiteyi bitiren çocuk iş bulacak bir kural yok ki. Balıkesir meydanından Recep Beye bir çağrıda bulunalım ve bir hatırlatma yapalım. Sevgili Recep, herkesin çocuğu senin çocukların kadar şanslı değil. Millet boğazından kesiyor. Yemiyor, içmiyor, çocuğunu dershaneye gönderiyor. Yurt zaten başlı başına bir dert. Çocuğu üniversiteyi bitiriyor daha iyi bir iş bulsun diye. Daha iyi okusun diye. Daha iyi bir evlilik yapsın diye. Daha iyi gelir elde etsin diye. Üniversiteyi bitiriyor, işsiz kalıyor ve Recep Beyde diyor ki, her üniversiteyi bitiren iş bulacak diye bir kural yoktur.</p>
<p>Buradan söylüyoruz, eğer bunu demokrasisi gelişmiş bir ülkede bir Başbakan söyleseydi, o Başbakan koltuğunda 3 gün bile oturamazdı. Şimdi oturuyor. Onu indireceğiz o koltuktan inşallah.</p>
<p>Recep Beyin hangi kabahatini anlatayım size. Recep Bey çiftçileri de azarlıyor. Ne diyordu çiftçiye? Ananı da al git diyordu. Şimdi bakın önünüze seçim geliyor, referandum geliyor. Bir, anamızı alacağız. İki,</p>
<p>Babamızı alacağız. Üç, kardeşimizi alacağız. Dört, komşumuzu alacağız. Beş, kahvedeki arkadaşımızı alacağız. Hep beraber sandığa gideceğiz ve AKP’ye dersini vereceğiz.</p>
<p>Burada genç bir arkadaşımız yazmış, evet diyor. Ben anamı aldım da geldim. Sen ceketini de al git diyor. Ceketini giydireceğiz ona. Recep dinleyecek meraklanmayın. Dinleyecek. Dinlemek zorunda. Ya dut yemiş bülbüle dönecek yada dinleyecek.</p>
<p>Buraya biraz gecikerek geldik. O nedenle sizlerden özür diliyoruz geciktiğimiz için. Bağışlayacağınızı umuyoruz. Ama şunu söyleyeyim; biz insanımızı seviyoruz. İnsanımız bütün güzellikleri hak ediyor. İnsanımızın yüreği sevgi ve barışla doludur. Biz sevgiden, hoşgörüden yanayız. İstiyoruz ki, bu coğrafyada herkes huzur içinde yaşasın. Tıpkı Nazım’ın dediği gibi, bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşamak istiyoruz bu güzel coğrafyada.</p>
<p>Size en içten saygılarımı sunuyorum. En içten sevgilerimi sunuyorum. İnşallah Balıkesir’e tekrar Başbakan olarak geleceğiz. Hepimize bir görev daha düşüyor. Sadece benim çalışmam, sadece arkadaşlarımın çalışması yetmiyor. Her yurttaşımız, her yurtseverimiz özgürce, özveriyle çalışmak zorundadır. Çalışacağız, halkın iktidarını kuracağız. Halkın iktidarın buluşmak üzere sağ olun, var olun diyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/08/24/genel-baskan-kemal-kilicdaroglu%e2%80%99nun-balikesir-mitinginde-yaptigi-konusma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hani benim Recebim Sana Hayır Vereceğim Sandığa Gömeceğim</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/08/19/hadi-benim-recebim-sana-hayir-verecegim-sandiga-gomecegim/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/08/19/hadi-benim-recebim-sana-hayir-verecegim-sandiga-gomecegim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 11:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5099</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xegqjb?additionalInfos=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="360" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xegqjb?additionalInfos=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/08/19/hadi-benim-recebim-sana-hayir-verecegim-sandiga-gomecegim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küstüm Konuşmuyorum!</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/08/18/kustum-konusmuyorum/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/08/18/kustum-konusmuyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 18:39:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[Sebahattin KURTOĞLU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5095</guid>
		<description><![CDATA[Hava çok güzel bugün.Güneş kanatlarını germiş doğaya,çiçekler bir-biri ile koklaşıyor,kuşlar cıvıl-cıvıl ötüşüyorlar. Sanki´´ Aşk zamanı şimdi´´ der gibiler. Köpeğimle bu güzel günün tadını çıkarmak için ´´Hadi kızım gidiyoruz´´ dedim.Önce göle gittik,sonra çarşı merkezine doğru  yürüyoruz.Köpeğim çok mutlu.Yanımızdan geçen insanlar sanki arkadaşı  gibi her geçene kuyruğunu sallayarak selam veriyor,türlü türlü oyunlar yapıyor. Karşıdan bir arkadaşım geliyor.Yanımıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/08/Küstüm.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5096" title="Küstüm" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/08/Küstüm.jpg" alt="Küstüm" width="243" height="355" /></a>Hava çok güzel bugün.Güneş kanatlarını germiş doğaya,çiçekler bir-biri ile koklaşıyor,kuşlar cıvıl-cıvıl ötüşüyorlar. Sanki<strong>´´ Aşk zamanı şimdi´´</strong> der gibiler.</p>
<p>Köpeğimle bu güzel günün tadını çıkarmak için <strong>´´Hadi kızım gidiyoruz´´ </strong>dedim.Önce  göle gittik,sonra çarşı merkezine doğru  yürüyoruz.Köpeğim çok  mutlu.Yanımızdan geçen insanlar sanki arkadaşı  gibi her geçene  kuyruğunu sallayarak selam veriyor,türlü türlü oyunlar yapıyor.</p>
<p>Karşıdan bir arkadaşım geliyor.Yanımıza gelince tokalaşıyoruz.Tam  tokalaşırken benim köpeğim arkadaşın üzerine ön patilerini kaldırıp <strong>´´Ben de burdayım benimle de selamlaş´´ </strong>der gibi her zamanki hareketini yapıyor.</p>
<p>Arkadaş <strong>´´Aman! köpek bana değmesin abdestim bozulur´´ </strong>diyor.</p>
<p><strong>Neden ? </strong>Diye sorunca.</p>
<p><strong>´´Ben  Şafi´yim.Köpek bizde domuz gibi necistir.Eve bile almayız,abdesti  bozduğu gibi köpeğin temas ettiği tüm elbiseleri ve eşyaları da  yıkarız.Kadınla da tokalaşmayız,o da abdestimizi bozar´´</strong> dedi.</p>
<p><strong>´´Domuz eti yiyiyor musun ?´´ </strong>dedim.</p>
<p><strong>´´Haşa! Haramdır yermiyim hiç´´ </strong>dedi.</p>
<p><strong>´´Peki  seni az çok tanıyorum, köpek necistir temas etmiyorsun,domuz haramdır  yemiyorsun,kadınlarla tokalaşmıyorsun  ama haftasonları discolara gidip  günübirlik beraberlik yaşamak için Alman kadınlarının peşinde  koşuyorsun,beraberce dans ediyorsun,domuz eti yiyen Alman kadınların  dudağından  öpünce abdestin bozulmuyor mu?´´</strong>dedim.</p>
<p><strong>Küstüm konuşmuyorum&#8230;</strong></p>
<p>Köpeğim üç aylıktı.Her iki saatte dışarı çıkarıyordum.Komşumla karşılaştık.Haca gitti kendisi <strong>,´´ Hacı abi ´´</strong>diye hitap ettiğim saygıda kusur etmemeye çalıştığım bir büyüğüm.</p>
<p>Köpeğim kuyruğunu sallayarak ve patilerini kaldırarak bir dost edasıyla hacı abiyle yakın temasta bulunmak istedi.</p>
<p>Hacı abi <strong>´´Aman! bana değmesin ,abdestliyim´´</strong>diyerek çok ani bir şekilde kendisini geriye çekti.</p>
<p>Hacı abinin Şafi olmayıp Hanefi olduğunu iyi biliyorum.</p>
<p><strong>´´Neden mezhep mi değiştirdin hacı abi ?´´ </strong>dedim.</p>
<p><strong>´´Senin evinde de kedi var ve kedi besliyorsun,neden yavru bir köpekten bu denli rahatsızlığın´´(!)</strong></p>
<p><strong>´´Kedi beslemek sünnettir ,Peygamberimiz de kedi beslermiş ´´</strong>dedi.</p>
<p><strong>´´Hacı  abi seninki hayvan beslemek veya sevmek değil ,peygamberin yapmış  olduğu fiilerden yapıp yani sünnetdir  diyerek  sevap kazanmak  peşindesin sen´´</strong>dedim.</p>
<p><strong>Küstüm konuşmuyorum&#8230;</strong></p>
<p>Yeni bir komşu taşındı.Tunuslu.Adam doktor eşi hemşire.  İki çocukları  var,biri onbeş yaşında esmer çok tatlı bir kız.Öteki daha sevimli oniki  yaşında kıvır-kıvır saçları olan erkek çocuğu.</p>
<p>Benim yavru  köpeğim bunların sevgisini kazanmak için yapmadığı numara  kalmadı.Bırakın bahçelerine almayı , bir gün dahi ailece köpeğimin  başını okşamadıkları gibi hep yanından uzaklaştılar.</p>
<p>Bir gün doktor komşuma<strong>´´Neden köpeğimden devamlı kaçıyorsunuz? O daha yavru ısırmaz´´</strong>dedim.</p>
<p><strong>´´Biz Maliki´yiz köpek elimizi yalarsa yedi defa yıkamamız gerekir,onun için dokunmasını istemiyoruz ´´</strong>dedi.</p>
<p><strong>Küstüm konuşmuyorum&#8230;</strong></p>
<p>Hanbeli mezhebinde olan bir kişi ile de  köpeğim yanımdayken  karşılaşmak isterim.Hanbeliler Suudi Arabistan ve o yörelerde var.Oraya  umreye gitsem köpeğimi yanımda götüremem.Bir gün karşılaşırım elbet bir  yerde Hanbeli mezhebinde olan birisiyle.Ama bu da bir gerçek ki Hanbeli  mezhebine göre de köpek necistir.</p>
<p><strong>Küstüm konuşmuyorum cahille(!) Alim olsun düşmanım ,ben köpek sevince.</strong></p>
<p>´´Bu  mezheplerde olupta kendini aşmış,mezhepler bağlamında köpeği  ´´necis  ´´görmeyen ve yüreğinde köpek sevgisi olan,onların başını okşamaktan  korkmayan insanları tenzih ederim.´´</p>
<p><strong>Sabahattin Kurtoğlu</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/08/18/kustum-konusmuyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

