<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Onuncu Kent &#124; Hüseyin ŞİMŞEK &#124; &#187; Şiirler</title>
	<atom:link href="http://www.onuncukent.com/yazilar/siirler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onuncukent.com</link>
	<description>Sorgusuz bir hayat sürdürdüğümüz sürece karanlığa mahkum kalırız &#124; Hüseyin ŞİMŞEK</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 17:18:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sen ve Ben, Hüseyin ÇEVİRGEN</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2012/02/05/sen-ve-ben-huseyin-cevirgen/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2012/02/05/sen-ve-ben-huseyin-cevirgen/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 17:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dut yaprakları]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzünü]]></category>
		<category><![CDATA[nergisleri]]></category>
		<category><![CDATA[portakal çiçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin ağaçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5992</guid>
		<description><![CDATA[Sen; Aylardır çizdiğimiz resimleri, zeytin ağaçlarını, dut yapraklarını, salkımları silmişsin. Sana baktığım gözlerimi, ellerimi, ayak izlerimi, kuşları, kuşlardaki halimizi silmişsin. Alnımdaki çizgileri, gökyüzünü, nergisleri, portakal çiçeklerini, kokusuyla rengiyle silmişsin. Bir gece ben uyurken silmişsin gözlerini, sokakları, sulardaki sandalı&#8230;. Ben; Sokaklar yalnızdır, karanlıktır diye geceler boyunca koştum. Sulara girdim, ağaçlara çarptım, yıldızlardan geçtim. Biter yüzyıl sonrasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sen;</p>
<p>Aylardır çizdiğimiz resimleri,</p>
<p>zeytin ağaçlarını, dut yapraklarını,</p>
<p>salkımları silmişsin.</p>
<p>Sana baktığım gözlerimi,</p>
<p>ellerimi, ayak izlerimi,</p>
<p>kuşları,</p>
<p>kuşlardaki halimizi silmişsin.</p>
<p>Alnımdaki çizgileri,</p>
<p>gökyüzünü, nergisleri,</p>
<p>portakal çiçeklerini,</p>
<p>kokusuyla rengiyle silmişsin.</p>
<p>Bir gece ben uyurken silmişsin</p>
<p>gözlerini, sokakları,</p>
<p>sulardaki sandalı&#8230;.</p>
<p>Ben;</p>
<p>Sokaklar yalnızdır, karanlıktır diye</p>
<p>geceler boyunca koştum.</p>
<p>Sulara girdim, ağaçlara çarptım,</p>
<p>yıldızlardan geçtim.</p>
<p>Biter yüzyıl sonrasında acın dediler,</p>
<p>koştum geceler boyunca</p>
<p>yüzyıl sonrasına&#8230;.</p>
<p>Bulutlara baktım zaman hızlansın diye,</p>
<p>yağmur gibi</p>
<p>bir halden bir hale geçmek istedim.</p>
<p>Islandım&#8230; Islandım&#8230;.</p>
<p>Toprak olayım, kül olayım</p>
<p>bu acı bitsin!</p>
<p>Kar başladı, yavaşladım.</p>
<p>Kar hızlandı, yavaşladım, durdum.</p>
<p>Beni karlar örttü.</p>
<p>Başka yüzyıldayım!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2012/02/05/sen-ve-ben-huseyin-cevirgen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merhaba</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/09/27/merhaba-2/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/09/27/merhaba-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 18:14:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[serçe]]></category>
		<category><![CDATA[tezkere]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5218</guid>
		<description><![CDATA[Gün açar, Karın verir yağmurlu toprak. İncesu Deresi, merhaba. Saçakta serçeler daha çılgındır, Bulutlarda kartal, Daha çalımlı. Koparır göğsünden bir düğme daha, Tezkere bekliyen biri. İncesu Deresi, merhaba. Genç bayraklar vardır, Barış düşünür, Kuyularda işçi mavilikleri. Ben hepsini düşünürüm, Yirmidört saat Ve seni düşünürüm, Karanlık, hırslı&#8230; Seni, cihanların aziz meyvası İlan-ı aşk makamından bir mısra, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gün açar,<br />
Karın verir yağmurlu toprak.<br />
İncesu Deresi, merhaba.<br />
Saçakta serçeler daha çılgındır,<br />
Bulutlarda kartal,<br />
Daha çalımlı.<br />
Koparır göğsünden bir düğme daha,<br />
Tezkere bekliyen biri.<br />
İncesu Deresi, merhaba.<br />
Genç bayraklar vardır,<br />
Barış düşünür,<br />
Kuyularda işçi mavilikleri.<br />
Ben hepsini düşünürüm,<br />
Yirmidört saat<br />
Ve seni düşünürüm,<br />
Karanlık, hırslı&#8230;<br />
Seni, cihanların aziz meyvası<br />
İlan-ı aşk makamından bir mısra,<br />
Yeşerip, kımıldar içimde,<br />
Düşer aklıma gözlerin&#8230;<br />
Oysa murad alamam.<br />
Oysa akdan-karadan<br />
Bilirim, payım bu kadar&#8230;<br />
Unutmuş gülmeyi gözbebeklerim.<br />
Unutmuş dudaklarım öpmeyi.<br />
İncesu Deresi, merhaba&#8230;</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/04/Ahmet-ARİF.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3948" title="Ahmet ARİF" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/04/Ahmet-ARİF.jpg" alt="Ahmet ARİF" width="116" height="102" /></a></p>
<p>Ahmet ARİF</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/09/27/merhaba-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oğluma</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/09/02/ogluma/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/09/02/ogluma/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 20:13:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Şimşek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5133</guid>
		<description><![CDATA[Ölümü düşünmek mi işte o an Gitmez gözümden oğlum an be an Babasız yaşamasındansa her an Ölmemek var hiçbir zaman Hüseyin ŞİMŞEK 12 Ocak 2002]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ölümü düşünmek mi işte o an</p>
<p>Gitmez gözümden oğlum an be an</p>
<p>Babasız yaşamasındansa her an</p>
<p>Ölmemek var hiçbir zaman</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/Barış-ŞİMŞEK.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-5134" title="Barış ŞİMŞEK" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/09/Barış-ŞİMŞEK-150x150.jpg" alt="Barış ŞİMŞEK" width="126" height="137" /></a></p>
<p>Hüseyin ŞİMŞEK</p>
<p><strong>12 Ocak 2002</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/09/02/ogluma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ebabil</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/08/04/ebabil/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/08/04/ebabil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 00:22:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlık rüya]]></category>
		<category><![CDATA[deniz kıyısı]]></category>
		<category><![CDATA[ebabil]]></category>
		<category><![CDATA[gondol]]></category>
		<category><![CDATA[orhan veli kanık]]></category>
		<category><![CDATA[şamdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5064</guid>
		<description><![CDATA[Alıp içinde sesler uçuşan bu akşamdan Hafızamı bir deniz kıyısına çeken yol, Aydınlık rüyaların peşine düşen gondol Mavi bir denizde yüzer gibi yanan şamdan. Tuşların üstünde karanlığın heyulası Ve birden kalbe çırpınışlar veren hatıra. Çekmede beni saadet dolu dünyalara Mine parmaklarında sedalaşan hülyası. Sıyrılmada gözlerimden yıllarca geceler Ve yalnız kalmada bir yaza ram olan sahil, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alıp içinde sesler uçuşan bu akşamdan<br />
Hafızamı bir deniz kıyısına çeken yol,<br />
Aydınlık rüyaların peşine düşen gondol<br />
Mavi bir denizde yüzer gibi yanan şamdan.</p>
<p>Tuşların üstünde karanlığın heyulası<br />
Ve birden kalbe çırpınışlar veren hatıra.<br />
Çekmede beni saadet dolu dünyalara<br />
Mine parmaklarında sedalaşan hülyası.</p>
<p>Sıyrılmada gözlerimden yıllarca geceler<br />
Ve yalnız kalmada bir yaza ram olan sahil,<br />
Uçuşmada gökyüzünde bir sürü ebabil:<br />
Sevgimi ve hasretimi ebedi kılan yer.</p>
<p>Açık pancurlarından seslerin dokulusu..<br />
Bir göl mü ürpermede ruhun uzaklarında?<br />
En yakın sevgiyi duymayan dudaklarında<br />
Her yaşayıştan daha güzel olan gülüşü.</p>
<p>Ilık gölgelerde uyutup düşünceleri<br />
Beyaz etekler ile bana göründüğün an<br />
Ve kapıları yeşil sabahlara açılan<br />
Sıcak tahayyüllerle dolu yaz geceleri.</p>
<p>Renkli fanusların altında doğan dünyası,<br />
Omuzlarında ay ışığından örgülerle<br />
Eklenmede içime hasret kaldığım yerle<br />
Mine parmaklarında sadalaşan hülyası.</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/04/Orhan-Veli-Kanık.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3867" title="Orhan Veli Kanık" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/04/Orhan-Veli-Kanık.jpg" alt="Orhan Veli Kanık" width="91" height="125" /></a></p>
<p>Orhan Veli Kanık</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/08/04/ebabil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tesadüf</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/07/30/tesaduf/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/07/30/tesaduf/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 08:11:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=5052</guid>
		<description><![CDATA[Ateşi biz bulmadık! Rüzgar yaktı,çok eski orman yangınında. Çocuğunu bırakamayan hayvanı yiyince, Pişmiş ete alıştık. Suyu da biz bulmadık! Kaldırdığını da! Çaresizken fırtınada,geçen kütüğe tutunduk. Hala terkedemiyenlerin terleriyle pişiyor hayat. Su,aşağılara çekildi. Tutunuruz istasyon kütüklerine, Biz bulmadık,buluştuk! Hüseyin ÇEVİRGEN]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ateşi biz bulmadık!<br />
Rüzgar yaktı,çok eski orman yangınında.<br />
Çocuğunu bırakamayan hayvanı yiyince,<br />
Pişmiş ete alıştık.<br />
Suyu da biz bulmadık!<br />
Kaldırdığını da!<br />
Çaresizken fırtınada,geçen kütüğe tutunduk.<br />
Hala terkedemiyenlerin terleriyle pişiyor hayat.<br />
Su,aşağılara çekildi.<br />
Tutunuruz istasyon kütüklerine,<br />
Biz bulmadık,buluştuk!</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2009/12/Hüseyin-ÇEVİRGEN.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-1744" title="Hüseyin ÇEVİRGEN" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2009/12/Hüseyin-ÇEVİRGEN.gif" alt="Hüseyin ÇEVİRGEN" width="90" height="120" /></a></p>
<p>Hüseyin ÇEVİRGEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/07/30/tesaduf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merhaba</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/07/05/merhaba/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/07/05/merhaba/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 20:15:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=4992</guid>
		<description><![CDATA[Gün açar, Karın verir yağmurlu toprak. İncesu Deresi, merhaba. Saçakta serçeler daha çılgındır, Bulutlarda kartal, Daha çalımlı. Koparır göğsünden bir düğme daha, Tezkere bekliyen biri. İncesu Deresi, merhaba. Genç bayraklar vardır, Barış düşünür, Kuyularda işçi mavilikleri. Ben hepsini düşünürüm, Yirmidört saat Ve seni düşünürüm, Karanlık, hırslı&#8230; Seni, cihanların aziz meyvası İlan-ı aşk makamından bir mısra, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gün açar,<br />
Karın verir yağmurlu toprak.<br />
İncesu Deresi, merhaba.<br />
Saçakta serçeler daha çılgındır,<br />
Bulutlarda kartal,<br />
Daha çalımlı.<br />
Koparır göğsünden bir düğme daha,<br />
Tezkere bekliyen biri.<br />
İncesu Deresi, merhaba.</p>
<p>Genç bayraklar vardır,<br />
Barış düşünür,<br />
Kuyularda işçi mavilikleri.<br />
Ben hepsini düşünürüm,<br />
Yirmidört saat<br />
Ve seni düşünürüm,<br />
Karanlık, hırslı&#8230;<br />
Seni, cihanların aziz meyvası<br />
İlan-ı aşk makamından bir mısra,<br />
Yeşerip, kımıldar içimde,<br />
Düşer aklıma gözlerin&#8230;</p>
<p>Oysa murad alamam.<br />
Oysa akdan-karadan<br />
Bilirim, payım bu kadar&#8230;<br />
Unutmuş gülmeyi gözbebeklerim.<br />
Unutmuş dudaklarım öpmeyi.<br />
İncesu Deresi, merhaba&#8230;</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/04/Ahmet-ARİF.jpg"><img class="size-full wp-image-3948 alignnone" title="Ahmet ARİF" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/04/Ahmet-ARİF.jpg" alt="Ahmet ARİF" width="116" height="102" /></a></p>
<p>Ahmet Arif</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/07/05/merhaba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gün Olur, Orhan Veli Şiiri</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/06/24/gun-olur-orhan-veli-siiri/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/06/24/gun-olur-orhan-veli-siiri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 13:53:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan veli şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=4970</guid>
		<description><![CDATA[Gün olur, alır başımı giderim, Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda Şu ada senin, bu ada benim, Yelkovan kuşlarının peşi sıra. Dünyalar vardır, düşünemezsiniz; Çiçekler gürültüyle açar; Gürültüyle çıkar duman topraktan. Hele martılar, hele martılar, Her bir tüylerinde ayrı telâş!.. Gün olur, başıma kadar mavi; Gün olur, başıma kadar güneş; Gün olur, deli gibi&#8230; Orhan Veli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gün olur, alır başımı giderim,</p>
<p>Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda</p>
<p>Şu ada senin, bu ada benim,</p>
<p>Yelkovan kuşlarının peşi sıra.</p>
<p>Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;</p>
<p>Çiçekler gürültüyle açar;</p>
<p>Gürültüyle çıkar duman topraktan.</p>
<p>Hele martılar, hele martılar,</p>
<p>Her bir tüylerinde ayrı telâş!..</p>
<p>Gün olur, başıma kadar mavi;</p>
<p>Gün olur, başıma kadar güneş;</p>
<p>Gün olur, deli gibi&#8230;</p>
<p><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/04/Orhan-Veli-Kanık.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3867" title="Orhan Veli Kanık" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/04/Orhan-Veli-Kanık.jpg" alt="Orhan Veli Kanık" width="91" height="125" /></a></p>
<p>Orhan Veli Kanık</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/06/24/gun-olur-orhan-veli-siiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yunus Emre&#8217;nin Şiirleri</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/06/24/yunus-emrenin-siirleri/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/06/24/yunus-emrenin-siirleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 13:50:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre]]></category>
		<category><![CDATA[yunus emre şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=4967</guid>
		<description><![CDATA[BEN YÜRÜREM YANE YANE Ben yürürem yane yane, Aşk boyadi beni kane Ne akilem ne Divane, Gel gör beni aşk neyledi Gah eserem yeller gibi, Gah tozaram yollar gibi Gah akaram seller gibi, gel gör beni aşk neyledi *** *** Akan sulayın çağlaram, Dertli cigerem dağlaram Şeyhim anuban ağlaram, gel gör beni aşk neyledi Ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong>BEN YÜRÜREM YANE YANE</strong></p>
<p align="center"><strong>Ben yürürem yane yane, Aşk boyadi beni kane </strong></p>
<p align="center"><strong>Ne akilem ne Divane, Gel gör beni aşk neyledi </strong></p>
<p align="center"><strong>Gah eserem yeller gibi, Gah tozaram yollar gibi </strong></p>
<p align="center"><strong>Gah akaram seller gibi, gel gör beni aşk neyledi *** *** </strong></p>
<p align="center"><strong>Akan sulayın çağlaram, Dertli cigerem dağlaram </strong></p>
<p align="center"><strong>Şeyhim anuban ağlaram, gel gör beni aşk neyledi </strong></p>
<p align="center"><strong>Ya elim al kaldır beni, ya vaslına erdir beni </strong></p>
<p align="center"><strong>Çok ağladım güldür beni, gel gör beni aşk neyledi *** *** </strong></p>
<p align="center"><strong>Mecnun oluban yürürem, ol yari düşte görürem </strong></p>
<p align="center"><strong>Uyanıp melul oluram, gel gör beni aşk neyledi </strong></p>
<p align="center"><strong>Miskin Yunus biçareyem, baştan aşağı yareyem </strong></p>
<p align="center"><strong>Dost ilinden avareyem, gel gör beni aşk neyledi </strong></p>
<p align="center"><strong> </strong></p>
<p align="center">
<p align="center">
<p align="center"><strong>SEVELİM SEVİLELİM</strong></p>
<p align="center"><strong>Hak cihana doludur, kimseler Hakkı bilmez </strong></p>
<p align="center"><strong>Onu sen senden iste, o senden ayrı olmaz </strong></p>
<p align="center"><strong>Dünyaya gelen geçer, bir bir şerbetin içer </strong></p>
<p align="center"><strong>Bu bir köprüdür geçer, Cahiller onu bilmez *** *** </strong></p>
<p align="center"><strong>Gelin tanış olalım, işin kolayın tutalım </strong></p>
<p align="center"><strong>Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz </strong></p>
<p align="center"><strong>Yunus sözün anlar isen, mani&#8217;sini dinler isen </strong></p>
<p align="center"><strong>Sana iyi dirlik gerek, bunda kimseler kalmaz </strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/06/yunus.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4968" title="yunus" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/06/yunus.jpg" alt="yunus" width="95" height="125" /></a></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"> Yunus EMRE</span></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/06/24/yunus-emrenin-siirleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuvayi Milliye İkinci Bap, Nazım Hikmet RAN</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/06/17/kuvayi-milliye-ikinci-bap-nazim-hikmet-ran/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/06/17/kuvayi-milliye-ikinci-bap-nazim-hikmet-ran/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 12:20:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvayi Milliye İkinci Bap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=4911</guid>
		<description><![CDATA[ikinci bap yıl yine 1919 ve İstanbul’un hâli ve Erzurum ve Sivas kongreleri ve kambur kerim&#8217;in hikâyesi biz ki İstanbul şehriyiz, seferberliği görmüşüz : Kafkas, galiçya, Çanakkale, Filistin, vagon ticareti, tifüs ve İspanyol nezlesi bir de ittihatçılar, bir de uzun konçlu alman çizmesi 914&#8242;ten 18&#8242;e kadar yedi bitirdi bizi. mücevher gibi uzak ve erişilmezdi şeker [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">ikinci bap<br />
yıl yine 1919<br />
ve<br />
İstanbul’un hâli<br />
ve<br />
Erzurum ve Sivas kongreleri<br />
ve<br />
kambur kerim&#8217;in hikâyesi</span></h2>
<p align="center">biz ki İstanbul şehriyiz,<br />
seferberliği görmüşüz :<br />
Kafkas, galiçya, Çanakkale, Filistin,<br />
vagon ticareti, tifüs ve İspanyol nezlesi<br />
bir de ittihatçılar,<br />
bir de uzun konçlu alman çizmesi<br />
914&#8242;ten 18&#8242;e kadar<br />
yedi bitirdi bizi.<br />
mücevher gibi uzak ve erişilmezdi şeker<br />
erimiş altın pahasında gazyağı<br />
ve namuslu, çalışkan, fakir İstanbullular<br />
sidiklerini yaktılar 5 numara lâmbalarında.<br />
yedikleri mısır koçanıydı ve arpa<br />
ve süpürge tohumu<br />
ve çöp gibi kaldı çocukların boynu.<br />
ve lâkin tarabya&#8217;da, pötişan&#8217;da ve ada&#8217;da kulüp&#8217;te<br />
aktı ren şarapları su gibi<br />
ve şekerin sahibi<br />
kapladı miloviç&#8217;in yorganına 1000 liralıkları.<br />
miloviç de beyaz at gibi bir karı.<br />
bir de sakalı halife&#8217;nin,<br />
bir de Wilhelm’in bıyıkları.<br />
biz ki İstanbul şehriyiz,<br />
güzelizdir,<br />
dört yanımız mavi mavi dağdır, denizdir.<br />
öfkeli, büyük bir şair :<br />
«ey bin kocadan arta kalan bilmem neyi bakir»<br />
demiş<br />
bize<br />
ve bir başkası,<br />
yekpare acem mülkünü fedâ etti bir sengimize.<br />
biz ki İstanbul şehriyiz,<br />
işte, arz ederiz halimizi<br />
Türk halkının yüce katına.<br />
mevsim yazdır,<br />
919&#8242;dur.<br />
ve teşrinlerinde geçen yılın<br />
dört düvele teslim ettiler bizi,<br />
gözü kanlı dört düvele<br />
anadan doğma çırılçıplak.<br />
ve kurumuştu<br />
ve kan içindeydi memelerimiz.<br />
biz ki İstanbul şehriyiz,<br />
Fransız, İngiliz, İtalyan, Amerikan<br />
bir de yunan,<br />
bir de zavallı Afrika zencileri<br />
yer bitirir bizi bir yandan,<br />
bir yandan da kendi köpek döllerimiz :<br />
vahdettin sultan,<br />
ve damadı Ferit<br />
ve İngiliz muhipleri<br />
ve mandacılar.<br />
biz ki İstanbul şehriyiz,<br />
yüce Türk halkı,<br />
malûmun olsun çektiğimiz acılar&#8230;<br />
919 temmuzunun 23&#8242;üncü günü<br />
pek mütevazı bir mektep salonunda<br />
in&#8217;ikad etti Erzurum kongresi.<br />
Erzurum’un kışı zorludur balam,<br />
tandırında tezek yakar Erzurum,<br />
buz tutar yiğitlerinin bıyığı<br />
ve geceleyin karlı ovada<br />
kaskatı katılaşmış, donmuş görürsün karanlığı.<br />
Erzurum’da kavaklar, balam,<br />
Erzurum’da kavaklar tane tane,<br />
kavaklarda tane tane yapraklar.<br />
ve terden ve toz dumandan ve sinekten geçilmez<br />
Erzurum’da yaz gelip de bastı mıydı sıcaklar.<br />
Erzurum’un düzdür, topraktır damı.<br />
Erzurum güzelleri giyer, balam,<br />
incecik ak yünden ehramı.<br />
yürek boynun büker, balam,<br />
Erzurumlu türkülere.<br />
halim selimdir Erzurum’un adamı<br />
ve lâkin dönmesin gözü bir kere!&#8230;<br />
Erzurum’da on dört gün sürdü kongre :<br />
orda, mazlum milletlerden bahsedildi<br />
bütün mazlum milletlerden<br />
ve emperyalizme karşı dövüşlerinden onların.<br />
orda, bir şûrayı millî&#8217;den bahsedildi,<br />
iradei milliyeye müstenit bir şûrayı millî&#8217;den.<br />
buna rağmen,<br />
«âsi gelmiyelim» diyenler vardı,<br />
«makamı hilâfet ve saltanata.»<br />
hatta casuslar vardı içerde.<br />
buna rağmen,<br />
«bütün aksamı vatan bir küldür» denildi.<br />
«kabul olunmaz,» denildi,<br />
«manda ve himaye&#8230;»<br />
buna rağmen,<br />
İstanbul’da birçok hanımlar, beyler, paşalar,<br />
Türk halkından kesmişlerdi umudu.<br />
yağdırıldı telgraflar Erzurum’a :<br />
«Amerikan mandası altına girelim,» diye.<br />
«istiklâl, diyorlardı, şayanı arzu ve tercihtir, amma<br />
bugün bu, diyorlardı, mümkün değil,<br />
birkaç vilâyet, diyorlardı, kalacak elde,<br />
şu halde, diyorlardı, şu halde,<br />
memaliği Osmaniye’nin cümlesine şamil<br />
Amerikan mandaterliğini talep etmeği<br />
memleketimiz için en nâfi<br />
bir şekli hal kabul ediyoruz.»<br />
fakat bu şekli halli kabul etmedi Erzurumlu.<br />
Erzurum’un kışı zorludur balam,<br />
buz tutar yiğitlerin bıyığı.<br />
Erzurum’da kaskatı, dimdik ölür adam,<br />
kabullenmez yılgınlığı&#8230;<br />
İstanbul’da hanımlar, beyler, paşalar,<br />
tül perdeler, kravatlar, apoletler, şişeler,<br />
çıtı pıtı dilleri ve pamuk gibi elleri<br />
ve biçare telgraf telleri<br />
devretmek için Amerika’ya Anadolu’yu<br />
şöyle diyorlardı Erzurum’dakilere :<br />
«bizi bir başımıza bıraksalar,<br />
tarafgirlik, cehalet<br />
ve çok konuşmaktan başka müspet<br />
bir hayat kuramayız.<br />
işte bu yüzden Amerika çok işimize geliyor.<br />
Filipin gibi vahşi bir memleketi adam etti Amerika.<br />
ne olacak,<br />
biz de on beş, yirmi sene zahmet çekeriz,<br />
sonra yeni dünya&#8217;nın sayesinde<br />
istiklâli kafasında ve cebinde taşıyan<br />
bir Türkiye vücuda geliverir.<br />
Amerika, içine girdiği memleket ve millet hayrına<br />
nasıl bir idare kurduğunu<br />
Avrupa’ya göstermek ister.<br />
hem artık işi uzatmağa gelmez.<br />
çok tehlikeli anlar yaşıyoruz.<br />
sergüzeşt ve cidal devri geçmiştir :<br />
Türkiye’yi, geniş kafalı birkaç kişi belki kurtarabilir.»<br />
4 eylül 919&#8242;da toplandı Sivas kongresi,<br />
ve 8 eylülde<br />
kongrede bu sefer<br />
yine ortaya çıktı Amerikan mandası.<br />
ak koyunla kara koyunun<br />
geçitte belli olduğu günlerdi o günler.<br />
ve İstanbul’dan gelen bazı zevat,<br />
sapsarı yılgınlıklarıyla beraber<br />
ve ihanetleriyle birlikte<br />
bir de Amerikan gazeteci getirmiştiler.<br />
ve Erzurumlulardan ve Sivaslılardan ve Türk milletinden çok<br />
işbu mister bravn&#8217;a güveniyorlardı.<br />
bu zevata :<br />
«istiklâlimizi kaybetmek istemiyoruz efendiler!»<br />
denildi.<br />
fakat ayak diredi efendiler :<br />
«mandanın, istiklâli ihlâl etmiyeceği muhakkak iken,»<br />
dediler,<br />
«herhalde bir müzâherete muhtacız diyorum ben,»<br />
dediler,<br />
«hem zaten,»<br />
dediler,<br />
«birbirine mani şeyler değildir<br />
istiklâl ile manda.<br />
ve esasen,»<br />
dediler,<br />
«müstakil kalamayız böyle bir zamanda.<br />
memleket harap,<br />
toprak çorak,<br />
borcumuz 500 milyon,<br />
vâridat ise 15 milyon ancak.<br />
ve Allah muhafaza buyursun<br />
İzmir kalsa yunanistan&#8217;da<br />
ve harbetsek,<br />
düşmanımız vapurla asker getirir.<br />
biz Erzurum’dan hangi şimendiferle nakliyat yapabiliriz?<br />
mandayı kabul etmeliyiz, hemen,»<br />
dediler.<br />
«onlar dretnot yapıyor,<br />
biz yelkenli bir gemi yapamıyoruz.<br />
hem, İstanbul’daki Amerikan dostlarımız :<br />
mandamız korkunç değildir,<br />
diyorlar,<br />
cemiyeti akvam nizamnamesine dahildir,<br />
diyorlar.»<br />
ve böylece, bin dereden su getirdi İstanbul’dan gelen zevat.<br />
Sivas, mandayı kabul etmedi fakat,<br />
«hey gidi deli gönlüm,»<br />
dedi,<br />
«akıllı, umutlu, sabırlı deli gönlüm,<br />
ya istiklal, ya ölüm!»<br />
dedi.<br />
kambur kerim de böyle dedi aynen.<br />
Adapazarılıydı kambur kerim.<br />
seferberlikte ölen babası marangozdu.<br />
seferberlik denince aklına kerim&#8217;in :<br />
çok beyaz bir yastıkta kara sakallı bir ölü yüzü,<br />
fahri bey çiftliğinde patates toplayıp<br />
kaz gütmek,<br />
mektep kitapları<br />
ve bir de saçları altın gibi sarı<br />
fakat alnı çizgiler içinde anası gelir.<br />
335&#8242;te kerim Eskişehir’e gitti,<br />
mektebe, teyzelerine ve dayısına.<br />
dayısı şimendiferde makinistti.<br />
düşman elindeydi Eskişehir.<br />
kerim on dört yaşındaydı,<br />
kamburu yoktu.<br />
dümdüzdü fidan gibi</p>
<p style="text-align: center;" align="center"><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/01/Nazım-Hikmet-Ran2.jpg"><img class="size-full wp-image-2099 aligncenter" title="Nazım Hikmet Ran2" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/01/Nazım-Hikmet-Ran2.jpg" alt="Nazım Hikmet Ran2" width="96" height="119" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Nazım Hikmet RAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/06/17/kuvayi-milliye-ikinci-bap-nazim-hikmet-ran/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuvay-i Milliye Destanı, Başlangıç</title>
		<link>http://www.onuncukent.com/2010/06/05/kuvay-i-milliye-destani/</link>
		<comments>http://www.onuncukent.com/2010/06/05/kuvay-i-milliye-destani/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 17:23:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin Şimşek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[cahil]]></category>
		<category><![CDATA[cesur]]></category>
		<category><![CDATA[Demir]]></category>
		<category><![CDATA[hakîm]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[korkak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuncukent.com/?p=4848</guid>
		<description><![CDATA[onlar onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar; korkak, cesur, cahil, hakîm ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlardır, destanımızda yalnız onların maceraları vardır. onlar ki uyup hainin iğvâsına sancaklarını elden yere düşürürler ve düşmanı meydanda koyup kaçarlar evlerine ve onlar ki bir nice murtada hançer üşürürler ve yeşil bir ağaç gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">onlar<br />
onlar ki toprakta karınca,<br />
suda balık,<br />
havada kuş kadar<br />
çokturlar;<br />
korkak,<br />
cesur,<br />
cahil,<br />
hakîm<br />
ve çocukturlar<br />
ve kahreden<br />
yaratan ki onlardır,<br />
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.<br />
onlar ki uyup hainin iğvâsına<br />
sancaklarını elden yere düşürürler<br />
ve düşmanı meydanda koyup<br />
kaçarlar evlerine<br />
ve onlar ki bir nice murtada hançer üşürürler<br />
ve yeşil bir ağaç gibi gülen<br />
ve merasimsiz ağlayan<br />
ve ana avrat küfreden ki onlardır,<br />
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.<br />
demir,<br />
kömür<br />
ve şeker<br />
ve kırmızı bakır<br />
ve mensucat<br />
ve sevda ve zulüm ve hayat<br />
ve bilcümle sanayi kollarının<br />
ve gökyüzü<br />
ve sahra<br />
ve mavi okyanus<br />
ve kederli nehir yollarının,<br />
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı<br />
bir şafak vakti değişmiş olur,<br />
bir şafak vakti karanlığın kenarından<br />
onlar ağır ellerini toprağa basıp<br />
doğruldukları zaman.<br />
en bilgin aynalara<br />
en renkli şekilleri aksettiren onlardır.<br />
asırda onlar yendi, onlar yenildi.<br />
çok sözler edildi onlara dair<br />
ve onlar için :<br />
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,<br />
denildi.</p>
<p align="center"><a href="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/01/Nazım-Hikmet-Ran.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2087" title="Nazım Hikmet Ran" src="http://www.onuncukent.com/wp-content/uploads/2010/01/Nazım-Hikmet-Ran.jpg" alt="Nazım Hikmet Ran" width="93" height="134" /></a></p>
<p align="center"><strong><em>Nazım Hikmet RAN</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuncukent.com/2010/06/05/kuvay-i-milliye-destani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

