Onuncu Kent

Bozuk Olmayan Ne

Ocak 25, 2012 | Kategori: Cafer ESEN

         ‘Karaoğlan’ ın umut olduğu, adının dağlara, taşlara yazıldığı günlerdi. Lise yıllarımdı. Diğer ilerici, yurtsever arkadaşlarımla birlikte; CHP’ nin üyesi olmadığımız ve bize böyle bir görev verilmemiş olmasına karşın, evlere gider, okuma-yazma bilmeyen kadınlarımıza CHP’ ye nasıl oy verileceğini anlatır, altı oku unutmamalarını tembihlerdik…

“Bozuk düzen yerine insanca hakça bir düzen” deniliyordu. Yani düzen bozuktu ama bozuk olmayan şeyler de vardı…

Şimdi öyle mi..?  Hukukta, siyasette, sanatta, ticarette, eğitimde, sağlıkta, sporda, medyada, örgütlerde, ailede, komşuluk ilişkilerinde, işyerlerinde, dostlukta, arkadaşlıkta, sevgide, aşkta; kısacası insana dair ne varsa hemen her şeyde bozukluk var. Neye eliniz uzatsanız elinizde kalıyor..

 

“Yüreklerin kulakları sağır

         Hava kurşun gibi ağır

         Bağır bağır bağırıyorum

         Koşun kurşun eritmeye çağırıyorum…”

 

Bozuk olan bir konunun, bir olayın, bir olgunun düzelebilmesi için; onun karşısında bozuk olmayan bir ‘yapı’ nın bulunması ve mücadele etmesi gerekmektedir.

Bundan önceki süreçte “ülkenin en önemli sorunu nedir..?” sorunun yanıtına “örgütlenme” diyorduk. Şimdi en önemli sorunun beyinlerde ve algımla gücünde olduğunu görüyoruz…

Ne olursa olsun, gelişmeler nasıl seyrederse seyretsin bireysel ve toplumsal refleksimiz sıfır. Düşünebiliyor musunuz? Eliniz farkında olmadan yanmakta olan kızgın sobaya değiyor farkına varamıyorsunuz…

Değer yargılarının yozlaştığı, kişilik ve davranışların bozulduğu, tüm kötülüklerin, olumsuzlukların kanıksandığı bir yer ve zamanda ne yapacaksınız, ne yapabileceksiniz..?

Sizce şimdi bu yazıda kiminle birlikte, kimlere ne mesajı verelim. Hukuk bozulmuş. Başınıza bir iş gelse gidebileceğiniz, güvenebileceğiniz bir yer var mı..? İsimlerini telaffuz etmek istemediğim gerici ve yobaz unsurların tümü serbest bırakıldı. Daha ne suç işledikleri bile belli olmayan insanlar yıllarca içerde yatarken, deniz fenerindekiler dışarıda… Siyasetteki bozulmayı söylemeye ya da yazmaya gerek yok. Sanatta gerçek, ilkeli ve onurlu durabilenlerin sayıları iki elin parmaklarını geçmez… Ticarette, iktidar yanlısı, cemaatlere yakın iseniz işiniz yolunda demektir.

Eğitimde bir noktayı yazayım yeter; Milli Eğitim Bakanlığı, 652 sayılı kanun hükmündeki kararname ile kitaplardan  Atatürk İlkeleri ve Devrimlerini çıkarttı. Sağlıkta söylenenlerin hepsi hikâye; paran yoksa (sosyal güvencen olsa bile) hasta olmaya hakkın yok. Sporda uluslararası arenada biraz olsun itibar ve başarı sahibi olmuştuk. Onu yerle bir ettiler.. Bir şeyleri, birilerini bahane ederek koca Fenerbahçe’nin ve milyonlarca taraftarının onuru ile oynadılar… Medyanın durumunu bilmeyen yok. Örgütlerde, ailede, komşulukta, işyerlerinde bencillik, bireysellik ön planda… Dostluk, arkadaşlık, sevgi ve aşk artık soyut duygulara değil, somut beklentilere dayanmış durumda

Bu kadar olumsuz bir tablo çizdikten sonra yine de bir umut ışığı, açık kapı bırakarak Nazım’ ın “Kerem Gibi” şiirinden bir alıntı ile bitirelim…

         “Kül olayım kerem gibi yana yana

                  Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak

                  Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa..”

  Cafer ESEN

Yorum Ekle



Yazar Hakkında

Cumhuriyetin temel ilkelerine bağlı, her yönüyle bağımsız, kendi insanları ile barışık bir ülkede yaşama özlemini taşıyan bir yurtsever.

Arşiv Takvimi

Ocak 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas   Şub »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Eski Yazılar