Bir Şiir, Bir Dost ve Batılılar
Ocak 25, 2012 | Kategori: Cafer ESEN
“Ayakaltında ezilsin dursun, karınca sürüsü…
Ezenlerle bir olmuşuz, yaşıyoruz ne güzel..
Çizme onlardan, içindeki ayak bizden ne güzel.
Körüz, göz bebeklerimize mil çekilmiş mil..
Acımasız bir namlu şakağımızda, soğuk..
Tetikte kendi parmağımız, yabancının değil…” Rıfat ILGAZ
Rıfat ILGAZ’ ın bize ve tüm ezilen, baskı altında tutulan, yönlendirilen, hor görülen toplumlara özgü olan bir şiiri ile başlamak istedim. Şiir hakkında herhangi bir yoruma gerek yok, defalarca okuyun yeter…
1992’ lerde tanıştığım bir arkadaşım var. Onunla dostluğumuz herhangi bir pazarlığa bağlı değildir. Erdal KUZUGÜDENLİOĞLU. Adını söyleyince ya da yazınca birçok kişinin şöyle bir irkileceğini biliyorum. Hayır yakın geçmişteki siyasal konulara girmeyeceğim. Bu konuda daha önce az da olsa yazmıştım.
Erdal’ ın dünyaya açılmış olan penceresi, benimkinden daha geniştir. Dünyada ne olup bittiğini yakından izler. Güncel konuları, oluşan ve oluşturulan gündemleri iyi bilir.
Elektronik posta yoluyla gönderdiklerinden (adeta mail yağmuruna tutar) çok şeyler öğrendim. Bazı konularda eksikliklerimi gidermeye çalıştım, bazıları ile bilgilerimi yenileme olanağı buldum. Şimdi onlardan birisini sizlerle paylaşmak istiyorum.
“Batı” denilen, “çağdaş” ve “uygar” diye nitelendirilen; bizim gibi toplumları beğenmeyen, hor gören; “Demokrasi”, “Özgürlük” ve “Bağımsızlık” konularında “Mangalda Kül Bırakmayan” ulusların gerçek fotoğraflarına şöyle bir bakalım mı..?
Ey İngiltere; İskoçya’ yı, Kuzey İrlanda’ yı, Galler’ i neden özgür bırakmıyorsun…? O uluslar yüzyıllardır bağımsızlık istiyor.
Sevgili Kanadalılar; Ouebeck bölgesi sizden ayrılıp, Fransa ile birleşmek istiyor. Türlü oyun ve engellemeler ile bu haklı isteğe neden engel oluyorsunuz..?
Ve Siz Belçikalılar; sizinle 1960 öncesi (yüz yıldan uzun süredir) sömürmekte olduğunuz ve “SOYKIRIM” a uğrattığınız 250.000 Kongoluyu ve bağımsızlığını ilan ettikten dört ay sonra öldürdüğünüz Kongo başbakanı Lumumba’ yı konuşalım. Bitmedi. Valonlar ve Flamanlar resmen ayrı yaşıyor ve geçinemiyorsunuz ne olacak bunun sonu..?
Fransız Kardeşlerimiz; sizinle Cezayir’ i konuşalım mı..? 1830’ dan 1962’ ye değin yani toplam 132 yıl süreyle Cezayir’ i işgal ettiniz. 1954-1962 yılları arasında geçen Cezayir’ in bağımsızlık savaşında bir buçuk milyon Cezayirliyi gerçekleştirdiğiniz “SOYKIRIMDA” hunharca yok ettiniz. Soykırım salt Cezayir ile kalmamış tüm Afrika Ülkelerinde aynı uygulamalar tarafınızca gerçekleştirilmiştir. Bırakın artık “ÜSTÜN İNSAN” tavrınızı… Bask Bölgesi ve Brötonların topraklarına da artık bağımsızlık verin…
Veee evet; sözde en büyük müttefikimiz ama Avrupa Birliği önündeki en büyük engelimiz, Alman Dostlarımız; size hiçbir şey söylemeyecek ve sizi, utanılacak olaylarla dolu tarihinizle ve Nazilerinizle baş başa bırakacağız…
İspanyol ve Portekizli arkadaşlar; Maya, İnka ve Aztek şovunu konuşalım mı..? 16. Yüzyılın başında kalkıp ta Güney Amerika’ yı istilaya giderek on binlerce insanı ve tarihi yok etmediniz mi..?
İtalya; sıkça kendimize benzettiğimiz dostlar; Garibaldi öncesi Bağımsız Cumhuriyetler İtalya’ sına geri dönüş; yok olmaz diyorsanız bari bırakın da Sardunya ve Sicilya bağımsız olsun…
Komşumuz Yunanistan; Epir Bölgesi ezelden beri Arnavutluğun parçası olmak ister, bırakın şu garipleri. Makedonya’ ya da yan gözle bakmaktan vazgeçin artık…
Ve Obama (pardon Hüseyin Obama) ziyareti ile % 52 hayranlığımızı kazanan sevgili müttefikimiz ABD; size olan öğütler saymakla bitecek gibi değil. Kısaca ve özetle eyaletlere bölünmüş Amerika Birleşik Devletleri’ ni tarihe gömün. Örneğin “Teksas Cumhuriyeti” kulağa hoş geliyor değil mi..?
Amerikalı Dostlar (..!) Soykırıma uğratarak topraklarını ellerinden aldığınız, dürüst, kahraman ve en ahlaklı topluluklar olan Kızılderilileri konuşalım mı, sizlerle..? Yoksa daha 1960’ lara değin beyazlarla aynı otobüslere bindirmediğiniz siyahlara karşı yaptığınız aşağılamayı ve köleleştirmeyi mi konuşalım…
Yok Yok… Hiroşima’ da sivil halkın üstüne atom bombası atıp “SOYKIRIM” uyguladığınız milyonlarca sivil Japon vatandaşını konuşalım, daha iyi…
Zavallı Afganlıları; “demokrasi getireceğiz” deyip te gene “SOYKIRIM” uyguladığınız iki milyon Iraklı’ yı konuşalım, isterseniz…
Ey Amerikalılar Vietnam’ ı mı yazalım, Kore’ yi mi, hangisini..? Siz tarihe bu konularda yorum yapabilecek dünya üzerindeki en son toplumsunuz. Bu konularda sonsuza kadar utançla başınızı eğin ve asla konuşmayın…
Finlandiya, İsveç ve Norveç; sizden bir talebimiz olabileceğini hiç mi hiç beklemiyordunuz değil mi..? Şu Laponlar’ a neden bağımsızlık vermiyorsunuz..?
Norveç’ te (Finnmark, Troms), İsveç’ te (Loster Botten), Norrbotten) Eski Sovyetler Birliğinin Murmansk Bölgesinde ve Finlandiya Laponya’ sında yaşayan ortalama 1,50 metre olan kısa boyları, esmer tenli ve kısa kafalı olmalarıyla; sarışın ve uzun boylu İskandinavyalılardan ayrılan Laponlar’ ın bağımsız bir devlet kurmalarına neden izin vermiyorsunuz..?
Ey Batılılar; Bizler kendi yurdumuzda, topraklarımız üzerinde (sizlerin ve yerli işbirlikçilerinizin desteği ile) sırtımızdan hançerlenmiş olmanın haklı savaşını verirken, vermeye çalışırken bir biçimde nefs-i müdafaa yaparken; sizler; ülkelerinizden binlerce kilometre uzaktaki ülkeler ve insanlar üzerinde yaptığınız ve de büyük bir olasılıkla yapmaya devam edeceğiniz “SOYKIRIM” a ne demeli…Bir soru daha, nereye kadar..?
Emperyalistleri ve yerli işbirlikçilerini ayrı tutarak Sevgili Aşık İHSANİ’ nin bir sözünü anımsatarak bitirelim bu yazıyı…
“TABAN UYANIYOR TABAN
HELE BİR AYAĞA KALKSIN
DURDURAMAZ ONU BABAN (OBAMAN)…”
Cafer ESEN
