Tehlikeli Viraj
Eylül 20, 2010 | Kategori: Cafer ESEN
En küçüğümüz Orhan ile internette sürekli yazışırız. “Abi yıllarca emek veriyorsun, yoğun bir çaba içindesin yorulmadın mı..?, sağlığına zarar vereceksin, ailene de zaman ayırmalı onları da düşünmelisin..” diyor…
“Bundan önce verdiğim emek, bundan sonra da yaşamım boyunca göstereceğim çaba özellikle ve öncelikle onlar içindir.” dedim…
12 Eylül 2010 Pazar günü yapılan referandum’ u geride bıraktık. Her şeye karşın umutluyduk, olmadı…13 Eylül’ den itibaren belirsiz ve belki de tehlikeli bir viraja girdiğimizi düşünüyorum…
Narlıdere % 80.50. Atatürk ve 2. İnönü mahalleleri dahil tüm ilçede geçen dönem sonuçlarına göre rekor düzeye ulaştık. Bu doğru. Doğru ancak; daha organize olabilirdik. İyi bir organizasyon, düzenli yapılmış görev dağılımı ile belirli kişiler üzerinde kalan yük hafifletilebilirdi…
Siyasal çalışmalarda “taraf” olmak ile spor karşılaşmalarında “taraftar” olmak farklı şeyler, karıştırmamak gerekir… Takım tutar gibi partili olunmaz. Partili olmanın belli bir disiplini, düzeni ve uyulması gereken kuralları vardır…
Referandumlarda seçimler kadar özellikle de yerel seçimler kadar organize olamıyoruz… Narlıdere % 80.50 tamam güzel. Arkadaşlar 45081 seçmenimiz var. Bunun yaklaşık on bini lütfedip sandığa gelmemiş…Gelmeyenlerin AKP li ya da “Evet” çi olduğunu düşünmüyorsunuz değil mi..? Ne diyorlardı, mezardakileri bile kaldırıp oy mu kullandıracaklardı…
Sandık Kurulu görevlileri seçimlerin temelini oluşturur. Eğer sağlıklı oluşturulmazsa seçim güvenliği de yoktur, oy güvenliği de… Yıllarca yaşadık. Referandum öncesi arkadaşlar anımsarlar çok söyledim; “önceden belirleyelim, zaman varken sandık görevlilerini güncelleyelim, gözlemcileri belirleyelim.” demiştim.
Şimdi önümüzde Genel Seçimler var. Haydi hemen, yarından tezi yok Sandık Kurulu görevlilerini belirleyelim. İlçe Seçim Kuruluna vereceğimiz liste elimizde hazır olsun. Gözlemciler olsun. Seçim sabahı sandıklara adam aramayalım… Asili de olsun yedeği de, alan sorumlusu da belli olsun, iaşe sorumlusu da, araç sorumlusu da…
Her sandığa en az dört görevli olacak. Bir asil, bir yedek iki gözlemci. Verelim o sandığın seçmen listelerini bir yıl boyunca çalışma yapsınlar… Kimler sandığa gelmemiş, niye gelmemiş araştırsınlar. Seçmene gitsinler, tanışsınlar, çaylarını içsinler, sohbet etsinler…
Seçim günü seçmen sandığa geldiğinde o sandıkta oturan “dost” unu görünce rahatlasın, huzur içinde oyunu kullansın…
Cafer ESEN
20 Eylül 2010

