Yobaz, Hokkabaz, Cambaz
Ağustos 13, 2010 | Kategori: Cafer ESEN
Bazı tipler vardır, bunları anlatmak, tanımlamak olanaksızdır. Bizim gibi “Kültür Düzeyi Düşük”, olan “Geri Kalmış” toplumlarda çokturlar. Çok sayıda olmaları ya da öyle görünmelerinin baş nedeni öne çıkmaları, kritik alanlarda görev almalarından kaynaklanmaktadır…
Televizyonlarda, tartışma programlarında izlemek zorunda kalmış olabilirsiniz (tahammülü zordur) karşısındakine söz hakkı vermez, sunucuyu dinlemezler. Ne insana saygıları vardır ne de konuşma adapları… Varsa yoksa kendi söyledikleri, söyleyecekleri doğrudur.
Suratlarına bakın, meymenet yoktur. Kafalarındaki karanlık, düşünce yapılarındaki karışıklık yüzlerine vurmuştur.
Bilime, gelişmeye ve geleceğe karşıdırlar. Gericidirler, değişim istemezler, bilim adamlarına, yenilikten yana olanlara, ilericilere ve devrimcilere düşmandırlar… Şimdi çağdaş giysiler içerisinde olduklarına kanmayın; ellerinden gelse; ellerinde tespih, başlarında takke, bir yerlerinde şalvarla gezecekler…
Körü körüne inandıklarını; aldatma, kandırma ya da “bir biçimde” korkutma yöntemleriyle başkalarına aktarma çabasındadırlar…
“Birey” olamamışlardır. Kendilerini birilerine, bir yerlere bağlı hissettikleri için karşısındakileri de birilerine, bir yerlere dayandırmak isterler… Onlar için bir “kurtarıcı” bir “kahraman” gerekmektedir…
“Özgür” değillerdir. Hiçbir şeyi sorgulamazlar, doğruları tektir. Sıkıştıkları zaman, insandan, insan haklarından, insan sevgisinden, Hacı Bektaşi Veli felsefesinden söz ederler. Hiç utanmadan Mahsuni’ den türkü söyler, hiç sıkılmadan Nazım’ dan şiir okurlar…
“Yobaz”, “Hokkabaz”, “Cambaz” dedik; İçeriklerini anımsayalım önce; Hokkabaz; “El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olayları meslek edinen kimse”, ya da “Başkalarını aldatan, yalan dolan ile iş gören” kimse…
Cambaz; “yerde, tel, at, ip ve bisiklet üzerinde dengeye dayanan tehlikeli ve heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat…”
Yobaz’ a gelince; “İncelikten yoksun, kaba saba bir insan” ya da “dini inançlarına aşırı derecede bağlı, körü körüne inanan, kendisi gibi düşünmeyenleri “kafir” ilan eden tip…”
Bunların sevgileri de, aşkları da, sevdaları da bir acayip…Karşı cinslere olan yaklaşımları cinsellik, hatta hayvani bir cinsellik üzerine kuruludur….Her olayda olduğu gibi bu konuda da “kendi nefsinden pay biçerler” herkesi kendileri gibi zannederler…
1982, 83’ lü yıllar. Askerlik görevimi yedek subay olarak yapıyordum. Tatbikattayız. Tatbikat alanına yakın bir köyden temiz su tankına içme suyu dolduruyoruz. 8-10 yaşlarında bir çocuk yaklaştı. Gözleri ışıl ışıl; “Abi ben de subay olmak istiyorum.” Dedi. “Subay olmak için ne gibi bir çaba harcıyorsun” dediğimizde “kuran kurusuna gidiyorum” yanıtı almıştık. “Bu iş kuran kursuyla olmaz. İlkokulu bitireceksin, derslerine çok çalışacaksın, ortaokul ve liseyi bitirip üniversite okuyacaksın” demiştik… Köye ikinci kez gittiğimizde o çocuk bir kenarda; durgun, kırgın, gözleri kin dolu, yanımıza bile yaklaşmıyor. Belli ki evden zılgıtı yemiş. Hakkımızda gerekli ve ayrıntılı bilgileri almış olmalı…
Yobaz, hokkabaz ve cambazlar “oynayın” bakalım, kandırın insanları, “o çocuk” kurtulacak kirli ellerinizden, karanlık yollarınızdan aydınlığa çıkacak, barışa, kardeşliğe, dostluğa, özgürlüğe koşacak… Okuyacak, kendi geçmişine ışık, gelecek güzel günlere rehber olacaktır… Duydunuz mu; yobazlar, hokkabazlar, cambazlar, duydunuz mu..?
Cafer ESEN
13 Ağustos 2010


Yobaz, Hokkabaz, Cambaz yazısına 2 Yorum Var
İnci ŞİMŞEK
Ağustos 13, 2010 : 17:16
Sayın Hocam yazınızı okurken aklıma sözde köşe yazarı Rasim Ozan KÜTAHYALI geldi. Sanki onu anlatmışsınız. Gerçi bu tiplerden ülkemizde bir hayli var. Ama onun gibilerle mücadele edecek gerçek aydınlarımız da var. Ümit Zileli gibi.
Hüseyin ŞİMŞEK
Ağustos 13, 2010 : 18:30
Hocam bu tip insanlar aldıkları paralar kadar konuşurlar.