Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Habertürk’ün Canlı Yayınına “Hayırlı Ramazanlar” Dileyerek Başladı Ve Başbakan Erdoğan’ı ‘Şirk Koşma’ Diye Uyardı
Ağustos 12, 2010 | Kategori: Yaşam ve Siyaset
-“Sayın Başbakan hem Müslüman geçinecek, hem inançlı geçinecek, hem bana dönüp diyecek ki, benim inancımı ölçecek kalibrede değilsin. O zaman, ölçecek başka birisi mi var? Başka birisinin mi yeteneği var?”
-“Melih Gökçek ciddiye alınacak bir adam olsa samimi söylüyorum söylediklerinin hepsine yanıt veririm. Ama o ciddiye alınacak bir insan değil. Onun ezberini bozdum. Ezberi bozulduğu için şimdi Sayın Başbakanın avukatlığına soyunmuş. Eğer Başbakanın avukatlığı Gökçek’e kaldıysa vay o Başbakanın haline. Bu kadar yeter”
-“Villa iddiasına gelince, milletvekili arkadaşlar bir kooperatif kurdular, bende üye oldum. Hemen söyleyeyim arsayı da hazineden falan almış değiliz. Bankadan kredi çektim. Daha inşaat halinde kapısı penceresi açık. Bunu malvarlığımda da gösterdim. CHP’nin internet sitesinde de vardır. Eğer benim gerçekten Sayın Başbakanın Üsküdar’da etrafı çift duvarlarla örülü şekilde bir villam varsa söz veriyorum onu karşılıksız Sayın Gökçek’e vereceğim.. Ayrıca arzu ediyorsa maliyetine o kooperatif hissesini Sayın Gökçek’e devrederim”.
-“ Bugün medya hükümeti eleştirmekten korkuyor. Halkın iktidarında, yani CHP’nin iktidarında bizi eleştiren medyanın da özgürlüğü olacaktır. Onlarda bizi özgürce eleştirecekler. Ama bizi eleştiriyorsunuz diye onlara baskı uygulamayacağız.”
-“Bir hayalim var. Daha özgürlükçü bir demokrasi olsun Türkiye’de diye. Özgürlükçü demokrasiyi kim reddedebilir? Eğer özgürlükçü demokrasiyi reddediyorsanız o zaman neyi savunuyorsunuz?”
-“Sayın Başbakan demiş ki elimde belgeler var onları açıklayacağım. Ben de dedim ki Recep bey artık oldu şantajcı Recep bey. Bir Başbakana şantaj yakışmaz. Varsa belge çıkarsın yiğit adam gibi ortaya koyarsın. Yakışan odur. Yakışmayan iftiradır”
-“Başbakanı tahrik ediyorum benim hakkımda dava açsın diye.Yaparsa saygı duyacağım. Yapmazsa sadece şantajcı Recep bey diyeceğim o kadar.”
-“Sayın Başbakan işçi emeklisiyim dedi. Bende dedim ki Sayın Başbakan siz işçi emeklisi değilsiniz, emekli sandığından emekli oldunuz, şuanda da milletvekili emeklisisiniz. Niye meydanlara çıkıp SSK emeklisiyim diyorsunuz? Bir Başbakana yakışır mı bu? Sayın Başbakanın emekli sandığı numarasını da açıkladım”
-“Özel hayata girmem. Özel hayat kişilerin özelidir. Siyasetin konusu değildir. Bana böyle çok belge, bilgi, video geldi. Hepsini elimin tersiyle ittim. Bu insanları küçük düşürür. Eğer bununla uğraşırsanız siz küçük adamsınız”
-“ Dijital ortama giren bir şey atılan imzaya benzer. Parmak izi gibidir izlersiniz ve bulursunuz. Hükümet olarak bulamıyorsanız bu suçun ortağısınız demektir”.
-“Başbakan selden kütük kapma peşinde. Bu insanı büyütmez küçültür. Recep bey küçülüyorsun…”
-“Sayın Başbakan arada çalı altlarını karıştırıyor acaba ben CHP’nin içini nasıl karıştırırım diye. Yani küçük işlerin adamı…”
-“Sayın Başbakan Dolmabahçe’de konuştuklarımız bizimle mezara kadar gider. Bu mafya söylemidir. Devlet işinde söylem yazıya dökülür ve devletin arşivine gider. Devletin arşivi devletin hafızasıdır…”
-“Çıkıyorsunuz, bana muhtıra verdi diyen adama üstün hizmet madalyası veriyorsunuz. Şu sorunun yanıtını Recep beyden bekliyorum. Sana muhtıra veren dönemin Genel Kurmay Başkanına hangi gerekçeyle üstün hizmet madalyası verdin çık millete anlat….”
-“YAŞ’ta bu yıl önemli bir şey oldu. Yargı devreye konuldu. Sayın Başbakan itirazını direk değil yargı aracılığıyla yaptı. Palas pandıras kararlar alındı, yakalama, tutuklama kararları çıkarıldı, Sayın Başbakanın istemediği kişiler bir şekliyle devre dışı bırakıldı. Bu süreçte Sayın Başbakanla en yakın çalışan hep Adalet Bakanı oldu. Hatay’dan acele çağrıldı. Her toplantıdan sonra Adalet Bakanıyla özel görüşme yapıldı ve ondan sonra kararlar düzeltildi, sonra farklı bir şey oldu. Yani olaya yargıç değil, adama göre yargıç, adama göre savcı dönemi başladı. Sorundan buradan çıkıyor zaten”
-“Yargı zaten darbe almış durumda. Ergenekon olayı zaten siyasallaşmış durumda. Orası normal mahkeme değil ki artık. Oraya kim normal mahkeme diyebilir. Yani bir Başbakanın ben bu davanın savcısıyım dediği andan itibaren siz orayı sıradan normal bir mahkeme kabul edebilir misiniz? Daha ortada mahkeme kararı yok. Sayın Başbakan herkesi çete olarak suçluyor. Bir sefer hukuk devletine inanmıyor Sayın Başbakan. Fiilen gözaltına alınanları, tutuklananları hepsini çete olarak adlandırdı. Peki yarın bunlar beraat etse ne olacak? O zaman çete kim?”
-“Sevsinler Sayın Başbakanın demokrasi kültürünü. Başbakan. örgütlenme özgürlüğüne karşı Toplumun her kesimi örgütlenir. Gitsin Avrupa Birliğine bir sorsun bakayım, orada yargıçların bir birliği var mı yok mu? YARSAV nereye kayıtlı biliyor musunuz? Uluslararası Hakimler Savcılar Birliğinin üyesi YARSAV.”
Kaynak : CHP Resmi İnternet Sitesi
