Yeter ki
Ağustos 8, 2010 | Kategori: Cafer ESEN
Ahmet Arif’ in dediği gibi; Bu yurdun insanları yoksul; bu canım, bu sahipsiz, bu güzel yurdun insanları yorgun; ama yiğit, pırıl pırıl namuslu…Her şeye karşın, ama her şeye karşın onurlu; yeter ki “bir yudum su” yeter ki “bir avuç gökyüzü” yeter ki “bir tutam sevgi” olsun…Yeter ki emektar ellerine uzanan bir el olsun…
“bir oğlum olacak adı temmuz
uykusuz
korkusuz
beter mi beter
ben beynimi satarak yaşıyorum
o benden proleter “
Suyun başındaki haramilerin ayrımına varacak, işbirlikçi hırsızdan hesap soracaktır… Elleri kirli, beyinleri küflü olanları elbette tanıyacak; onların karanlıklarına dalmayacak, bataklıklarında kaybolmayacaktır… Yeter ki tutunabilecekleri bir dal olsun…
“bir oğlum olacak adı temmuz
karataşın göbeğinde aşk
karataşın göbeğinde barış
karataş çatladı çatlayacak
bende bitmeyen kavga
onda yeniden başlayacak “
Bu garip, yurdun insanları yoksul; bu canım, bu sahipsiz, bu güzel yurdun insanları yorgun; ama yiğit, pırıl pırıl namuslu…Anası kızı, erkeği, kadını, yaşlısı, genci, köylüsü, kentlisi; yöresi neresi olursa olsun, kökeni nerden gelirse gelsin; yeter ki “sevgi” de buluşulsun. Referandum sürecinde aldatmaklara kanmayacak, oyunlara gelmeyecek oyunu “hayır” olarak verecektir…Yeter ki önlerinde gidecek bir “Kemal” olsun…
“karataşın göbeğinde aşk
karataşın göbeğinde barış
karataş çatladı çatlayacak
ben direndim yorulmadım
o yorulup yıkılmayacak …” Hasan Hüseyin Korkmazgil
Cafer ESEN
08 Ağustos 2010

