Anayasa Değişikliğine Neden ‘HAYIR’ Diyoruz?
Ağustos 8, 2010 | Kategori: Yaşam ve Siyaset
AKP iktidara geleli sekiz yıl oldu.
AKP yandaşları sekiz yılda siyaseti kullanarak zengin oldu. Halkın payına ise işsizlik ve yoksulluk düştü. Sekiz yılda AKP, bir talan ve baskı düzeni kurdu. Gün oldu devran döndü. İktidardan düşeceklerini görünce Yüce Divan korkusuna düştüler. Sonunda çareyi yargıya kendi adamlarını atamakta buldular. Atasınlar ki Yüce Divan’a gönderildiklerinde, kendi adamları tarafından yargılansınlar. Bunun için de Anayasa’yı değiştirmeleri gerekiyordu
kanıtları dokunulmazlıkların, seçim barajının ve YÖK’ün kaldırılmamasıdır.
Bu kitapçıkta referandumda neden ‘Hayır’ dediğimizi anlatıyoruz.
Bu kitapçıktaki 12 maddeyi lütfen dikkatle okuyun. Ailenizle, akrabalarınızla, arkadaşlarınızla paylaşın. Okuduklarınızı çevrenizdekilere anlatın.
AKP referandumda “Hayır” oyu kullanacak vatandaşlarımızı darbecilikle yaftalıyor.
Bu kitapçığı okuduğunuzda göreceksiniz ki asıl bu değişiklik paketi AKP’nin kendi darbesidir.
AKP’nin tek parti darbesine Hayır!
AKP’nin sekiz yıllık yalan ve talan düzenine Hayır!
AKP’nin aldatma ve kandırma düzenine Hayır!
12 Eylül’de 12 Eylül Anayasası’na Hayır!
Söz veriyorum! Biz iktidara gelince üzerinde hepimizin uzlaştığı yepyeni bir Anayasa yapacağız. Bizim Anayasamız özgürlükçü, çoğulcu ve her kesimi kucaklayan bir Anayasa olacak.
Referandum sonuçları açıklandığında “Hayır” oyunuzun göğsünüzde gururla taşıdığınız bir demokrasi madalyasına dönüştüğünü göreceksiniz.
Oyunuz Hayırlı olsun.
Kemal KILIÇDAROĞLU
CHP Genel Başkanı
AKP BU DEĞİŞİKLİKLERLE DEMOKRASİYİ HEDEFLEMİYOR
1- BU DEĞİŞİKLİKLERLE ASIL HEDEFLENEN DEMOKRASİ MİDİR?
HAYIR!
Yolsuzluk batağına saplanmış AKP, hesap vermekten kurtulmak derdine düşmüştür. Bu yüzden, kendi yandaşlarını yargı organlarına atamanın yolunu aramaktadır.
Yani Başbakan ve Bakanlar, yolsuzluklarından dolayı Yüce Divan’a gönderildikleri zaman, kendilerine ceza vermeyecek yandaş hâkimler tarafından yargılanmak istemektedirler. Anayasa paketinin asıl amacı budur.
Yargıya ilişkin olmayan diğer tüm değişiklikler pakete sadece göz boyamak için konulmuştur. Anayasa paketinin hedefi demokrasimizi geliştirmek değildir! Recep Bey ve arkadaşlarını yargılanmaktan kaçırmaktır.
AKP BU DEĞİŞİKLİKLERLE DEMOKRASİYİ HEDEFLEMİYOR
2- DEĞİŞTİRİLMESİ ÖNERİLEN 26 MADDENİN TEK SEFERDE OYLANMASI AHLAKA SIĞAR MI?
HAYIR!
Anayasa değişiklik paketi birbiriyle hiçbir bağlantısı olmayan çeşitli maddeler içermektedir. Mesela, çocuk istismarının önlenmesiyle, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun üyelerinin atama usulleri arasında ne bağlantı vardır? Ya da memurlara toplu sözleşme hakkı verilmesiyle Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı arasında ne bağlantı vardır? AKP, bu maddeleri bir arada referanduma götürerek seçmenin değişikliklerden birine “Evet” birine “Hayır” demesine imkân bırakmamıştır. Böylelikle milletin iradesini hiçe saymıştır.
Bu en hafif ifadeyle ahlak dışı bir tutumdur.
AKP’nin bu tutumu 1949’dan beri üyesi olduğumuz Avrupa Konseyi’nin anayasa konularındaki tavsiye organı olan Venedik Komisyonu’nun ilkelerini de açıkça ihlal etmektedir. Venedik Komisyonu’nun 2006 tarihli “Referandumlarda İyi Uygulamalar Kılavuzu”nun 30. Maddesi’nde “Seçmenler, aralarında bir bağ olmayan farklı sorulara aynı anda oy vermek zorunda bırakılmamalıdır” denmektedir.
Zaten Recep Bey de, “Millete bu değişiklikleri hap gibi bir seferde yutturacağız” şeklindeki sözleriyle siyasi ahlak dışı tutumunu kendi ağzıyla itiraf etmiştir. Halkımız bu oyuna gelmeyecektir!
AKP BU DEĞİŞİKLİKLERLE DEMOKRASİYİ HEDEFLEMİYOR
3- AKP DEĞİŞİKLİKLER İÇİN UZLAŞMA ÇABASI GÖSTERDİ Mİ?
HAYIR!
AKP, değişiklik paketini hiçbir uzlaşma çabası göstermeden yangından mal kaçırır gibi Meclis’ten geçirdi. AKP, tüm muhalefet partilerini dışladı. Medyayı, üniversiteleri ve sivil toplum örgütlerini görmezden geldi. Ancak kendi gibi düşünenleri, o da laf olsun diye dinledi. Avrupa Konseyi, AKP ne yaptıysa tam tersini söylüyor: “Anayasa değişikliği yapma sürecine bütün siyasi partilerin ve sivil toplumun her kesiminin; açık, zamanlı, bilgilendirici ve kapsayıcı bir biçimde sürece katılması, çok uzun zaman ve emek gerektirse bile, geniş uzlaşı sağlamak için zorunludur”! Demokrasiye inanan bir parti, kimseye danışmadan kendi başına yazdığı bir metni tüm topluma dayatır mı?
AKP halkı kandırmaktadır. Evrensel demokratik değerleri hiçe saymaktadır.
AKP YARGIYA KENDİ YANDAŞLARINI ATAMAYA ÇALIŞIYOR.
4- BU DEĞİŞİKLİKLER DEMOKRATİK BİR YARGI REFORMUNU AMAÇLIYOR MU?
HAYIR!
Değişikliklerin asıl amacı yargıya AKP’nin yandaşlarını atamaktır. Bu değişikliklerle Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı 11’den 17’ye çıkarılmaktadır. Yeni 6 üye, AKP’nin çoğunlukta olduğu Meclis ve AKP’nin aday göstermiş olduğu mevcut Cumhurbaşkanı tarafından atanacaktır. Zaten Anayasa Mahkemesi’ndeki 5 üye, mevcut Cumhurbaşkanı tarafından atanmıştır. Bu değişiklikle mevcut Mahkeme’nin 17 üyesinden 11’i, yani çoğunluğu, AKP tarafından atanmış olacaktır. AKP bunu neden istiyor? Çünkü Anayasa Mahkemesi aynı zamanda Yüce Divan sıfatıyla Başbakan ve bakanları yargılamakla görevlidir. Yani Recep Bey, vakti geldiğinde bu mahkemede yargılanacaktır. Recep Bey’in derdi kendi yandaşları tarafından yargılanabilmektir.
AKP benzer bir oyunla üye sayısını artırarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu da ele geçirmek istemektedir.
Bu Kurul,
AKP YARGIYA KENDİ YANDAŞLARINI ATAMAYA ÇALIŞIYOR.
Türkiye’deki tüm hakim ve savcıların atamalarını yapmaktadır. Yani AKP, HSYK’yı ele geçirerek tüm yargı sistemini kontrolü altına alacaktır. Böylelikle Türkiye’nin bütün il ve ilçelerindeki hakim ve savcıların atanması üzerinde siyasi etki sağlamış olacaktır. Bizim endişemiz sonuçta yargının ve yargı kararlarının siyasallaşacağıdır. Demokrasinin temeli yargının, yasama ve yürütmeden bağımsız olmasıdır. Yargıyı, yasama ve yürütmenin emrine verecek olan bu değişiklikler, demokrasinin özüne aykırıdır. Yargıyı AKP’nin emrine verecek olan bu değişiklikler, haklının değil güçlünün hukukunu koruyacaktır.
Bir arsa ya da alacak davası mı var, vatandaş hakkını bağımsız mahkemelerde değil parti teşkilatlarında arar hale gelecektir. Yandaşın arkası vatandaşın hakkına baskın çıkacaktır. AKP, çeşitli aldatmacalarla minareye kılıf hazırlamaktadır. Neymiş, Avrupa ülkelerinde Anayasa Mahkemesi üyelerini Meclis seçiyormuş! Doğrudur, ama bu ülkelerde mahkeme üyeleri meclisin üçte iki çoğunluğuyla seçilmektedir. AKP önerisinde ise üyeler basit çoğunlukla seçilebilecektir. Avrupa ülkelerindeki sistem bizde olsa, AKP üye seçimleri için muhalefetle uzlaşmak zorunda olacaktı. Ama Recep Bey’in defterinde uzlaşma yazmaz! Eğer bu değişiklik olursa AKP, ertesi gün basit çoğunlukla kendi yandaşlarını Anayasa Mahkemesi’ne atayacaktır.
Bu değişikliklerin amacı yargı reformu değil yandaş yargıdır. Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ülkede bireyin temel hak ve özgürlüklerini korumak mümkün olmaz.
AKP GERÇEKLERİ SÖYLEMİYOR
5- BU DEĞİŞİKLİKLER, 12 EYLÜL DARBECİLERİNE YARGI YOLU AÇACAK MI?
HAYIR!
Geçici 15’inci maddeyi kaldırmak 12 Eylül darbecilerine yargı yolunu açmayacaktır. Anayasa’nın geçici 15. Maddesi, 12 Eylül darbecilerini cezai sorumluluktan kurtarmıştır. Bir kişinin işlediği suçtan dolayı sorumluluğu bir kez kaldırıldıktan sonra, yeni bir hüküm konarak yeniden o suçtan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu yüzden, bu maddenin kaldırılmasıyla 12 Eylül darbecileri yargılanamayacaktır. Bu durum, ülkemizin en önde gelen hukukçuları tarafından kamuoyu önünde defalarca dile getirilmiştir. Bu değişiklik pakete sadece göz boyama amacıyla konulmuştur. Zaten Recep Bey’in böyle bir niyeti yoktur. Niyeti olsaydı, 12 Eylül darbecilerinin yargılanabilmesi için Anayasa’ya emredici hüküm konulması yönündeki CHP önergesi AKP’nin oyları ile reddedilmezdi!
AKP GERÇEKLERİ SÖYLEMİYOR
6- BU DEĞİŞİKLİKLER, MEMURLARA TOPLU SÖZLEŞME HAKKI GETİRECEK Mİ?
HAYIR!
Değişiklikle sadece ‘toplu görüşme’nin adı ‘toplu sözleşme’ olmaktadır.
Ancak memurlara verilen toplu sözleşme hakkıyla, işçilerin toplu sözleşmesi arasında hiçbir benzerlik yoktur. Memurlar toplu sözleşmede idare ile anlaşamazlarsa, idarenin atadığı bir Uzlaştırma Kurulu son kararı verecektir. Üstelik, kamu görevlileri Uzlaştırma Kurulu’nun verdiği karardan tatmin olmazlarsa yargı yolu da kapalıdır.
Hani AKP idarenin tüm eylemlerine karşı yargı yolunun açık olmasını savunuyordu?
Değişiklik kamu emekçilerine grev hakkı vermemektedir. Bu durum üyesi olduğumuz
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün sözleşmelerine de açıkça aykırıdır. Dahası, memurların mali ve sosyal haklarının kanunla düzenlenme mecburiyeti ortadan kaldırılmaktadır. Böylece kamu emekçileri ve emeklilerinin hakları basit idari kararlarla ortadan kaldırılabilecektir. Bu değişiklikle memurların hakları ileriye değil, geriye gitmektedir. Memurlar tümüyle AKP’nin insafına bırakılmaktadır.
AKP GERÇEKLERİ SÖYLEMİYOR
7- BU DEĞİŞİKLİKLER, KADINLARIN VE ÖZÜRLÜLERİN HAKLARINI İYİLEŞTİRECEK Mİ?
HAYIR!
Düzenlemede, kadın ve özürlü haklarıyla ilgili yapılacak değişiklik Anayasa’nın ilgili maddesine, “bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz” ifadesini eklemekten ibarettir. Bu ifade tek başına ne kadınlara ne de özürlülere yeni hiçbir hak getirmemektedir. Kaldı ki, CHP grubunun kadınların haklarını güçlendirici önergelerine AKP grubu red oyu vermiştir.
AKP’nin özürlüler ve kadınlar söz konusu olduğunda hiç de samimi olmadığı açıktır:
• Kamu kurumlarında açık bulunan yaklaşık 55 bin özürlü kontenjanına yıllardır atama yapmamaktadır.
• Recep Bey, kadınların en az üç çocuk yapmasını savunarak kadını çalışma hayatından uzaklaştırmaktadır.
• Recep Bey açıkça kadın-erkek eşitliğine inanmadığını söylemektedir. Bir kez daha ortaya çıkmaktadır ki AKP göz boyamaktadır.
AKP GERÇEKLERİ SÖYLEMİYOR
8- BU DEĞİŞİKLİKLER, ÇOCUK İSTİSMARINI ÖNLEYECEK Mİ?
HAYIR!
Yapılan tek düzenleme, Anayasa’da zaten var olan “Devlet çocukları korur” ifadesinin, “Devlet her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır” şeklinde değiştirilmesinden ibarettir. Yani değişiklik basit bir kelime oyunudur.
Kaldı ki, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çocukların korunması için çok daha kapsamlı tedbirler öngörmektedir. Ancak AKP hükümeti bu sözleşmeleri hiçbir zaman bütünüyle uygulamamıştır. AKP, çocuk istismarını gerçekten önlemek isteseydi, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda barınan çocuklara uygulanan şiddet ve istismara karşı ciddi tedbirler alırdı. AKP çocuk istismarını gerçekten önlemek isteseydi, sokakta yaşayan ve çalışmaya zorlanan 240 bin çocuğu kurtarmaya yönelik önlemler alırdı. AKP göz boyamaya yönelik bu önerilerle çocuk istismarının bizzat parçası olmaktadır.
AKP GERÇEKLERİ SÖYLEMİYOR
9- BU DEĞİŞİKLİKLER, KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINI SAĞLAYACAK MI?
HAYIR!
AKP döneminde Türkiye bir “Telekulak Cumhuriyeti”ne dönmüştür. Halkımız konuşmaktan korkar hale gelmiştir. Binlerce kişinin özel hayatına ve mahremine ilişkin bilgiler gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanmıştır. Hal böyleyken, AKP kişisel verilerin korunmasından söz ederek halkımızla alay etmektedir. Aynı AKP’nin “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” tasarısında “özel niteliği olan kişisel veriler, kişilerin ırk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançları, sağlık ve özel yaşamları ve her türlü mahkûmiyetleriyle ilgili kişisel verilerin, Bakanlar Kurulu’nun atadığı 7 kişilik bir kurulun izniyle işlenmesi” öngörülmektedir. Bunun adı düpedüz ‘fişleme’dir.
Zaten ağızlarından kaçırmadılar mı? “Dün onlar bizi fişliyorlardı, şimdi de biz onları fişleyeceğiz” demediler mi?
26 Temmuz 2010 günü 70 milyon vatandaşımızın kimlik, adres ve telefon bilgilerini çalıp satan bir çete yakalanmadı mı? 70 milyonun özel bilgilerini korumaktan aciz olan AKP’nin, kişisel verilerin korunmasını Anayasa’ya koymaktan söz etmesi abesle iştigaldir.
AKP GERÇEKLERİ SÖYLEMİYOR
10- BU DEĞİŞİKLİKLERDEKİ, “DİSİPLİN KARARLARI YARGI DENETİMİ DIŞINDA BIRAKILMAZ” HÜKMÜ GERÇEKTEN BİR REFORM MUDUR?
HAYIR!
Bu sadece iç hukukumuzun bir parçası olan bir Birleşmiş Milletler sözleşmesi hükmünün yeniden yazılmasından ibarettir.
Türkiye 15 Ağustos 2000 tarihinde Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi’ni imzalamıştır. Sözleşme 2003 yılında Meclis’te kabul edilmiş ve iç hukukun bir parçası haline gelmiştir.
Bu sözleşmede yer alan ‘Adil Yargılanma Hakkı’ başlıklı maddeye göre herkes mahkemeler ve yargı önünde eşittir. Herkes yetkili, bağımsız ve tarafsız bir yargı tarafından adil ve aleni olarak yargılanma hakkına sahiptir.
Bu hak “uyarma ve kınama” cezalarına karşı yargı yolunu kapatan düzenlemeleri de geçersiz kılmaktadır. Bu durum birçok kez mahkeme kararlarıyla onaylanmıştır.
Yapılan bu değişiklik bir reform değildir. Mevcut durumun tekrarından ibarettir.
AKP GERÇEKLERİ SÖYLEMİYOR
11- BU DEĞİŞİKLİKLERLE, 1982 ANAYASASI İLK KEZ Mİ DEĞİŞTİRİLECEK?
HAYIR!
1982 Anayasası bugüne kadar 16 kez değiştirilmiştir. Anayasa’nın 175 maddesinden 83’ü değişikliğe uğramıştır.
Yani darbe anayasasının ilk kez değiştirildiği tam bir yalandır!
Bu Anayasa’nın 58 maddesi AKP iktidara gelmeden önce 7 ayrı seferde değiştirilmiştir. AKP’nin 2002’de iktidara gelmesinden sonra ise, 25 maddesi değiştirilmiştir. Temel hak ve özgürlükleri gerçekten genişletmeyi hedefleyen
bu değişikliklere CHP de tam destek vermiştir. Anayasayı değiştirmeye yönelik 4 teklif ise reddedilmiştir. Halkımız
tekliflerden birine 1988 yılında referandumda “hayır” oyu vermiştir.
AKP’nin 1982 Anayasası’nın ilk kez değiştirildiği iddiası bütünüyle aldatmacadır.
AKP DEMOKRASİ İDDİASINDA SAMİMİ DEĞİL!
12- BU DEĞİŞİKLİKLER, 12 EYLÜL’ÜN YARATTIĞI ANTİ-DEMOKRATİK KURUMLARI ORTADAN
KALDIRIYOR MU?
HAYIR!
Çünkü Recep Bey işine gelince 12 Eylül’ün getirdiği kurumlarla çok da uyumlu çalışıyor.
-Bu değişiklik dokunulmazlıkları kaldırıyor mu? Hayır. Çünkü dokunulmazlıklar kaldırılırsa ilk yargılanacak 8 yıllık yalan ve talan düzeninden en çok nemalanan AKP’li bakan ve milletvekilleridir.
-Bu değişiklik 12 Eylül’ün üniversiteleri siyasi iktidarın emrine vermek için kurduğu YÖK’ü ortadan kaldırıyor mu? Hayır. Çünkü yıllarca YÖK’e muhalefet eden AKP, kendi adamlarını YÖK’e yerleştirince birden YÖK taraftarı oldu. En merkeziyetçi ve en tepeden inmeci YÖK yönetimini kurdu.
AKP DEMOKRASİ İDDİASINDA SAMİMİ DEĞİL!
-Bu değişiklik cumhurbaşkanına, sırf Kenan Evren kullansın diye verilen aşırı yetkileri kaldırıyor mu? Hayır. Çünkü yıllarca cumhurbaşkanına karşı en ağır ifadeleri kullanan AKP, kendi adayı cumhurbaşkanı seçilince birden bütün şikâyetlerini unuttu. -Bu değişiklik 12 Eylül’ün Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na üye yaptığı Adalet Bakanı ve onu atadığı müsteşarını Kurul’dan çıkarıyor mu? Hayır. Çünkü bugün Bakan da Müsteşar da kendi adamları.
Çünkü, AKP için hukuk devleti “benim yandaşlarım görevdeyse sorun yok” demektir.
-AKP, 12 Eylül’ün en kötü mirası olan ve vatandaşın oyunu çalarak temsilde adaleti ortadan kaldıran %10’luk seçim barajını indiriyor mu? Hayır.
Çünkü Meclis’e daha çok parti girerse AKP’nin sandalye sayısı düşer. CHP, Haziran ayında barajın %7’ye indirilmesi için Meclis’e bir teklif getirdi. Ancak AKP işine gelmeyen bu teklifi reddederek gerçek yüzünü gösterdi.
AKP demokrasiye samimiyetle inansaydı, her şeyden önce, tüm toplumun üzerinde uzlaştığı bu değişiklikleri gündeme getirdi.
AKP DEMOKRASİ İDDİASINDA SAMİMİ DEĞİL!
DEMOKRASİ İÇİN HAYIR!
Çok iyi biliyoruz ki bu referandumun halkın gerçek gündemi olan işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk sorunlarıyla ilgisi bulunmamaktadır. Referandum bu sorunların hiçbirine çözüm getirmediği gibi yaşanmakta olan siyasi gerilimi tırmandırmaktadır. Anayasa değişiklik paketi Türkiye’yi 12 Eylül Anayasası’ndan uzaklaştırmadığı gibi demokratik rejime yönelik önemli tehlikeleri de beraberinde getirmektedir.
Yargı bağımsızlığının ortadan kaldırılması demokrasiye indirilmiş en ağır darbe olacaktır.
AKP’nin halkın gündemini değiştirme planları da, Türkiye’yi anti-demokratik bir rejime doğru sürükleme oyunları da, yolsuzluklarını yandaş hâkimler atayarak örtbas etme gayretleri de boşa çıkacaktır.
Çünkü halkımız yargı bağımsızlığına, insan haklarına, hukuk devletine ve demokrasiye sonuna kadar sahip çıkacaktır.
Çağrımızı tekrarlıyoruz:
AKP’nin tek parti darbesine
HAYIR!
AKP’nin sekiz yıllık yalan ve talan düzenine
HAYIR!
AKP’nin aldatma ve kandırma düzenine
HAYIR!
Daha zengin,
Daha özgür,
Daha güvenli,
Bir Türkiye için,
HAYIR
Kaynak : CHP Referanduma Hayır Kitapcığı

