Aynı Tarih Niçin Her Yıl Farklı Güne Geliyor?
Temmuz 30, 2010 | Kategori: Genel Konular
Günlük yaşantımızı, çalışma hayatımızı, sosyal, kültürel, ekonomik tüm
aktivitelerimizi takvime göre düzenler ve planlarız. Takvimle ilgili en büyük
güçlüğümüz sürekli ‘şu tarih hangi güne geliyor’ sorusunu sormak zorunda
kalışımızdır. Başta milli bayram, kutlama ve tatil günleri olmak üzere aynı
tarihin her yıl değişik günlere rast gelmesi sadece yıl içersinde sağlıklı planlama
yapmamızı etkilemez, aylardaki aktif iş günlerinin değişmesi nedeni ile tüm
kurumların hesap, plan ve istatistiklerini de alt üst eder.
Bunun sorumlusu Dünya’nın Güneş’in etrafındaki dönme süresidir. Çok eski
çağlarda bile insanlar etkinliklerini Güneş’in görünür hareketlerine göre
düzenlemişler, yani basit hali ile de olsa Güneş Takvimi’ni kullanmışlardır.
Ancak bu bir yılın süresi bir günün tam katı olmadığından, küsuratlar
oluşmakta, bu da ideal bir takvim düzenini pratikte zorlaştırmaktadır.
Güneş Takvimi’ni ilk kullananlardan Mısırlılar’da bir yıl 365 gün (aslında 365
gün, 5 saat, 48 dakika, 46 saniye) kabul ediliyordu. Aradaki bu farktan dolayı,
örneğin ilkbaharın başlangıcı ancak 1508 yılda bir aynı tarihe denk geliyordu.
Eski Babil, Helen, Çin ve Hint medeniyetleri, Ay’ın evrelerine dayanan 29 ve
30′ar günlük 12 aydan oluşan Ay Takvimi’ni kullanmayı tercih ettiler. Bu
takvimde bir yıl 354 gün olup mevsim tarihleri Güneş Takvimi’ne göre her yıl 11
gün kayıyordu. Ardarda iki hilalin oluşması arasında geçen süre (29 gün, 12
saat, 44 dakika, 2,78 saniye) yine günün tam katı olmadığından Ay Takvimi’nin
de çok sağlıklı olduğu söylenemez.
Günümüzde Ay Takvimi’ni kullanmaya devam eden İslam ülkelerinde ay
süreleri hilalin gözle görülmesine bağlı olduğundan, yani hilalin ilk
gözlemlendiği akşam eski ay bitmiş, yeni ay başlamış sayıldığından, bir ayın kaç
gün süreceği önceden bilinemez. Farklı İslam ülkeleri, ayları değişik günlerde
başlatabilirler. Bu, özellikle Ramazan ayının son günü ve takip eden bayramın
ilk günü için karışıklık yaratır.
Nispeten daha doğruya yakın gibi görünen, günümüzde ülkelerin çoğunda
kullanılan ve Gregoryan Takvimi olarak da bilinen Güneş Takvimi’ndeki
aksaklıkları gidermek için biri milattan önce 46 yılında Jül Sezar, diğeri de
milattan sonra 1582 yılında Papa Gregory XIII tarafından iki kez önemli
değişiklik yapılmıştır.
Sezar ardarda üç yılı 365 gün, dördüncü yılı ise 366 gün olarak saptamıştır. Bu
sürenin olması gerekenden 0,0078 gün daha uzun olması, yıllar boyu birikerek
128 yılda fazladan bir gün yaratması sonucunu doğurmuştur.

