Ermeni İsyanlarında Rusların Rolü (11)
Nisan 29, 2010 | Kategori: Ermeni Meselesi
Ermenilerin Osmanlı idaresine, ‘sadakatlerinin nankörlüğe ve hıyanete dönüşü’, 93 Türk-Rus Harbiyle başlar. (24 Nisan 1877) Bu savaşta Ruslar tarafından Ermeniler “Büyük Ermenistan” düşü ile kandırılmıştı. Üç koldan Anadolu’ya saldıran Rus ordularının başına, Anadolu Ermenilerini kışkırtmak üzere Ermeni generaller geçmişti. Gümrü-Kars kolundaki komutan Loris Melikof tu. Ardahan üzerinden saldıran kolda ise; Gazaryan-Lazarof, üçüncü kol olan Iğdır-Beyazıt hattına ise ; Arsak Der- Lukasyan / Tergugasof komutanlık etmiştir.
Rus Çan II. Nicola, Türklere karşı kışkırttığı Ermenilere hitaben yayınladığı bildiride şunları ifade etmiştir: “Ermeniler! Doğudan batıya kadar Büyük Rusya’nın bütün ailesi davetimizi büyük saygı ile kabul etti. Ermeniler, birçoğunuzun altında ezildiği ve ezilmeye devam ettiği beş asırlık karanlık günlerden sonra hürriyete sahip olacağınız saat geldi… Ermeniler l Çarlar Hükümetleri altında kan kardeşleriniz ile birleşerek nihayet hürriyet ve adalet nimetlerine kavuşacaksınız.”
Ermeni yazar Papazyan ; “Taşnakların Osman 11-Er meni kesiminin liderleri, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girince, bu ülkeye verdikleri şeref sözünü tutmadıklarını…” “Gönüllü Ermenilerin Kafkas Cephesi’nde Osmanlılara karşı savaşmaya gitmeleri için çağrıda bulunduğunu ” belirtmiştir.J”
1877 yılında Ruslar; Kars, Ardahan ve Batum’u işgal edince, Türklerin Anadolu içlerine doğru göçü başladı. Büyük Ermenistan düşünde olan Ermeniler ise Rusların teşvikiyle bu bölgeyi göçlerle doldurdular. Ermeniler, 1914 yılına kadar 37 yıl bu bölgede Türklere karşı her türlü kıyımı gerçekleştirdiler. Ermeniler, I. Dünya Harbi’nin çıkmasıyla tekrar Rusların yanında Osmanlı’ya karşı savaşa girmişlerdir. 1878′den 1920′ye kadar Kars ve Ardahan yöresinde kalan Ermenilerin, bu döneme ait yaptıkları tarihte kanlı bir sayfa olarak kalacaktır. Bu arada Trabzon civarındaki Rumlar ve Hakkari çevresindeki Museviler de Ermenilerce öldürülmüşlerdir.
Patrikhane ve Ermeni komiteleri liderleri, hükümeti uyutmak için bir yandan şeklen olumlu tavır takınırlarken, bir yandan da teşkilatlarına: “Düşmanın ilerlemesi halinde hizmete hazır olmak üzere çeteler teşkilini, askere alınanların silahlarıyla birlikte kaçarak bu çetelere katılmalarını, Osmanlı orduları gerisinde her türlü isyan, tahrip ve sabotaja hazır olmalarını” emri tebliğ edilmiştir. Bu emir, Ermeni ve yabancı yazarlar tarafından da doğrulanmaktadır.
İngiliz Van Konsolosu Yüzbaşı Clayton (12 Ekim 1880) raporunda; “Rusya, Ermenistan’da Türkiye Ermenileri’ne silah göndermek için cemiyetler kurduğunu, silahların dağıtılması için de ajanlar angaje edildiği” yolunda bilgiler edindiğini yazıyordu
Clayton, Kasım ayında: “Ermenilerin isyan hazırlığı içinde olduklarını ABD’li misyonerlerin, Rusya’da devamlı silah geldiğini söylediğini” bildiriyordu.
İngiliz Erzurum Konsolosu Yüzbaşı Everett de ; kendi bölgesinden (24 Kasım 1880) “Rusya’dan silah toplandığının kesin olduğunu, bu silahların Türkiye için toplandığını, Rus Konsolosu M. Ober Müller’in bunu tasdik ettiğini, ancak hükümetinin bu konu hakkında ne düşündüğünü bilmediğini” yazıyordu.
İngiliz İzmir Konsolosu Albay Wilson (23 Aralık 1880) topladığı istihbaratta, Ermeniler’in bir zorlama yapmak isteyeceklerini, pek çok gencin İstanbul, Tiflis ve Van’a gittiğini duyduğunu yazdığını raporuna Teğmen Herbert Chermside’nin değerlendirmesini eklemişti. Teğmen : “İsyan hareketinin Van’da yapılabileceğini evvelce Türkiye’de görevli olup Iğdır’a giden Ruferenian adlı bir doktorun karısına yazdığı mektubun ele geçirildiğini, bu mektup da doktorun Rusya’da Türkiye’ye karşı hazırlanan bir teşkilatın başına geçtiğini” belirttiğini kaydediyordu.
Kaynak : Sözde Ermeni Soykırımının Gerçek Yüzü
Ahmet GÜREL

