Nedir

Düvazimam, Tevhid, Deyiş, Miraclama ve Semah (17)

Nisan 15, 2010 | Kategori: Cem

cemde lokma

DÜVAZİMAM I

Medet, mürvet dedim kapına geldim

Muhammed Mustafa, Ali gel yetiş

İsyan deryasına gark olup kaldım

Hünkâr Hacı Bektaş Veli gel yetiş

Şu benim halimi Pirime bildir

Gönlümün evini nur ile doldur

Cesedim ölmeden  nefsimi öldür

Hadice, Fatıma, ulu gel yetiş

Bir yanımda nefs-i emmârem azar

Bir yanda vesvese çok hile düzer

Melek günahımı yazmada bezer

Şah Hasan, Hüseyin,dolu gel yetiş

Yezid’in elinden müşkül halimiz

Münafıklar faş eyledi yolumuz

El-aman Yâ Zeynel sen tut elimiz

Muhammed Bâkır’ın dili gel yetiş

Tamaha aldanma geziyor her bar

Hırsa, nefse fırsat verme ya Cebbâr

Sana sığınmışız Vahid-ül-Kahhar

Car günümdür Câfer eli gel yetiş

Dağlarca günahım gel vurma yüze

Tamu’nun odunu gösterme bize

Mûsâ Kâzım ile Şah İmam Rıza

İmam Takî, Nakî Ali gel yetiş

Tevbekârım muhabbetim bu yolda

Mürüvvet dilerim kusurum elde

Göster cemâlini eyleme dalda

Askerî gönlümün gülü gel yetiş

NOKSANİ arzeder dîdar-ı cennet

Masûm-i Pâkler’den erişe himmet

Sana sığınmışım Mehdi Muhammed

Sarı Saltık Kızıl Deli gel yetiş

DÜVAZİMAM II

Allah medet Ya Muhammed Ya Ali

Bizi dergâhından mahrum eyleme

Pirim Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli

Bizi dergâhından mahrum eyleme

Âdem safiyullah atam hakkı-çün

Eyyub’a sürülen sitem hakkı-çün

Muhammed Mustafa hatem hakkı-çün

Bizi dergâhından mahrum eyleme

Hasan’ın aşkına kılalım zârı

Hüseyin’dir dinimizin serveri

Alemler Cebbârı Cenâb-ı Bâri

Bizi dergâhından mahrum eyleme

Zeynel’in canına kıldılar eza

Ol İmam Bâkır’dır sırr-ı Mürteza

İmam Câfer, Kâzım Mûsa-yı Rıza

Bizi dergâhından mahrum eyleme

MUHAMMED’im eder ey Gani Kadir

Takî, Nakî, Asker, er-Rahmanımdır

Muhammed Mehdi’ye niyazım vardır

Bizi dergâhından mahrum eyleme

* * * *

DÜVAZİMAM III

İnâyettir bize Fazl-ı Hudâ’dan

Umarım kurtara cümle belâdan

Her dem ki şefâat eyle Muhammed

Evvel himmet Aliyyel-Mürtezâ’dan

Şah Hasan’dan bulduk meyl-i muhabbet

Şah Hüseyn şehid-i deşt-i Kerbela’dan

İmam Zeynel, İmam Bâkır-u Câfer

Delil bize Kâzım Mûsa Rızâ’dan

Şah Takî bâ Nakî, Askerî billah

Gelecektir Mehdi şah evliyadan

Dediler HATAYİ’m ne meşrebdensin

Aşk-ı muhabbetten sıdk-ı safâdan

(Yetiş cârımıza Muhammed, Ali…)

Düvazimamlar okunup bitince Dede duâ eder, canlar secde’ye varır, ardından TEVHÎD’ler başlar. Bilenler meydanın ortasında (üçü bacı oniki kişilik) TEVHİD HALKASI oluşturur, cemaati coştururlar. Tüm cem erenleri de toğluca ve candan, gönülden Tevhid çekerler. Hakkın ve halkın birliğini simgeleyen bu bölümde canlar coşku içinde “Allah…Allah…” diye yakarırlar. Zakirler tevhid ritmini hızlandırır, Tevhid çeken canlar da ellerini önce ağır ağır dizlerine vurarak, sonra dedenin işaretiyle el tutturularak(Halka’daki 12 can el tutuşarak, bir sağa bir sola olmak üzere dizlerine vurarak-ki bunun şeklini Dedeler öğretecektir-) Halka Tevhid’i hızlanır, halkadakilere üç kez de el çırptırılır. Tevhid hızlanır, yavaşlayarak son bulur. Görevli bir bacı kalkar, halkadaki canların terlerini alır, onlara havlu verir, geçer yerine oturur.

TEVHİD I

Medet hey Allahım Medet

Gel dertlere derman eyle

Yetiş Ya Ali, Muhammed

Gel dertlere derman eyle

Allah, Allah, Allah, Allah

Allah, Allah, Allah, Allah

Hasan, Hüseyin aşkına

Yardım edesin düşküne

İmam Zeynel’in aşkına

Gel dertlere derman eyle

Allah, Allah, Allah, Allah

Allah, Allah, Allah, Allah

İmam Bâkır’ın katına

Câfer’in ilm-i zatına

Mûsa Rıza hürmetine

Gel dertlere derman eyle

Allah, Allah, Allah, Allah

Allah, Allah, Allah, Allah

Şah Takî’nin ve Nakî’nin

Askerî’nin ve Kemterî’nin

Yarlığamak senin şanın

Gel dertlere derman eyle

Allah, Allah, Allah, Allah

Allah, Allah, Allah, Allah

Var Allah’tan dilek dile

Mehdi sahip zaman gele

DEDEM-OĞLU secde kıla

Gel dertlere derman eyle

Allah, Allah, Allah, Allah

Allah, Allah, Allah, Allah

TEVHİD II

Çağıralım Muhammed’e

Ali deyi Ali deyi

Ağlar gezerim dünyada

Ali deyi Ali deyi

Ali…Ali…Ali…

Bektaş-ı Veli’de hal var

Fatmanada bir hayal var

Sabah sabah Hakka yalvar

Ali deyi Ali deyi

Ali…Ali…Ali…

Hasan, Hüseyin uğruşur

Melekler çırpar seyrişir

Sinem bülbülü çığrışır

Ali deyi Ali deyi

Ali…Ali…Ali…

İmam Zeynel semah tutar

Bâkır’a Câfer’e yeter

Kumru dost dost deyi öter

Ali deyi Ali deyi

Ali…Ali…Ali…

Mûsayı Kâzım’dan içtik

Ali Rızâ’ya tez ulaştık

Şah’ın sevdasına düştük

Ali deyi Ali deyi

Ali…Ali…Ali…

Takî, Nakî bu dediler

Askerî’ye hü dediler

Mehdi’dir Kırklar, Yediler

Ali deyi Ali deyi

Ali…Ali…Ali…

KUL HİMMET ÜSTADIM yeter

Güher almış güher satar

Arşullah’da bir kuş öter

Ali deyi Ali deyi

Tevhid’in son halkasında  “Ali…Ali…Ali…”den sonra  Güzel Allah, Bir Allah   Lâ ilâhe illallah…” denir.  “Lâ ilâhe illallah…” sözü 5-10 kez söylenince arada bir de “Aşk gele diyelim Allah, coş gele diyelim Allah…” ve arada bir coşkulu sesle “Allah, Allah, illallah…” cümleleri söylenir, tekrar tevhid kelimesine devam edilir ve üçüncü tevhide makam değiştirilerek geçilir. Nitekim her üç tevhidin de makamı ve nakaratları ayrı ayrı çalınıp söylenecektir. Fakat zorunluluk da yoktur, Zakir bildiği makamlarla da söyleyebilir.

TEVHİD III

Ol Kırkların ceminde

La ilâhe illallâh

Erenler meydanında

La ilâhe illallâh

Hak leylâhe illallah

La ilâhe illallâh

Ali mürşid güzel Şah

Şahım eyvallah eyvallah

El çaldılar dest-i kefe

Dediler ki cana sefa

Yetiş Muhammed Mustafa

La ilâhe illallâh

Hak leylâhe illallah

La ilâhe illallâh

Ali mürşid güzel Şah

Şahım eyvallah eyvallah

İmam Hasan meydanda

Şah Hüseyin irfanda

İmam Zeynel zindanda

La ilâhe illallâh

Hak leylâhe illallah

La ilâhe illallâh

Ali mürşid güzel Şah

Şahım eyvallah eyvallah

İmam Bâkır sultanı

İmam Câfer erkânı

Yetiş keremler kânı

La ilâhe illallâh

Hak leylâhe illallah

La ilâhe illallâh

Ali mürşid güzel Şah

Şahım eyvallah eyvallah

Mûsa-i Kâzım Şah’tır

Daim der Hakka şükür

İmam Rıza bin okur

La ilâhe illallâh

Hak leylâhe illallah

La ilâhe illallâh

Ali mürşid güzel Şah

Şahım eyvallah eyvallah

Takî, Nakî engine

Al’Asker’in dengine

Mehdi resul cengine

La ilâhe illallâh

Hak leylâhe illallah

La ilâhe illallâh

Ali mürşid güzel Şah

Şahım eyvallah eyvallah

Kalmadı imamlar derdi

Aşkı muhabbet verdi

DERVİŞ VELİ’nin virdi

La ilâhe illallâh

Hak leylâhe illallah

La ilâhe illallâh

Ali mürşid güzel Şah

Şahım eyvallah eyvallah

Bu son nakarat ikinci kez ve ağırlanarak söylenir, tevhid son bulur. Tevhidlerin sonunda cem erenleri secdeye varır. Dede dua eder, “Dâr çeken bacılar didar göre, erenler sefaya ere” deyip kısa bir dinlenme arası verilir, ardından MİRACLAMA ve SEMAH hizmeti başlar.

MİRACLAMA

Geldi Cebrâil çağırdı

Hak Muhammed Mustafa

Hak seni Mirâc’a okur

Davetine kadir Hüdâ

Evvel emanetim budur

Bir pîr-ü rehber tutasın

Daimî erkâna yatıp

Tarîk ile müstakîme

Muhammed sükuta vardı

Yoktur senden bir aziz

Şimdi senden el tutalım

Hak buyurdu vedduhuna

Muhammed belin bağladı

Anda hazır Cebrâil

İki gönül bir ettiler

Yürüdüler Dergâha

Vardı Dergâh kapısına

Gördü aslan yatar orda

Aslan anda hamle kıldı

Başa da koptu bir fen

Buyurdu sırr-ı kâinat

Korkmasın Habibim dedi

Hatemi ağzına versin

Aslan istiyor nişane

Hatemi ağzına verdi

Aslan oldu anda sakin

Muhammed’e yol verildi

Aslan da gitti nihane

Vardı Hakk’ı tavaf etti

Evvela bunu söyledi

Ne çetin şîrin var imiş

Hayli cevreyledi bize

Gördü bir biçare derviş

Hemendem yutmak diledi

Ali  bile olayıdı

Dayanırdı bu cevre

Ey benim sırr-ı devletim

Sana tâbidir Habîbim

Eğiliben secde kıldı

Eşiğine kıblegâh’a

Doksan bin kelam danıştı

İki gönül dost dostuna

Tevhid’i armağan verdi

Yeryüzünde insana

Kudretten üç hon geldi

Sütü elma baldan aldı

Muhammed destini sundu

Nuş eyledi emrullaha

Muhammed ayağa durdu

Ümmetini diledi

Cümlesine rahmet olsun

Dedi ağladı Kibriya

Eğiliben secde kıldı

Hoşca  kal sultanım dedi

Kalkıp evine giderken

Yolun uğrattı Kırklara

Vardı Kırklar makamına

Oturuben oldu sâkin

Eğiliben secde kıldı

Eşiğine kıblegâha

Secdeye indirdi özün

Türaplara sürdü yüzün

Cebrâil getirdi üzüm

Hasan ile Hüseyine

Anda Selman hazır idi

Şeydullahını diledi

Bir üzüm tanesi koydu

Selmanın da keşkülüne

Kuduretten bir el geldi

Ezdi engür eylediler

Hatemi ol elde gördü

Uğradı bir müşkül hale

Canım size kimler derler

Şahım bize Kırklar derler

Cümleden ulu yolumuz

Eldedir küllü varımız

Birimize neşter vursan

Bir yere akar kanımız

Cümleden ulu yolumuz

Eldedir küllü varımız

Madem size Kırklar derler

Nedendir eksik biriniz

Selman Şeydullah’a gitti

Ondandır eksik birimiz

Selman şeydullah’tan geldi

Hü deyip içeri girdi

Muhammed esredi coştu

Tacı başından da düştü

Ol şerbetten biri içti

Cümlesi oldu hayran

Mümin müslim üryan büryan

Hep girdiler semaha

Cümlesi de el çırpuben

Dediler Allah Allah

Muhammed de bile girdi

Kırklar ile semaha

Muhammed de coşa geldi

Tacı başından attı

Çevresin kırk pare bölüp

Sarıldılar Kırklara

Muhabbet de galip oldu

Yol-erkân yerin aldı

Muhammedi gönderdiler

Hatırlar oldu sefa

Muhammed evine gitti

Ali Hakk’ı tavaf etti

Hatemi önüne koydu

Dedi saddaksın Mürteza

Evveli sen âhiri sen

Bâtını sen zâhiri sen

Cümle işler sana bağlı

Dedi Şâh-ı Evliya

ŞAH HATAYİ’m vâkıf oldu

Bu sırrın ötesine

Hakk’ı inandıramadı

Özü çürük ervaha

Miraclama’da “Ol şerbetten biri içti” dizesi gelince KIRKLAR SEMAHI başlar. Kırklar Semahı’nın sonunda semah edenler yanyana dâr’a dururlar, Dede dualarını verir:

Allah Allah…Semahlar saf ola, günahlar affola. Çarh-ı pervazlar kabul ola. Yardımcımız Oniki İmam ola. İsteğinizi, dileğinizi Hak-Muhammed-Ali vere. Semahlarımız Kırklar Semahı ola. Hizmetinizden şefaat bulasınız. Ebu Zer-i Gıffari’nin, Hazret-i Fâtıma’nın himmetleri üzerinizde ola. Gerçeğe hü…

Dede duasını bitirdikten sonra zakir(ler) ayrıca bir müsaade beklemeden(eğer yapılacaksa) istek semahlarını çalmaya başlarlar.Miraclama sırasında semah edenler saftakî yerlerine geçip otururlar. Meydanın genişliği oranındaki semahcı (varsa semah ekibi) semah yapmak üzere meydana gelip, yere niyaz ederek ayağa kalkar ve semah dönmeye başlarlar. Her semahın sonunda dualarını alıp, yerlerine geçip otururlar. Duruma göre bir, üç ya da beş semah dönülebilir.

Dede’nin, semah dönülürken “Aşk ile Allah, şevk ile Allah, Şah aşkına Allah, öz gönül birliğiyle Allah. Hak için ola, seyr için olmaya, Allah..Semahlarımız Kırklar semahına yazıla Allah…” diye aralıklarla ve kısa sözlerle dua etmesi cem erenlerini coşturur, hep bir ağızdan “Allah… Allah” diye çığrışırlar. Bu Tanrısal coşkuyu kalemle anlatma olanağı yoktur. Tüm canlar dış alemden çıkmış, iç aleme geçmiş, Hak ile birlik olmuşlardır. Buraya örnek olarak iki semah alıyoruz:

ERZİNCAN SEMAHI

Gitme turnam gitme nerden gelirsin

Sen nazlı cânana benzersin turnam

Her bakışta beni mecnun edersin

Gönülde mihmana benzersin turnam

(Has nenni nenni, dost nenni nenni…)

Kaşlarında mim duası yazılı/Haydar yazılı

Cemâline türlü benler dizili

Seni sevmeyenler Hak’dan üzülü

Pîr Balım Sultan’a benzersin turnam

(Has nenni nenni, dost nenni nenni…)

Pîr Balım Sultan’a benzersin turnam

Yürü de dilber yürü, canana yürü

Turnam gökyüzünde pervane döner

Dertli aşıklara badeler sunar

Aşıkların senden inayet umar

Tabibe, Lokman’a benzersin turnam

Pîr Balım Sultan’a benzersin turnam

HIZLANMA

Allah, Allah, Allah, Allah

Hüdey, Hüdey, Hüdey, Hüdey

Bugün ben pirimi gördüm

Gelir salını salını

Selamına karşı durdum

Bağrım delini delini

Hüdey, Hüdey, Hüdey, Hüdey

Bağrım delini delini

Gel dedim yanıma geldi

Gamzesi sinemi deldi

Bir izzetli selam verdi

Aldım sevini sevini

Hüdey, Hüdey, Hüdey, Hüdey

Aldım sevini sevini

Kaynadı karıştı kanım

Ezelden severdi canım

Sen benimsin, ben de senin

Dedim sevini sevini

Allah, Allah, Allah, Allah Dedim sevini sevini

Hüdey, Hüdey, Hüdey, Hüdey, Dedim sevini sevini

Heybeten baha biçilmez

Cemalin nurdan seçilmiş

Vakitsiz güller açmaz

Derdim gülünü gülünü

Hüdey, hüdey, hüdey, hüdey

Derdim gülünü gülünü

Hüdey, hüdey, hüdey, hüdey

Derdim gülünü gülünü

DEDEMOĞLU der ağlatma

Yüreğim aşka dağlatma

Varıp yadları bağlatma

Zülfün telini telini

Allah, Allah, Allah, Allah

Zülfün telini telini

Hüdey, hüdey, hüdey, hüdey

Zülfün telini telini

KIRAT SEMAHI

Yine kırcılandı dağların başı

Durmayıp akıyor gözümün yaşı

Ne yaman firkatli kıratın başı

Kırat bu dağları aşmalı bugün

(Nakarat)

Bağdat’tan Mısır’a da göçmeli bugün

Yârin yaylasına düşmeli bugün

Has nenni nenni de dost nenni nenni

Kırat kalk gidelim şirin ovadan

Kısmetimiz gelir Bâri Hudâ’dan

Kestiren yemini, binem Zeyve’den

Kıymetin cihanı taşmalı bugün

Kırat da gidiyor koştuğu zaman

Dizgini boynundan aştığı zaman

Deli poyraz gibi coştuğu zaman

Köpüğü sağrıdan seçmeli bugün

Kırat da gidiyor başı dumanlı

Kırat kaldır gönlündeki gümanı

Seherden sonrası kuşluk zamanı

Dostun ellerini aşmalı bugün

DERVİŞ MEHEMMED’im pirim pir ise

O yârınan ahd-amanın bir ise

Kırat sende küheylanlık var ise

Pirin dergahına düşmeli bugün

Semah makamlarını zakirin öğrenmesi gerekir. Semahların sonunda SAKKA SUYU hizmeti gelir.

Kaynak : İnternet



Düvazimam, Tevhid, Deyiş, Miraclama ve Semah (17) yazısına 1 Yorum Var

erdinç öztürkNo Gravatar

Ekim 28, 2012 : 10:52

arkadaşlar semah deyiş tevhid çalmak istiyorum öğrenmem için herhangi bir site vb durum varmı

Yorum Ekle



Yazar Hakkında

Cumhuriyetin temel ilkelerine bağlı, her yönüyle bağımsız, kendi insanları ile barışık bir ülkede yaşama özlemini taşıyan bir yurtsever.

Arşiv Takvimi

Nisan 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar   May »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Eski Yazılar