Onuncu Kent

Mitoloji Üzerine (I)

Nisan 1, 2010 | Kategori: Aydın KARA

“Mitoloji insanoğlunun toplumsal rüyasıdır. Rüyalar nasıl ilhamlarını bireylerin yaşamlarından alıyorsa, mitoloji de toplumsal ölçekte etkin olan bir takım olayların değiştirilmiş, abartılmış, keskinleştirilmiş, esrarengizleştirilmiş halidir.”

Mitoloji tanrıların karıştığı özel masallar bütünü olarak tanımlanabilir. Mitler İskenderiye kütüphanesinde Evhemeros’un, Bergama Kütüphanesi’nde ise Heredot’un öncülük ettiği araştırma grupları tarafından derlenip sistemleştirilmeye çalışılmıştır.

Epik özellik gösteren bu masallar, dünyanın dört bir yanında, farklı kültürler tarafından üretilmiştir. Anadolu da, bu alanda çok zengin bir kaynak içermektedir. Ancak Anadolu’ya ait mitler, bugün için Yunanistan ve Roma kültürlerinin ürünleri olarak sunulmaktadır. Oysa bu efsaneler Anadolu’da toparlanmış, Mezapotamya, Hitit, Fenike, Babil ve Mısır mitlerinin karışımından oluşan bir bütündür. Roma ve Yunanistan’a mal edilmesinin nedeni Latince ve Yunanca kaleme alınmış olmasıdır.

Mitler, evrende insanın yerini, toplumun yapısını, kişi ile algılandığı dünya arasındaki ilişkiyi ve doğal olguların anlamını açıklamaya çalışan masal ya da geleneklerdir. Toplum, cevap bulamadığı doğal olaylarla, kanıtlayamadığı gerçekler ve inançları toplumsal düşüncelerde abartma yoluna gitmiş ve mitosların kaynağını oluşturmuştur. Mitolojideki masal havasının yanında ikincil olarak işleyen bir süreç vardır ki görünüşteki ifadelerin, abartıların ötesinde tarihsel gerçeklikle uyum içindedir.

Örneğin Yunan Mitolojisine göre en büyük tanrı Zeus, Anadolu Tanrıçası Kybele tarafından doğurulmuştur. Bu, ancak ilk dönemleri matriyarkal (doğurganlık avantajından ötürü kadının egemen olduğu, anaerkil), devamında ise patriyarkal (erkek egemen, ataerkil) yapıda olan bir toplumun söylemi olabilir. Kybele matriyarkal, Zeus ise patriyarkal toplumun tanrısıdır.

Olimpos tanrı ve tanrıçalarının her biri bir şeyi temsil etmektedir. O çağda insanlar karşılaştıkları canlı ya da cansız varlıkları, hatta kavramları bile kişileştirmeye uğraşmışlardır.

Örneğin Zeus gökyüzü, Apollon güç, Aras savaş, Priapos bereket tanrısı; Hera hava, Afrodit güzellik, Demeter toprak tanrıçasıdır. Allagorik (temsil etme anlamındadır) yaklaşım çerçevesinde türetilen diğer tanrılar da natüralist karakterlidir. Her biri kendi özelliğine uygun bir şekilde mitlerdeki yerlerini almış her birine çeşitli mitlerde roller verilmiştir.

Mitlerde çok çeşitli konular işlenir. Yaratılış, kahramanlık, gizem, ölüm, tufan, ölümün ötesi vs… yaratılmamış bir şeyin bulunduğudur. Yaratan bütün mitlerde kutsaldır.

Kahramanlık mitlerine örnek olarak, ünlü Prometheus’un öyküsünü verebiliriz. Prometheus, Olimpos’taki ateşi çalarak insanlara verir. Çalınan ateş, insanlara ısınma ve yemek pişirme gibi yarar sağlamasının yanı sıra, insanın bilinç düzeyini de yükseltir. Zeus, Prumetheus’un, bu hırsızlığından dolayı bir kayaya zincirleyerek cezalandırır. Prometheus’un ciğerleri gündüzleri bir kartal tarafından yenir, geceleri ciğer yeniden büyür. Zeus, ateşi alan insanları da cezalandırmak için Prometheus’un kardeşi Epimetheus ile Pandora’yı evlendirir. Zeus düğün hediyesi olarak Pandora’ya bir sandık verir fakat açmamasını ister. Ancak Pandora dayanamaz ve sandığı açar. Böylece dünyaya bütün belalar ve hastalıklar bu kutunun içinden çıkarak yayılır. Bu mit, insanın cennetten kovulduğu olayı ile karşılaştırıldığından kadının baştan çıkarıcı ve tehlikeli olduğu hissini verir.

Günümüzde geçerli olan bazı dinsel söylemlerin mitolojiyle yakından ilgisi vardır.

Aydın KARA

Aydın KARA

Yorum Ekle



Yazar Hakkında

Cumhuriyetin temel ilkelerine bağlı, her yönüyle bağımsız, kendi insanları ile barışık bir ülkede yaşama özlemini taşıyan bir yurtsever.

Arşiv Takvimi

Nisan 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar   May »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Eski Yazılar