Şeriat ve Kadın
Mart 17, 2010 | Kategori: Cafer ESEN
Prof. Dr. İlhan ARSEL’ in bir kitabı. Ne zaman aldığımı anımsamıyorum. Kitabın ilk baskısı 1987 yılında yapılmış. İlk okuduğumda gözlerime inanamadım.
İlhan ARSEL Anayasa Hukukçusu, üniversitelerde 30 yıla yakın bir süre Anayasa Hukuku dersleri verdi. 1960 ihtilal inden sonra yeni bir Anayasa tasarısı hazırlamakta görevlendirilen 10 kişilik İstanbul Komisyonuna üye oldu. Daha sonra Kurucu Meclis Ön Tasarısını oluşturan 5 kişilik komisyonda bulundu. 1966 yılında zamanın Cumhurbaşkanı Cevdet SUNAY tarafından TBMM senatosuna Kontenjan Senatörü olarak atandı. ARSEL’ in “Şeriat ve Kadın” ın dışında “Arap Milliyetçiliği ve Türkler”, “Biz profosörler”, “Toplumsal Geriliklerimizin Sorumluları; Din Adamları ve Aydınlar” adlı eserleri var.
Şeriat ve Kadın’ da kadını aşağılayan, hakir gören, kara çarşafa bürüterek, umacı giysilerle onu erkeklerin gerisine atıp, onları acınacak duruma getiren anlayışın konuya dair düşüncelerini ibretle, hayretle ve şaşkınlıkla okuyacaksınız…
Sözünü ettiğimiz kitap ve yazarı hakkında Prof. Dr. Hıfzı Veldet VELİDEDEOĞLU 19 Mart 1989 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde; “şimdi bir takım odaklar şeriat istiyor, dolayısıyla laik cumhuriyeti yıkmak istiyor. Başına beyaz sarık geçiren her yobazın başkası hakkında fetva vermesine kapı açmak istiyorlar. Nitekim bunun bir örneğini….bir hocanın Prof. Dr. İlhan ARSEL hakkında tümüyle İslam kaynaklara dayalı alıntılar içeren “Şeriat ve Kadın” kitabı nedeniyle vermiş olduğu ölüm kışkırtmasında görüyoruz..” diyordu…
Uğur MUMCU ise; 6 Nisan 1989 tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki köşesinde; “Prof. Dr. İlhan ARSEL, kitaplarında bu Arap Milliyetçiliği ile şeriat düzeninin iç yüzünü belgelediği için şeriatçıların ölüm listesine alınıyor…” diyordu…
Bu kitabı bir biçimde edinip okumalısınız. Özellikle de kadınlarımız. Kitapta dile getirilen konuların tamamı İslami Kaynaklara ve Resmi Kurumlara dayanmasına karşın ARSEL hakkında Ölüm Fetvası verilmiş. Kitabı okuyunca Turan DURSUN’ un neden öldürüldüğünü daha net anlayacaksınız.
Yazıda kitabın içeriğine değinmedim. Okurların yorumuna bırakmayı uygun buldum. Biz şimdi gene şiir kaynaklarımızdan olan hasan hüseyin’ e dönelim “kadınlar” şiiri ile bitirelim…
“üç etekli ak puşulu türkü bakışlı
Kadınlar yürüyor dağlara doğru
Leylak moru gül kurusu dağlara doğru
Özlemlerle acılarla bir Anadolu
Sivas’ lı’ mı Urfa’ lı mı bilemem gayrı
Kadınlar kadınlar dağlara doğru
Çalı çırpı sıla gurbet dağlara doğru
Sarı sıcak ak cibinlik dağlara doğru
Ordu ordu çekip gider ay çiçekleri
Bakma Turaç bakma bana bakma el gibi
Bilemezler avcının kim olduğunu
Sezmişler düşmanın kokusunu
Kadınlar kadınlar dağlara doğru
Özlemlerle acılarla bir Anadolu
Bu sıtmalı gecelerin bu beşikleri
Bakma Turaç bakma bana bakma el gibi…”
Cafer ESEN
17 Mart 2010
esen-cafer@hotmail.com

