Satranç Üzerine (1)
Şubat 3, 2010 | Kategori: Aydın KARA
Satranç, beyazlarla siyahların mücadelesidir. Savaşıdır…
Savaşı her zaman olduğu gibi beyazlar başlatır… Sonucu belirleyen ise, doğru zamanda doğru hamleyi yapmaktır. Kazanmak üzerine kurgulanmıştır.
Oyun bittiğinde bütün figürler aynı torbaya konur. (Bu güne kadar kazanan taşların ayrı bir yere konduğu görülmemiştir…) O torbada bütün taşlar eşittir. Sıradandır. Artık tahta üzerindeki güçleri yoktur. Hayatımızda olduğu gibi…
SATRANÇ NEDİR?
“Satranç tahtası insan beyninin jimnastik salonudur.” Diyor. PASKAL
Dünya satranç şampiyonu olan Alexander Alekhine’e göre ise “Satranç bir sanattır.”
Spor, sanat ve bilim olarak da tanımlanan satranç, strateji ve taktiğe dayalı bir oyundur. İnsanın düşüncelerini, hayata bakışını ortaya koyar.
Satranç mükemmeli bulmak için neden-niçin soruları yardımıyla düşünmeyi, çalışmayı ve bilgiyi geliştirme yaklaşımı içinde sürekliliği öğretir.
Düşüncenin taşlar aracılığı ile tahta üzerinde şekillenmesini sağlar. 16 taşın diğer 16 taşa karşı 64 kareye sığdırılmış mücadelesi, aslında düşünce sınırlarını zorlayan bir süreçtir.
BOTVINNİK ‘e göre “SATRANÇ ANALİZ SANATIDIR”
Analiz hızını ve gücün arttıran satranç, insanlara özgün bir dünya sunar. Bu nedenledir ki bağımlılık yaptığı söylenebilir. Dünya Şampiyonu FİSHER “Satranç hayattır” demektedir.
Satranç bilimsel, somut bir düşünce oyunudur.
Düşüncenin 64 karede 32 taşla şekillenmesidir. Süreklilik taşır ve çok yönlüdür.
Satranç bir dildir.
Kendine has gizemi vardır. Bu gizem, gücünü düşünceden alır. Düşünce dinamizmi yaratır ki toplumların (bilimin) en çok ihtiyacı olan şeydir dinamizm.
Temelinde savaş stratejisi yatan satranç, aynı zamanda tarafların psikolojik mücadelesidir. Tahta üzerindeki figür koordinasyonu, alan kontrolü ve taşların birlikte nitelikli hareketleri kadar tahta dışındaki durum da önemlidir. Satranç sadece tahtada oynanan bir oyun değildir.
Satranç strateji ve taktikler mücadelesidir aynı zamanda… Strateji amaçtır. Taktik ise amaca ulaşmak için kullanılan her türlü yoldur. Taktik özünde tehdittir. Satrancın özünde kazanmak vardır.
Stratejisine uygun taktikleri yaratan ve buna uygun davrananlar her zaman kazanırlar. Yaşamımızda olduğu gibi.. Hedefini belirleyen ve hedeflerine ulaşmak için doğru zamanda doğru çabayı gösterenler başarılı olmuşlardır.
Olmayan soruya cevap vermek zordur…
Sorulmuş sorunun cevabını herkes bulabilir. Ama satranççılar sorulmayan soruya cevap ararlar.. Çünkü onların işi soruyu da bilmektir. En iyiyi yapma, bulma alışkanlıkları olur. Ve asla iyi ile yetinmezler. Satranççılar için sınır yoktur…
Satranç şansı dışlayan, zihinsel bir oyundur. Kazanılsa da kaybedilse de satranç yalnızca zihnin mücadele gücüne dayanmaktadır. Satranca taşıdığı derinliği veren de budur.
Satranç olaylara objektif ve çok yönlü bakmayı sağlar. Nedenleri Niçinleri araştırmaya iter. Olayların özüne inmemizi ve sonucun sürpriz olmamasını sağlar.
Yaşamda atılan her adım, satrançta yapılan her hamle neden – sonuç ilişkisi içerisinde yeni karar ve hamleleri doğurur. Bu nedenle satrancı hayatın kısa pratiği olarak değerlendirebiliriz.
Aydın KARA
03 Şubat 2010

