Nasıl Bir Senaryo Böyle
Şubat 3, 2010 | Kategori: Hüseyin ŞİMŞEK
TSK çırpınıyor desem çok ağır kaçacak,
demesem de şu anki durumuna uyan söyleyecek
bir şey bulmak çok zor. Neden çırpınıyor demek
zorundayım. Çünkü, TSK, üzerine atılan
çamurdan sıyrılmak ve temizlenmek için büyük
bir çaba sarf ediyor. Aslında Türkiye Cumhuriyeti
kamu kurum ve kuruluşları içerisinde bir değerlendirme
yapmaya kalkarsak en çağdaş, yeniliklere ve gelişime açık olan
bir kurum olduğunu söylemek çok abartılı olmasa gerek.
Ancak; tüm kurumlarda olduğu gibi bu kurumda
da ajan provokatör, hain, kurtuluş savaşının
Ali Kemal’leri bulunmaktadır. Aslında, şimdiki
general ve amirallerimiz TSK’nın 1980 yılında yapmış
olduğu askeri darbenin, ne kadar yanlış ve yurdumuz
içerisinde sıkıntılar yarattığının farkında. O dönemde
yapılan darbenin, tamamen ABD destekli bir darbe
olduğu, ülkesini ve milletini seven insanların, subayların,
astsubayların ve tüm ülke yurttaşlarının zarar gördüğü
ve ceza evlerinde işkencelerden geçirildiğini hatta
mesleklerinden men edildiğini biliyorlar. Bu durum
muvacehesinde, son yıllarda ülkemizin mevcut
durumundan 1980 darbesinin meshul olduğunu
artık herkes çok iyi bilmektedir. Bu darbe;
ülke yönetiminin tarikatçılara emanet edilmesine,
yurt dışındaki Türk camilerinde görevli imamların
paralarını şeriatla yönetilen ülkelerin ödemelerine
ve parasal değerlerin dini inançların üstünde tutulmasına
neden olmuştur. Temelleri bu dönemde atılan gerici akımlar
büyüyerek tutulamaz engellenemez hale gelmişlerdir.
Şu anda Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında ortaya atılan,
CIA ve MOSSAD yardımları ile ülkemizde gündemde tutulan;
ERGENEKON terör örgütü bahanesi ile birçok muvazzaf subay,
general/amiral tutuklanıyor. Bunun yanında bir sürü gazeteci,
doçent, profesör ve öğretim görevlisi tutuklanıyor.
Her gün yeni iddialar ve senaryolar ortaya atılıyor ve
TSK’da görev yapmış Orgeneral seviyesine kadar bir çok
subay her gün televizyonlarda kendilerini ve silahlı kuvvetlerini
savunmak zorunda kalıyor. Aslında ortada gerçekten
incir çekirdeğini doldurmayacak, çocukların bile inanmayacağı
abuk sabuk iddialar mevcut. Yüzlerce yıl geçmişi olan
bir kurum böyle aptalca senaryolarla yıpratılamaz.
Biraz daha akıllı senaryolar hazırlayın da bir işe yarasın.
Hüseyin ŞİMŞEK
03 Şubat 2010


Nasıl Bir Senaryo Böyle yazısına 3 Yorum Var
Cihat ÖZTÜRK
Şubat 3, 2010 : 15:16
Hüseyin bey bir yıpratılma ve yıpranma olduğu kesin ama unutmayın bulanmadan durulmaz. Size Ali Kemal’i biraz daha yakından tanımanızı öneriyorum. İlginç bir kişiliktir. Belki ondan daha çok konuşulması gereken onun ölüm hikayesi ve onu öldürenlerin hikayesi. Sağlıcakla.
Hüseyin ŞİMŞEK
Şubat 3, 2010 : 16:32
Ali Kemal hakkında biraz bilgim olması nedeniyle bu şahsiyeti örnek vermek istedim. Ülkelerinin özgürlük ve bağımsızlık savaşlarında, işgalci devletler ile işbirliği içinde olan insanlar ile günümüzde de kendi kurumları içinde, casusluk yaparak dış güçler tarafından kullanılanlar arasında pek bir fark olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle burada vermek istediğim örnek ile aslında bire bir örtüşüyor. Ancak, şu değerlendirmenize katılmamak mümkün değil, hiçbir zaman insanlanların cezalandırılma yöntemi suçlu dahi olsalar Ali Kemal’in başına gelenler gibi (yani linç edilerek öldürülme) olmamalıdır. Ayrıca, yazıma yapmış olduğunuz yorum için teşekkür ederim.
funda sarıcaoğlu
Şubat 24, 2010 : 11:05
ben bu senaryoları hayretle medyadan takip ediyorum bu nasıl bir çamur bu nasıl bi çirkeflik ve bunlara inanan çoğul bir kesim var yazık yazık bu güzel ülkeye ama bunlara bir dur diyecek biri olmalı bence insanlar aydınlanmalı bir an önce kimin ne olduğunu görmeli örümcek beyinlilere en kısa zamanda DUR DEMELİ……