Nikola TESLA
Ocak 28, 2010 | Kategori: Aydın KARA
1856 Temmuz’unda Hırvatistan’ın Similyan köyünde dünyaya gelen Nikola TESLA,
8 Ocak 1943 tarihinde Amerika’da bir otel odasında ölü bulunur. Bulunduğu odada, çalışmalarına ait hiçbir not veya dokümana rastlanmaması ölümü üzerinde değişik değerlendirmelere neden olmuştur. Bugüne kadar bu sis perdesinin aralandığı söylenemez…
İyi bir matematik ve mühendislik eğitim alan Tesla, öğrenimi boyunca sürekli araştırmalar yapmıştır. Diğer bilim adamlarından farklı olarak deneme yanılma yönteminin hiç kullanmayan Tesla, bütün buluşlarında her şeyi önceden tasarlamış ve matematiksel olarak sonuca ulaşıp uygulamaya geçmiştir. Başarısızlığa uğradığı denemelerini bir kez daha tekrarlamamıştır.
Tesla, bilim ve sanatı iç içe gören, Avrupa Kültür ve Sanatını özümsemiş duygusal bir yapıya sahip, bilimci ile sanatçı arasında hiçbir fark olmadığına inanan bir mucittir. Döneminin romantik geleneğini de takip etmektedir.
Prag, Paris, Budapeşte ve Berlin’de uzun süre yaşadıktan sonra alternatif akım elektrik enerjisi üretimi projelerini hayata geçirmek için New York’a giderek Edison’la görüşür. Edison, ilk zamanlarda Tesla’nın projeleri ile ilgilenmez. Daha sonra az sayıda da olsa ortak çalışmalar yapmışlardır. Edison’un, Tesla’nın bazı tasarımları sayesinde Amerikan elektrik endüstrisini ele geçirdiği söylenmektedir.
Tesla, bütün insanların elektrik enerjisinden ucuza yararlanabileceği sistemler üzerinde çaklışırken, Edison varlıklı kesimlere hitap etmektedir ve elektrik enerji üretim maliyeti yüksektir. Tesla’nın tasarımları ise günümüz elektrik üretimiyle örtüşmektedir.
19. yüzyıl sermayesi Tesla’nın projeleriyle ya hiç ilgilenmemiş yada kar amaçlı kullanmıştır. Oysa Tesla icatlarını bütün insanların yararına ve kullanımına sunmak istemektedir. Bu nedenle çok fazla para ve patent kaygısı taşımamıştır. Bir çok buluşu başka insanlar adına patent kayıtlarına geçerek kar amaçlı kullanılmıştır. Günümüzde röntgen cihazının mucidi olarak bilinen Wilhelm Röntgen’den üç yıl kadar önce Tesla “X” ışınları ile insan vücudunun iç kısımlarına ait resimler elde etmiştir. 19. yüzyılda günümüz teknolojisini tasarlayan Tesla, kablosuz iletişim, bilgisayar, faks ve uzaktan kumanda gibi birçok aracın teorik çalışmasını yaparak, özellikle günümüz iletişim teknolojisinin temellerin atmıştır.
Tesla savaşlara karşı bir bilim insanı olarak zaman zaman savaş teknolojileri üzerinde çalışmalar yapmıştır. Yıldız savaşları teknolojisinin ardında (ölüm ışınları, ultra düşük dalgalar, çok yüksek frekanslar, radyo frekanslarıyla uzaktan kumanda edilebilen füzeler, kilometrelerce etkili manyetik kalkanlar vs.) Nikola TESLA nın tasarımları ve çalışmaları yer almaktadır.
1930 yılında Tesla, ölüm ışınını ve kimsenin aşamayacağı TESLA KALKANI adını verdiği manyetik etkili kalkanın yapılabileceğini açıklamıştır. Bu çalışmalarının yıllar sonra ülkesi Yogoslavya üzerinde deneneceğini nerden bilebilirdi?
1917 yılında Amerikan Elektrik Mühendisleri Enstitüsü tarafından Edison Altın Şeref Madalyası verilen Tesla, 1915 yılda önerilen Nobel Ödülünü reddetmiştir.
Buluşlarıyla insanlığa ışık tutan sayısız bilim adamından birisi olan TESLA, bilim tarihinde hak ettiği yeri alamamıştır. Bunda; dönemi, buluşları ve kişiliği önemli bir yer tutmaktadır.
Bilim tarihinin resmi kayıtlardaki gibi olmadığı TESLA’da bir kere daha doğrulanmaktadır. Oysa ki; insanlık, yaşamı daha kolay kılan bu mucitlere çok şey borçludur.
Jules Verne’nin Natulüs’ü, Galileo’nun hayatına mal olan iddiaları ve daha birçoklarının hayalleri bizlere şunu açıkça göstermiştir.
İnsanlığın hayal ettiği ve edeceği her şey bir gün gerçekleşmeye mahkumdur.
Aydın KARA


Nikola TESLA yazısına 5 Yorum Var
Cihat ÖZTÜRK
Ocak 31, 2010 : 07:26
Sayın hocam Tesla’yı insani yönleri ile yada diğer sebeplerle onurlandırmak elbette güzel bu anlamda doğru bir yorum , benim düşüncem ise bilim adamlarını harekete geçiren dürtüler ne olursa olsun (maddi yada manevi) sonuç değişmeyecektir. Onlar bugüne ışık tutan insanlık değerleridir. Dileğimiz bu değerli insanlara hakettiği onurun teslim edilmesi.
Cem Burak Engin
Ocak 31, 2010 : 08:43
Elektrik Bölümü okuyan biri olarak hayatım boyunca bu ismi duymadım taki 1 yıl öncesine kadar.öğrenimim boyunca Alternatif akım üzerinde eğitimlerim kaçınılmaz oldu. ama bu alternatif akımı bulan kişinin hiç bir zaman kim olduğunu bilmemdim böyle bir buluş sahibinin kim olduğu hakkında bilgi verilmemesi anlatılmaması açıkcası çok üzücü bir durum.
Saygı değer hocam bu konuyla ilgili yazınız için çok teşekkür ederiz. umarım yeni gençler için bir ışık olur.
Gökhan Ercan
Şubat 1, 2010 : 14:01
O zamanlar patent almak yokmuş galiba:)
Şaka bir yana değerleri biçilemez.Karanlıktan Aydınlığa…
Elinize sağlık hocam.
Rıdvan OKYAR
Şubat 1, 2010 : 17:11
Nikola Tesla gibi bir çok bilim ve sanat adamının hak ettiği değeri görememesi yıllar sonra bilim ve sanat tarihçileri tarafından hak ettiği değeri nispeten bulması bile bu muhteşem beyinlerin bir şansı olabilir.Bu şansı bile elde edemeyen bilime sanata dolayısıyla insanlığa katkı sağlamış binlerce isimsiz kahramanlar tarih sahnesinden gelip geçti. Belkide kendi değerlerinin bile farkında degillerdi ama bir gerçek var bilimin teknolojinin sanatın günümüzdeki değerini bu beyinlere borçluyuz.Nikola demek ki bunlardan biriymiş onu büyüten aileye, onu yetiştiren hocalara, onun okuduğu kitapları yazanlara, onu teşvik eden ona ilham veren kişilere teşekkür etmek gerekir. Nikola’yı hırsları ve menfaatleri için engelleyenlere de ve günümüzde de bu anlayışta olanlara kötü bir sözümüz olmalı.
Bir şey ne kadar doğrudur, ne zaman yanlış olacaktır ve tekrar ne zaman doğru veya yanlış kabul edilecektir bilinmez.
Belkide Nikola öyle birşey bulmuştur ki, bu insanlığı bin yıl yanıltmışta olabilir. Belkide bulduğu şey insanlığın sonu olacaktır. Bilinmez. Ama bunlar uzak ihtimal; öğrenmeye, düşünmeye, araştırmaya, sorgulamaya, çalışmaya devam. Yeter ki at gözlükleriyle bakmayalım dünyaya, bütün düşüncelerin gözlükleriyle her seferde farklı gözlüklerle bakalım dünyaya.
Aydın hoca mı kutluyorum. Birşeyler öğretti bize, satrançtaki ustalığını bildiğim için şaşırtmadı beni.
Burkay Can
Şubat 2, 2010 : 07:03
Bilimi ve sanatı ele aldığımızda adını duyuramamış ya da hakettiği üne kavuşamamış yüzlerce insanla karşılaşıyoruz.
Tesla da şüphesiz ki önde gelen isimlerden. Döneminin ticari yapısına ve para kazanma-kazandırma oyunlarına gelmediği için çıkarcı zihinlerin arasından sıyrılıyor.
Bilimi ve sanatı çıkar ve maddi mutluluk için değil, insan için yapan sanatçılar ve bilim insanları dönemlerinde zorluk yaşasalar da gelecek nesiller tarafından saygı duyulan kişiler oluyorlar.
Bunların gün yüzüne çıkarılması sık yaşanması gereken şeyler.
Yazı için teşekkürler.