Memleket Hasreti, Şemsi YASTIMAN
Ocak 19, 2010 | Kategori: Şiirler
Ölmez sağ olursam bu yaz inşallah,
Sılayı bir daha görmek istiyom,
Çuğun’a varınca ya asam sabah,
Topraklara yüzüm sürmek istiyom,
Kaman’ı, Mucuru, Çiçekdağı’nı
Kındam, Dinekbağı, hem Özbağ’ını
Köylü, kentli, hastasını, sağını
Görüp, bir muhabbet kurmak istiyom.
Hacı Bektaş Ahi Evran Sultanı
Aşık Paşa, Kaya Şeyhi cananı
İmarette neslim Şeyh Süleyman’ı
Aşk ile bağrıma sarmak istiyom.
Ahi evran, Çarşı içi, hökümet
Kümbetaltı, Kayabaşı, İmaret
Akrabayı, eşi dostu ziyaret
Uğrayıp, hal-hatır sormak istiyom.
Ne büyüktür zevki yurdu görmenin
Kaç senenin hasretine ermenin
Dört bir yanda methedilen termenin
Şifalı suyunu girmek istiyom.
Halam sağ olsa da, sesim duysaydım
Cebime devramel, iğde koysaydı.
(Şunda yi) diyerek alma soysaydı
Cevizi de dişle kırmak istiyom.
Bir de gitsem, dezem beni görseydi
İçi çökelekli durum dürseydi
Hele azıcık da sızgıt verseydi
O an pizolayı yermek istiyom.
Dayım güden acık köğtür aldırsam
Emmim güden armıt kak’ı buldursam
Ceplerime şak leblebi doldursam
Töhmeleyip, uşgur kırmak istiyom.
Söğürmelik bir et çıksa satırdan.
Höşmerim çullama gitmez hatırdan.
Kuşlukleyin hedik gelse tandırdan.
Çölmeğin içine girmek istiyom.
Bir hağbe kemeyi yüklesem sırta.
Çıksam bir alamaç yapacak sırta.
Beş gö suvan, üç kaynamış yumurta
Bazlama içine sarmak istiyom.
Bunları her daim arzular özüm
Memleket mahsulü vücuda lüzum
Tokaloğlu kaysı, dıranı üzüm
Tek, yimeyim, şöyle demek istiyom.
Bir düğün olsa da, bir kayın gitsek
Dokuz butlu tavuk lafını etsek
Dan pilavu gelse, yisek tüketsek
Davullu zurnalı dernek istiyom.
Harmana denk gelse, düvene binsem
Şöyle dabaz olup, kasınca ensem
Acık bağ bellesem, acık dinlensem
Çayıra bir pala sermek istiyom.
Bağ bozumu üzüm hattına batsak
Bekmez kazanına hayvalar atsak
Boranıynan damla şiresi datsak
Arı soksa çamır sürmek istiyom.
Üç arkadaş şöyle bir bahça bulsak
Çalpıdan hatlayıp, bir üzüm yolsak
Sağbısı dutsa da, bir rezil olsak
O tatlı günlere ermek istiyom.
Seğirdip, dolaşsak hep tarla-dapan
Keklik dutmak için kursaydık kapan
Daş doğuşu olsa, vızlasa sapan
Kafamı gözümü yarmak istiyom.
Bilmem ki olur mu gine becerim?
Çayırda oynasak zıkka, acerim
Terleyip, karakıp, bir su içerim
Dalağım kabarıp böğürmek istiyom.
Enteremi giysem, sümüğüm aksa
Koluma silerim, yağlığım yoksa
(Başangı)dır diye mahalle bıksa
Kessekle camları kırmak istiyom
Cesurluğum dutsa, şöyle kasılsam
Yaylıların arkasına asılsam
Kımçıyı yiyince yere yazılsam
Yolarda ağlayıp durmak istiyom.
Ceviz kaval etsem sakam da toksa
Çizgili oynarım, eneğim çoksa
Koluma söylerken bir doğuş çıksa
Sümsük yimek, hem de cırmak istiyom.
Tok, cik opban, mirre bir aşşık atsam
Sakanın dımığma kurşun akıtsam
Üç yüz enek ütüp, cebe akıtsam
(Ne şişiyon la) dedirmek istiyom.
Görürmola bu fakirin gözleri?
Delice Çay’ını, berrak özleri
Kısıkkaya serinletir bizleri
Neyleyim denizi, ırmak istiyom.
Kim sorarsa yazdın bunları niye?
Gelecek nesile kalsın hediye
Kırşehir ‘de doğdum, Türkmen’im diye
Her yerde göğsümü germek istiyom.
Ey Şemsi Yastıman, ümitli kulsun
Kısmet ise, gayen yerini bulsun
Hemşeriler buna vasıta olsun
Kırşehir’e selam vermek istiyom
Şemsi YASTIMAN

