Kendinize Ve Sevdiklerinize İyi Bakın
Ocak 15, 2010 | Kategori: Cafer ESEN
Kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın. Karamsarlık bize göre değil; ne ki bu gidiş iyi bir gidiş değil. İşte bu nedenle kendinize, sevdiklerinize, insanlığınıza, insanlık onurunuza iyi bakın…
Egemen Güçlerin, Güç Odaklarının keseri kendilerinden ve vıcık vıcık yağcıları, yılışıkçılarından yana yontar. Güçleri, koşul ve olanakları ulusal boyuttan uluslar arası boyutlara kadar uzanır. Yoksulun, dar gelirlinin, sıkıntıda olanların feryatlarına, gözyaşlarına bakan olmaz.
Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün “Egemenlik Kayıtsız Koşulsuz Milletindir.” İfadesi salt kağıtlarda, kitaplarda, yontularda şimdi. Halk Egemenliğini liderlerin sultasına bir biçimde bilerek ya da bilmeden kaptırırsanız eğer; bu gün olduğu gibi, çark genelin aleyhine işler…
Toplumun ulusal otoriteden (Devlet) beklentileri olur. Temek Hak ve Özgürlükler örneğin. Birinci derecede yaşama hakkı gelir. Bunun için iç ve dış güvenliğin sağlanmış olması ya da bu yönde iyi niyetle çaba harcanması gerekir. Kim sağlayacak iç ve dış güvenliğimizi..? Yanıtınızda belirteceğiniz kurumlar ve aralarındaki iletişim nasıl..?
Temel Hak ve Özgürlüklere gelince; kime sığınacağız..? Yargıya değil mi..? Yargı ne durumda ya da Yargıyı ne duruma getirdiler..?
Sağlımız, sosyal güvencemiz, işimiz, ekmeğimiz, ekonomik bağımsızlığımız ne durumda..? Bu soruyu yanıtlamak için kendinizi hiç zorlamayın. Tam anlamıyla “yandaş” olan medyayı değil de ortada olmaya, ayakta kalmaya çabalayan gazeteleri, görsel yayınları izleyin yeter… En basit ve güncel örneği Sosyal Güvenlik Kurumu ile Eczanelerin durumu, karaborsadaki yaşamsal önem arz eden ilaçlar…Her anlamda sağlığımız tehlikede yani…
Eğitim konusu da vahim. Molla kafalı gericiler bilime karşılar. Darvin’ in “Evrim Teorisi” inden gıcık alırlar, örneğin. Bilim onlara ters gelir. Bilim adamlarından, aydınlanmış kafalardan hiç hoşlanmazlar, oyunlarının biteceğinden, büyülerinin bozulacağından korkarlar çünkü…
Genel sıkıntıları sıralamaya çalıştık. Çözümlerini önerilerimizle de yazıyı tamamlayalım. Öncelikle Ulusal Egemenlik; uluslararası güçlerin ve yerli işbirlikçilerinin, onların kuklası olan din tacirlerinin ellerinden kurtarılması gerekir. Bunun için Ulusal Demokrasi Güçlerinin Birlikteliğine gereksinim vardır. Çözüm elbette demokratik yollardan olacaktır; Halk seçtiği temsilcilerini denetleyebilecek bir düzeye gelecek, sistem genelin lehine işleyebilecektir.
Yani çözüm için; birliktelik, birliktelik, birliktelik. Öyle “Don Kişot” gibi Kılıcı eline alıp yel değirmeni ile dövüşmeyle; Tek başına çıkıp vatan kurtaran aslanlıkla olmuyor işler, olmazda…Yani süreci tamamlamadan, genel kabul görmeden, halk desteği olmadan; “tamam ben görevimde başarılı oldum, çekilin yolumdan” olmaz arkadaşlar olmaaaz…”Derenin suyunun nerden geldiğini de sorarlar adama………….” Tek başına değil. Ne diyordu slogan; “Kurtulmak Yok Tek Başına; Ya hep beraber ya hiçbirimiz..” Koca Nazım’ da “Yarın yanağından gayrı her şey de hep beraber..” demiyor mu…
Evet gidişat iyi değil. Sevdiklerinize ve kendinize iyi bakın. Bütün olumsuzlukların, kötülüklerin çözümü birliktelikten, beraber olmaktan, geçiyor… Güçlerimizi, yüreklerimizi birleştirmekten başka da çaremiz yok artık…
Ben gene de bir kez daha yineleyeyim…KENDİNİZE VE SEVDİKLERİNİZE İYİ BAKIN…
Cafer ESEN
esen-cafer@hotmail.com
15 Ocak 2010

